ÖĞRENCİLERİMİZİN GELECEĞİ 3 SAATLİK (ÖSS) SINAVLA BELİRLENMEMELİDİR!
Hayatın tek bir sınavdan ibaret olmadığını ve veliler açısından ÖSS’den alınacak sonuçların değil, çocuklarının önemli olduğu asla unutulmamalıdır. 2009 yılı Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) pazar günü yapılacak. Sadece öğrencilerin değil, başta öğrenci aileleri olmak üzere, tüm Türkiye’nin gözü yine bu sınavda olacak. Yüz binlerce gencimiz aylarca, hatta yıllarca çalışmanın sonucunda sadece 3 saatlik bir sınavla, üniversite kapısından içeri girmek için “yarıştırılacak”. Eğitim yaşamlarının neredeyse tamamını sınavlarla geçiren gençlerimiz, yaşadıkları sınav “Maratonu”nun en önemlisi olarak görülen ÖSS’de 14 Haziran pazar günü yine ter dökecekler.
Bugüne kadar yapılmış sınavların işlevine ve sonuçlarına bakıldığında, eğitim sistemindeki eşitsizlik ve adaletsizliklerin açık bir şekilde sınav sonuçlarına yansıdığı görülmüştür. Eğitim sisteminin ilk yıllardan itibaren yarattığı eşitsizlikler sonucu ekonomik anlamda avantajlı durumda bulunan küçük bir öğrenci kesimi ile karşısında sorunlarla, sıkıntılarla dolu bir eğitim sürecinden gelen gençlerin gireceği bir sınavın sonucundan “eşitlik” ya da “adalet” beklemek mümkün değildir.
Öğrencilerin geleceğini sadece 3 saatlik bir sınavda alınacak sonuçla belirlemek hem dramatik hem de bilimsellikten çok uzaktır. Bir sorunun doğru ya da yanlış yanıtlanmasının girilecek okulu belirlediği, en küçük hatanın telafi edilmesinin mümkün olmadığı sınav baskısı, gençleri ve ailelerini psikolojik açıdan son derece olumsuz etkilemektedir. Sınav sonuçları üzerinden büyük hayal kırıklıklarının, psikolojik sorunların yaşanması, ucu intiharlara kadar varan sosyal sorunların ortaya çıkması ÖSS’nin gençler ve aileleri için nasıl bir kâbus haline geldiğini görmek için yeterlidir.
Yaşanan son kriz süreciyle birlikte işsizliğin, hatta “eğitimli gençlerdeki” işsizlik oranlarının %30’lara dayandığı ülkemizde eğitim sistemi gençlerin geleceğe güvenle bakabilmelerini güçleştirmektedir. Ortaöğretimde eğitimin niteliğinin sürekli olarak düşmesi, gençlerin özel kurslar ve dershanelere yönelmesine neden olmaktadır. Dershane sistemi o kadar büyümüş ve yaygınlaşmıştır ki, ortaöğretim sisteminin altını boşaltmış, liselerde verilen eğitimin niteliğini olumsuz etkilemiştir.
En temel insan hakkı olan eğitim hakkının piyasanın acımasız rekabet koşullarına terk edildiği, işsizlik ve yoksulluk politikaları sonucu milyonlarca gencimizin yükseköğretim hakkından yararlanamadığı bir dönemde yapılacak olan 2009 Öğrenci Seçme Sınavı kimileri için yapılmadan kazanılmış, kimileri için baştan kaybedilmiş bir sınavdır.
Hayatın tek bir sınavdan ibaret olmadığını ve veliler açısından ÖSS’den alınacak sonuçların değil, çocuklarının önemli olduğu asla unutulmamalıdır. Eğitim sisteminde yaşanan tüm eşitsizliklere ve engellere rağmen sınava girecek öğrencilerimize Eğitim Sen adına başarılar diliyoruz…
Eğitim Sen Olarak, Sınava Girecek Öğrencilere Ve Onların Velilerine Önerilerimiz;
Öncelikle sınavların öğrenciler ve veliler açısından bir “ölüm-kalım” meselesi olarak görülmemesi gerekmektedir. Böylesi bir yaklaşım, öğrenciler üzerinde yoğun bir psikolojik baskı yaratmaktadır.
Sonuçta yapılan bir eleme sınavıdır. 3 saate sıkıştırılan bu sınavın sonucunu kimse, kendisi için ne “her şeyin başlangıcı”, ne de “dünyanın sonu” olarak görmemelidir.
Sınavdan önce öğrenciler, zihinlerinde geçmişte yaşadıkları başarısızlıkları değil, başarılarını düşünmeli, mümkün olduğu kadar rahat olmaya çalışmalı ve kendilerini bu şekilde pozitif olarak motive etmelidir.
ÖSS, sadece bilgilerin değerlendirildiği bir sınavdır. Sınav, öğrencilerin kişiliğinin değerlendirilmesi değildir. Bu nedenle öğrenciler, sınavı bir kişilik değerlendirmesi olarak görmemelidir.
Öğrencilerin sınavı, mümkün olduğu kadar bir sinir savaşına dönüştürmemeleri, “ya başarısız olursam” gibi negatif ruh hali içine girmemeleri lehlerine olacaktır.
Sınava girecek öğrencilerin, öncelikle bildiklerinden emin oldukları sorulardan başlamalarını ve zamanı mümkün olduğu kadar iyi kullanmalarını öneriyoruz. Saygılarımızla. 13.06.2009
Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına
Güven BOĞA
Şube Başkanı
