Anasayfa / Basın Açıklamaları / Öğretmen Atamalarının Ertelenmesine Neden olan KPSS’ye Yönelik İddialar Bütün Yönleriyle Araştırılmalı, Sorun Yeni Mağduriyetler Yaratılmadan Çözülmelidir!

Öğretmen Atamalarının Ertelenmesine Neden olan KPSS’ye Yönelik İddialar Bütün Yönleriyle Araştırılmalı, Sorun Yeni Mağduriyetler Yaratılmadan Çözülmelidir!

Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik’in KPSS’ye yönelik iddialar ve öğretmen atamalarının ertelenmesi ile ilgili olarak yapmış olduğu basın açıklaması metni. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 31 Ağustos Salı (bugün) yapılması planlanan 30 bin öğretmen ataması 2010 KPSS’de yaşanan kopya iddialarının boyutları ve sıralamada yapacağı değişiklikler düşünülerek ileri bir tarihe ertelenmiştir. KPSS’deki kopya iddiaları ile ilgili olarak YÖK Denetleme Kurulu ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun inceleme başlatmıştır.

Soruların sınavdan önce sızdırıldığı ve daha önce KPSS’de başarısız olmuş, çoğu birbiriyle akraba bazı kişilerin neredeyse hiç yanlış yapmadan sınavda başarılı olmuş olmasının kamuoyunda tartışılmaya başlanması KPSS’ye giren yüz binlerce kişiyi ve ailelerini tedirgin etmektedir. İddiaları daha önce yalanlayan YÖK ve ÖSYM, KPSS sınavında yaşananlara yönelik tepkilerin ve kuşkuların artmasının ardından soruların sızdırılmış olabileceğini kabul etmiştir. YÖK başkanı “henüz elimizde delil yok” diyor olsa da, bugün yapılması planlanan öğretmen atamaları “ulaşılan deliller neticesinde sınavın bütünlüğünü etkileyecek bir durumun ortaya çıkma ihtimali” gerekçe gösterilerek ve başvuruda bulunan öğretmen adayları açısından “telafisi güç hukuki ihtilafların yaratılmaması amacıyla” durum netleşinceye kadar ileri bir tarihe ertelenmiştir.

Sendikamız kopya iddialarının ilk gündeme geldiği andan itibaren konunun bütün boyutlarıyla araştırılmasını istemiş, konu ile ilgili yapmış olduğumuz açıklamalar üzerine Ankara Cumhuriyet Savcılığı’nın önce bilgilerimize başvurmuş ardından açıklamalarımızı suç duyurusu kabul ederek konu ile ilgili soruşturma başlatmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlatmış olduğu soruşturmanın ardından dün öğretmen atamalarının belirsiz bir tarihe ertelenmesi, birçok adayın dikkatini bu soruşturmadan çıkacak sonuca odaklanmasına neden olmuştur.

KPSS’de soruların daha önceden sızdırılması ve tartışmaların özellikle Eğitim Bilimleri testi üzerinden sürdürülmesi, öğretmen olarak atanmayı bekleyen ve sayıları 300 bini aşan işsiz öğretmenin durumu ve içinde bulundukları çöküntü psikolojisini daha da derinleştirmiştir. 2010 KPSS ile gündeme gelen iddialar tüm kamuoyu tarafından kaygı ile izlenmektedir.

KPSS’ye yönelik iddiaların öğretmen atamalarında belirsizlik ortaya çıkarmış olsa da, bu durum Türkiye’nin öğretmen ihtiyacının giderek arttığı gerçeğini değiştirmemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verilerine göre 142 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen, yıllardır ihtiyacın çok altında öğretmen alımı yapma politikası ısrarla sürdürülmektedir. 2010-2011 eğitim öğretim yılı 20 Eylül’de açılacak olmasına karşın çoğu okullarda sınıflar öğretmensizdir. 30 bin öğretmen ataması ileri bir tarihte yapılsa bile bu rakamlarla öğretmen açıklarının kapatılabilmesi mümkün görünmemektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı bugüne kadar benimsediği yanlış atama politikasını ısrarla sürdürmektedir. Bugüne kadar yapılan öğretmen atamalarının eğitim sisteminin ihtiyaçlarını gözetmeden uzak olduğu açıktır. Ataması yapılması düşünülen öğretmen sayısı yeterli olmamakla birlikte özellikle resim, müzik ve beden eğitimi branşlarında ve kimi mesleki alanlarda yeterince atama yapılmayarak bu alanlardan mezun olan öğretmenler mağdur edilmiştir. Atama yapılması planlanan alanlarla ilgili olarak açıklanan kontenjanların dağılımında görülen dengesizlik bir diğer dikkat çekici noktadır. Hükümet bir taraftan mesleki eğitimi özendireceğini açıklarken, meslek dersleri ile ilgili alanlarda atanması planlanan öğretmen sayılarının son derece az olması başlı başına bir çelişki olarak karşımıza çıkmaktadır.

Öğretmen atamaları konusunda şimdiden gerekli önlemler alınmazsa yarın hem eğitim sistemimiz, hem de öğretmen adayları açısından çok geç olacaktır. Öğretmen açığını kapatacak yeterli atamanın yapılmaması eğitimin niteliğini düşürürken aynı zamanda sayıları 350 bini geçen işsiz öğretmenleri işsizliğe, umutsuzluğa ya da düşük ücretle, iş güvencesinden yoksun olarak, sözleşmeli ya da ücretli olarak çalışmaya itmektedir.

Sözleşmeli, ücretli vb adlar altında gerçekleştirilen öğretmenlik uygulamaları öğretmenlerin iş güvencesinden yoksun, düşük ücretlerle çalışması anlamına gelmekte ve bu durum eğitimin niteliğinin daha da kötüleşmesine neden olmaktadır. Öğretmenlik mesleği düzenlilik, süreklilik ve belli bir uzmanlık gerektirir. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin mevcut çalışma koşulları ile öğrencilere ve genel olarak eğitim sistemine faydalı olabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle sadece sözleşmeli öğretmenler değil, güvencesiz çalıştırılan bütün öğretmenler ve diğer eğitim emekçileri kadrolu ve iş güvencesine sahip olarak çalıştırılmak zorundadır.

Eğitim Sen, yıllardır kadrolu atanmayı bekleyen, ataması yapılmadığı için okullarda hademelik, inşaatlarda işçilik, pazarcılık, güvenlik görevlisi vb gibi geçici işlerde çalışmaya mahkûm edilen işsiz öğretmenlerimizin mücadelesinin her zaman yanında olmuştur.

Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı, atama yapılması planlanan öğretmen sayısının çok üzerindedir. Öğretmen atamalarının ertelenmesine neden olan KPSS’ye yönelik iddialar bütün yönleriyle araştırılmalı, sorun yeni mağduriyetler yaratılmadan çözülmelidir. Eğitim sisteminin daha fazla yara almaması için en kısa sürede ihtiyaç kadar öğretmen ataması yapılmalıdır. İşsiz öğretmenlerin ve dersleri boş geçen öğrencilerimizin mağdur edilmesine daha fazla göz yumulmamalıdır.

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir