OKULLARDA MAHKUM ÇALIŞTIRMAK EĞİTİMDE ÖNLENEMEYECEK SORUNLARIN OLUŞMASINA NEDEN OLUR.
Adana ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri, Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün isteği üzerine, resmi okul müdürlüklerine gönderdikleri yazı ile cezasını kamu hizmeti olarak çekecek hükümlülerin okullarda çalıştırılabilecekleri iş türlerinin listesinin hazırlanmasını istemiştir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün Seyhan Kaymakamlığına gönderdiği resmi yazıda 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50. ve 51. maddeleriyle 5275 sayılı kanunun 105. maddesinde yer alan “mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla ücretsiz olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılması”; “bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılması” ve “iki yıl veya daha az süre ile hapis cezasına mahkum olanlardan hükümlülük süresinin yarısını iyi halle geçirenlerin, istekleri bulunmak koşuluyla kendilerinin veya yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkumiyet sürelerinin geriye kalan yarısının ücretsiz olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılması suretiyle yerine getirilir” şeklindeki hükümlerine dayanılarak, cezaların infazlarının yerine getirileceği iş alanlarının, iş yerlerinin ve iş türlerinin ve kapasitelerinin tespiti istenmiştir. Bu bağlamda Milli Eğitim Müdürlükleri de resmi okul müdürlüklerine söz konusu yazıyı göndererek bu tür hükümlülerin kendi okullarında çalıştırılabilecekleri işlerin listesini istemiştir.
Eğitim Sen olarak, 2004 tarihli Türk Ceza Kanununu ile 5275 sayılı kanunda yer alan ve hükümlülerin cezalarının bir kısmını kamuya yararlı işlerde çalıştırılarak infaz edilmesinin çok yerinde olduğunu düşünmekteyiz. Hükümlülerin topluma kazandırılması ve ceza infaz sisteminde toplumdan izolasyon yerine kamu yararını esas alan bir infaz biçiminin benimsenmesi desteklenmesi gereken çağdaş bir uygulamadır.
Bununla birlikte söz konusu infazın hayata geçirilebileceği kamu kurumları belirlenirken, pedagojik ilkeler ışığında okulların bu uygulamanın dışında tutulması zorunludur. Eğitim Sen, çocuk ve ergenlerin, henüz kişilik gelişimlerini tamamlamamış olmalarından ve yaş gruplarının barındırdığı özelliklerinden kaynaklı olarak, ilk ve ortaöğretim okullarında istihdam edilen bütün personelin bu özellikler gözetilerek eğitimden geçmiş sürekli kadrolar olmalarını savunmaktadır. Bu eğitim kurumlarında çocuk ve ergenlerin özellikleri gözetilerek gereken eğitimden geçmemiş kişilerin, kadrolu ve uzun süreli değil geçici sözleşmelerle çalıştırılanların neden oldukları sorunlar zaman zaman basına da yansımaktadır. Özellikle eğitime ayrılan kamu kaynaklarının kısılmasına paralel olarak okulların temizlik vb. işleri için geçici istihdam yoluna başvurulmaktadır. Sendikamız bu konuda çeşitli kereler yaptığı açıklamalarla hem geçici istihdam ilişkisine hem de bu tür istihdamın öğrenciler açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmiştir. Daha bu sorun giderilmemişken, yeni infaz sistemine göre hükümlülerin okullarda istihdam edilmelerini benzer kaygılardan kaynaklı olarak doğru bulmamaktayız.
Çocuk ve ergenlerin okulda istihdam edilen görevlilerle yakın ilişki kurmaları, rol modeli olarak görebilecek olmaları da ayrıca hükümlülerin okullarda istihdam edilmelerini sakıncalı hale getirmektedir.
Tüm bu nedenlerden dolayı okulların, yeni ceza infaz sistemine göre hükümlülerin kamu yararına çalıştırılacakları kurumlar arasından çıkarılmasını talep ediyoruz. 20.01.2010
Güven BOĞA
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı
