OKULUN TABELASINI DEĞİŞTİRİRİNCE KALİTE ARTMIYOR,
Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU’nun talimatı ile 81 İl Valiliğine gönderilen genelge ile bütün Genel Liseler, Anadolu Lisesine dönüşüyor. 2013 yılına kadar Liselerin Anadolu Lisesi olması planlanıyor. İlk bakışta, Liselerdeki eğitim kalitesini arttırmaya yönelik bir çalışma gibi görünse de, süreçte bazı risklerin de olduğunu öngörmek zor değil. Örneğin; Belirlenen sürede, yani 2-3 yılda tüm altyapı çalışmaları bitirilebilecek mi? Hali hazırda bile çok sayıda öğretmen açığı varken, yeni uygulama için gerekli personel alınabilecek,okul ve derslik sayısı yeterli hale getirilebilecek mi?
OKULUN TABELASINI DEĞİŞTİRİRİNCE KALİTE ARTMIYOR,
Bugün bile,Türkiye’nin hemen her yanında en çok öğretmen açığı olan branşların baş sıralarını,yabancı dil branşı paylaşmakta. Bütün Genel Liselerin, Anadolu Lisesi olabilmesi için binlerce Yabancı Dil Öğretmenine ihtiyaç duyulacağı kuşkusuz. Milli Eğitim Bakanlığı bu yeni uygulamayı mevcut kadrolarla mı yapacaktır ? Yoksa ;Genel Liselerde çalışan mevcut Öğretmen ve İdarecileri sınava mı tabi tutacaksınız ?Bakanlığın kararını tekrar gözden geçirmesi,yönetici ve öğretmenlerin durumunu netleştirmesi gerekmektedir.Eğitimciler tehcire zorlanmamalıdır.Şayet uygulamada ısrar edilecek ise Bakanlığın ivedilikle öğretmen açığını kapamak için kapsamlı bir öğretmen ataması yapması gerekiyor. Her lise öğrencisine hafta 20 ila 30 saat arasında yabancı dil eğitimi verebilmek için gereken kadroyu, 2-3 yılda oluşturabilmek çok kolay olmasa gerek.
ÇALIŞKAN ÖĞRENCİLER NE OLACAK?
Mevcut sistemde İlköğretim okulunu bitiren öğrencilerden küçük bir bölümü Anadolu veya Fen liselerini kazanabiliyor ve bu okulları kazabilen öğrencilerin çoğu standartlara uygun sınıf mevcutları ve yoğun müfredat sayesinde Üniversiteyi kazanabiliyordu. Genel Liselerin Anadolu Lisesine dönüşmesi halinde zeki ve çalışkan öğrenciler için başka bir Lise modelinin geliştirilmesi gerekmektedir. Ya, Fen liselerinin sayısı arttırılmalı ya da, başka bir Lise modeli geliştirilmelidir. Aksi takdirde yeni sistem başarı eşiğini yükseltmek bir yana, daha da aşağı çekecektir. Kapasitesi ortalamanın üstünde olan binlerce öğrenci maalesef heba olacaktır.
YA TAM YAPIN YA DA HİÇ DOKUNMAYIN !
Yeni sisteme,öğretmen açığını kapatmadan,okul ve derslik sayısını yeterli hale getirmeden,okulların,fiziki ve teknik altyapısını tam olarak hazırlamadan geçilirse geçmişte uygulamalarını gördüğümüz, Kredili Sistem gibi, Süper Liseler gibi deneme-yanılma modeli uygulamaya kalkarsak, bir kuşak daha heba olabilir. Milli Eğitim Bakanlığı popülist bir yaklaşımla, seçime yönelik olarak, vatandaşın oyunu almak için bu uygulamayı hayata geçiriyorsa, hiç yapmasın daha iyi. Çünkü yeni sistem yanlış uygulanırsa zararı büyük olacaktır. Yıllardır lise çağındaki çocukların % 40 nın okula gönderilmediği bir ülkede öncelikle okullaşma oranın arttırılması, eğitim ortalamasının yükseltilmesi gerekirken alınan böyle radikal kararlar, bizde popülizm kaygıları yaratmaktadır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Enver DEMİR
Türk Eğitim Sen İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı
