07 Şubat 2012 – 23:29 |

Madde 7- (1) Görevi başında iken şehit edilen üyelerin kanuni varislerine yapılacak şehit yardımı miktarı, her yıl Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
(2) (Değişik ikinci fıkra: Şubat 2010/2629) Şehit yardımının yapılabilmesi için;
a) Veraset ilâmı aslı veya Mahkemece …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Seçime Doğru

Seçim arefesinde Antalya ve Türkiye…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

ONURLU BİR GELECEK KAYGISIYLA YAŞAYANLAR AĞIZ DOLUSU GÜLEMEZLER!

Ekleyen senDİKalı / 04 Temmuz 2010 – 18:57
ONURLU BİR GELECEK KAYGISIYLA YAŞAYANLAR AĞIZ DOLUSU GÜLEMEZLER!

Her zamankinden daha zorlu bir kriz döneminden geçiyoruz. Üst üste katmerleşen ekonomik buhranlarla boğuşan insanlar, krizin ülkemizi de saran ateşiyle, dertleri yüze katlanarak yaşamaya çalışıyor. Yokmuş gibi davranmak, hükümetin söylemlerine kanmak ne faturamızı öder, ne çocuğumuzu okutur, ne bize iş bulur, ne de geleceğe ait düşlerimizi besler.
Ne zaman kapıya icra memuru gelecek kaygısıyla yaşarken, ders anlatmayı nasıl becerebileceğiz? Otobüse binmek için, cebimizin delik zulalarını nasıl bulacağız? Çocuklarımızın en basit taleplerini nasıl karşılayacağız? İşten çıkarılmaları görüp halimize şükre daha ne kadar devam edeceğiz. Ne zaman sızlamadı ki, atılan her işçinin yüreğine, yüreğimiz?
Sofrana saplanan teğet bir hançer, aslında seni bölüyor bizden. Biz Sınıf Sendikacıları aynı zamanda parçalanan emekçileri aynı paydada buluşturmanın ve aynı sınıfın ortak kaderini paylaşan emekçilerle buluşmanın çözüm üreteceğine inanmaktayız. Atılan işçilerle birlikte olarak, kapatılan fabrikalardaki direnişlere güç vererek krize dur diyebileceğiz. 25 Kasım 2009 , TEKEL Ankara Direnişi, 04 Şubat 2010,17 Nisan Ankara,1 Mayıs Taksim ve 26 mayıs 2010 da yapılan iş bırakma,direniş ve mitinglerde yer alan ve sınıf dayanışması temelinde bu eylem ve etkinliklerin örülmesinde bizim emeğimiz ,duyarlılığımız var.Bu bilinç ve duyarlılık emekçilere yayıldığı sürece fiili meşru mücadelemiz artarak devam edecektir.
Ülkemizde eğitim alanında uygulanan politikalar öğrencileri, velileri, öğretmenleri umutsuzluğa, çözümsüzlüğe, ekonomik çöküşlerin burduğu kölece yaşamaya itti. Önceki yıllar da bundan farklı değerlendirilemezdi. Harçlar, para toplama, yaz – boz tahtası sistem denemeleri, hayatımızı şekillendiren sınavlar… İnsanlar bir çıkış kapısı, çözüme dair somut bir şeyler istiyor. Biz sınıf sendikacılarının bu sorunları bir çırpıda düzeltecek bir ilacımız yok. Açlıkla, işsizlikle, güvencesizlikle terbiye edilmek istenen emekçiler, bilmelidir ki, işçi sınıfı ve emekçilerin her kesimi, bu sorunlarla boğuşmaktadır. Ya yetinip verilene razı olacaksın ya da kendin gibilerle birleşip prangalarından kurtulacaksın.
Devlet yeniden yapılandırılıyorken , (Anayasa değişikliği,657 sayılı yasanın değitirilmesi vb.) devlete biçilmeye çalışılan eksen AB ve ABD kapitalizmine daha ileriden bir entegrasyondur. Bu anlamda zengin sermaye sahiplerinin iki kesimi “ülkenin gelecekte sahibi kim olacak”, işte bunu belirlemek için çarpışıyor. Son dönemde özellikle zenginlerin milliyetçi-Avrasyacı kesiminin zayıflatılarak tasfiyesi için operasyon görevini de AKP’nin öncülüğünü yaptığı zengin liberaller yapmaktadır. Operasyonla Susurluk‘la açığa çıkan ve Ergenekon‘la süren düzenin kontrgerilla yapılanması daha görünür oluyor, devlet içindeki kesimler bir anlamda birbirleriyle hesaplaşıyor. Bunlar da halka “Demokratikleşme Hareketi” olarak sunulmaya çalışılıyor. Buna emekçi halkların da dâhil edilmesine karşı, herkesin bir sözü olmalıdır. Kitle örgütleri, sendikalar, aydınlar oynanan oyunu bozacak ve kitleleri aydınlatacak bir rolü üstlenmelidir. Son yasal düzenlemelerle ve silivri süreciyle emperyalist kapitalizmin yeni eksenine uygun bir el değişikliği yapılmaya çalışılıyor. Emekçi kitleler; katliamlarla,ülkemiz insanının üzerinde oynanan oyunlarla, faili meçhullerle, sınıf hareketini baltalamayı kendine görev edinen Ergenekon yapılanmasına karşı zengin liberalleri desteklemek gibi bir seçeneğe zorlanmak isteniyor.
Biz Sınıf Sendikacıları ve Kamu Emekçileri olarak asla bu oyuna gelmeyeceğiz. Çünkü gerçek bir demokrasinin “egemenlerin” bir kesiminin “egemenlerin” diğer kesimine düzenlediği polis operasyonlarıyla gelmeyeceğini biliyoruz. Demokrasi ve özgürlük emekçilerin, işçilerin patronlar sınıfına karşı mücadele etmesiyle, bu mücadelede kazanımlarını kitlesel temelde savunmalarıyla mümkün olur. Başka biçimde değil! Bizim de yolumuz budur.
Göksel Rıza ÖZKAN
Niğde Eğitim Sen Şube Başkanı
KESK Niğde Dönem Sözcüsü

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .