”Pamuk Kadar Beyaz Gelecek” Tuzla’da/Karagöçer Çocukları İçin Karartılıyor
“EĞİTİMDE ADANA TUZLA MODELİ YATILI OKULA ÇOCUKLARINI GÖNDERİRSEN 50 TL ÖDÜL, GÖNDERMEZSEN 100 TL CEZA Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş birliğiyle Adana’da ”Pamuk Kadar Beyaz Gelecek İçin” sloganıyla yürütülen proje sayesinde tarım işçisi çocukların eğitime kazandırılması bir övünç kaynağı olarak kamuoyu ile paylaşılmıştı. Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı (ILO/IPEC) kapsamında, 1 Ocak 2005 tarihinde ”Pamuk Kadar Beyaz Bir Gelecek İçin” sloganıyla Adana’da pilot uygulama olarak başlatılan ve 2 yıl süreli ve 352 bin 400 Avro bütçeli proje, 1 Temmuz 2007 tarihinden itibaren Karataş İlçe Halk Eğitim Merkezince yürütülmüş ve ”Gezici ve geçici tarım işlerinde en kötü biçimdeki çocuk işçiliğinin eğitim yoluyla sona erdirilmesi projesi” kapsamında, 3 yılda 4 bin 328 tarım işçisi çocuk okulla buluşturulduğu ifade edilmişti.
Bunun yanı sıra İstanbul Terakki Vakfı Okullarında tarım işlerinde çalışan çocuklara katkı sağlamak amacıyla başlatılan kampanya kapsamında 22 bin YTL nakdi yardımda bulunulmuştu.
Bu kadar olanakların seferber edildiği bir proje Karagöçer köyündeki çadırda yaşayan Tarım işçisi çocuklar için tükenmiş durumda. Bu köyden 75 çocuğun hala okula taşınamaması utanç verici bir durumdur. Karataş kaymakamının sorunu çözme modeli ise ilginç; Tarım işçisi çocuklarının yatılı okula gönderilmesi halinde 50 TL para ödeyeceklerini, okula gönderilmemesi halinde ise 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunun 56. Maddesince Devamsız Öğrencilerin Velileri Hakkında İlgili Makamlarca Yapılacak İşlemlere dayandırılarak öğrenci velilerine 100 TL para cezası uygulanacağı velilere duyurulmuştur.
Değerli basın;
Devletin ve hükümetlerin öncelikli görevi eğitim hakkından mahrum kalmış çocuklarımıza eğitim olanaklarını sunmaktır. Fakat burada ortaya çıkan tablodan da anlaşıldığı gibi ailelere ya çocuklarınızı Karataş’ta ki yatılı okula göndereceksiniz ya da eğitim hakkından mahrum bırakılırsınız yaklaşımı sergilenmektedir. Üç veya dört servis sağlanarak bu sorunu çözmek mümkünken, okulların açılmasının üzerinden üç hafta geçti ama 75 çocuk Milli Eğitimin ihmali yüzünden hala okullara gidemediler.
2008-2009 Eğitim öğretim yılı da dahil çocuklar ücretsiz servislerle okullara taşınıyor ve öğlen yemekleri ücretsiz olarak veriliyordu. Ne oldu da bu durum 2009-2010 eğitim öğretim yılında değişti.
Değerli basın; Türkiye’nin hassas konuları üzerinden değişik açılımların tartışıldığı bu süreçte Türkiye’nin acil olarak bir açılımı daha gündeme alması gerekmektedir. Bu da “Eğitim Açılımıdır”. Yoksul çocukların mağdur edilmediği, sınavsız bir eğitim modelinin hayata geçirildiği, bilimsel, laik, parasız, demokratik bir eğitimin model alındığı bir “Eğitim Açılımı” talep ediyoruz.
Ve buradan yetkililere sesleniyoruz bu aileler çocuklarını okutmak istiyor. Devletin burada okula gitmek isteyen çocuklara servis olanağını sağlamasını, yatılı okul dayatmasından vazgeçmesini ve mağduriyetin acil olarak giderilmesini talep ediyoruz. Saygılarımızla. 16.10.2009
Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına
Güven BOĞA
Şube Başkanı
