Anasayfa / Basın Açıklamaları / PİSA SINAVINDA SONDAN İKİNCİ OLDUK

PİSA SINAVINDA SONDAN İKİNCİ OLDUK

Vatan gazetesindeki haberle birlikte aşağıda metin harmanlanıp metin oluşturulmalıdır.

OECD’ye üye ülkeleri arasın yine sondan 2. olmuştur.

PISA 2009 RAPORU ÖZETİ

Okuma, Matematik ve Fen Bilimleri alanında değerlendirme yapılmış.
Değerlendirmeye katılan 65 ülke var. Bunun 34’ü OECD’ye üye ülke
Kore ve Finlandiya üç alanda da ilk sırada. OECD ortalaması 494 puan. 14 ülke
OECD ortalamasında. 9 ülke ortalamaya çok yakın. En düşük puan Meksika’nın, 425.
Türkiye, Meksika ve Şili’nin de içinde bulunduğu 18 ülke 2. düzeyde. 2. düzeye
ulaşamayan öğrencilerin okuduklarını anlamadıkları ve uygulayamadıkları
öngörülüyor. Yani 2. düzey geçme sınırı. 10 ülkede öğrencilerin 10’da 1’i bu
sınıra ulaşamadı. 2. düzeye ulaşamayan öğrencilerde OECD ortalaması 5’te 1.
Singapur, Yeni Zelanda, Şangay – Çin’de 5. düzeye ulaşanların ortalaması %7.6.
OECD ortalamasının iki katından fazla. En üst sınır 6. düzey. 16 ülkede 5. düzeye
ulaşan %1’den az.
Kore Matematik alanında 1. sırada. Şangay-Çin, Finlandiya, Hong Kong-Çin ve
Singapur Fen Bilimlerinde en iyiler. Okuduğunu anlama alanında tüm ülkelerde kızlar
erkeklerden öndeler.
Sosyo-ekonomik yapıyla okuduğunu anlama başarısı doğru orantılı değil. Ekonomisi
iyi olmayan ülkelerde 3. düzeye çıkan öğrenciler var (34 ülke). Gelişmiş 10 ülkede 1.
düzeyde kalınmış.
Türkiye okuma alanında 464 puanda, 41. sırada. OECD ortalaması 493 puan.
Matematik alanında 445 puanda, 43. sırada OECD ortalaması 496 puan. Fen
Bilimlerinde 454 puanda, 41. sırada. OECD ortalaması 501 puan. Türkiye’de de
kızlar erkeklerden daha yüksek puanda. Tüm ülkelerde aynı sınıfta, aynı öğretmenden
ders aldıkları halde kızlar daha önde. Matematik’te erkekler küçük bir farkla öne
geçiyorlar.
Türkiye, Slovenya, İsrail ve ABD dışındaki tüm ülkelerde sosyo-ekonomik durumu
düşük olan öğrenciler için özel okullar var. Ancak bu okullardaki öğretmen kalitesi
yetersiz (mesleki eğitim görmemiş, tam zamanlı çalışmıyor, vb).
Ekonomik yetersizliğin okul başarısızlığı getirmediği gözlemlenmiş.
Sosyo-ekonomik durumu ve demografik yapısı aynı olduğunda, devlet
okullarıyla özel okulların başarı durumları eşit.
Türkiye, Slovakya Cumhuriyeti, Şili, Meksika ve İtalya’da şehirde ve kırsal kesimde

yaşayan öğrenciler arasında başarı oranı çok farklı. Türkiye’de bu fark 45 puan.
Macaristan, Kırgızistan ve Panama’da fark 80 puan.
Okumayı sevdiğini söyleyen öğrencilerin başarı düzeyi her ülkede daha fazla. Kızlar
okumayı daha çok seviyorlar.
Başarılı olan ülkelerin öğrencileri özet çıkarmayı çok iyi biliyorlar.
Sosyo-ekonomik durumu ile okuduğunu anlama oranı arasındaki fark 92. OECD
ortalaması 89. Türkiye 47. sırada. Okuma ile sosyo-ekonomik durum arasındaki oran
Türkiye’de %19, OECD ortalaması %14.
Başarılı ülkelerde her öğrenciye aynı olanaklar sağlanıyor. Bu ülkelerde okullar kendi
müfredatlarını oluşturuyorlar.
Daha az mevcutlu sınıflarda öğrenim görülen ülkeler daha başarılı.
Başarının disiplinle sağlanması yönünden bakıldığında Türkiye sıralamada 35.
Öğretmen-öğrenci ilişkisine dayalı olarak değerlendirildiğinde, Türkiye sıralamada
44.

1. Çocuklarımızın okuması için gerek MEB tarafından gerekse özel şirketlere
yazdırılan kitaplar içler acısıdır. Hem öğretmenler hem öğrenciler bedava
dağıtılan bu kitapların artık yüzlerini dahi açmamaktadır. Bu kitaplarında bilgi
yanlışı mı ararsınız, dil yanlışı mı ararsınız, safsata mı ararsınız, görsellik mi
ararsınız? Hiçbir şey bulamıyorsunuz. Bu kitaplarla yetişen öğrenciler haliyle
PİSA sınavında düşük puan alacaklardır.
2. Her şeyi sınava endeksleyen anlayış haliyle PİSA sınavından sondan ikinci
olacaktır.
3. İlköğretim okullarına türban girsin mi girmesin mi diyen anlayış PİSA sınavında
sondan ikinci olacaktır.
4. Okullara yönetici atarken yandaş olsun benden olsun diyen anlayış PİSA
sınavından sondan ikinci olur.
5. Okulları özelleştirelim diyen anlayış PİSA sınavından sondan ikinci olur.
6. Genel liselerde alanları kaldıran anlayış PİSA sınavından sondan ikinci olur
7. Lise eğitimini, genel lise imam hatip lisesi arasına sıkıştıran anlayış PİSA
sınavından sondan ikinci olur

Eğitim-İş; eğitimi insan aklını özgürleştirme ve kişinin tüm yeteneklerini geliştirme gibi iki
temel amacı olduğunu belirtmektedir. Eğitim bu amaçlarını geliştirirken; kişiye yaşamsal
becerileri, ulusal değerleri, demokrasi ve insan hakları bilincini kazandırır; onun çevreye ve
kültüre dinamik uyumunu sağlar; çağdaş teknolojiye egemen olmayı öğretir.

Öğretilecek bilgilerin hurafeden uzak. Söylentilere dayanmayan ve “bilgiyi belletmeye”
yönelik olmamalıdır. Öğretilecek bilginin akla ve bilime dayanan bilgilerden oluşmasını
savunmakla birlikte çocukları bilimsel yöntemler ve buluşlar konusunda eğitmeye ve
doğa bilimlerini daha iyi anlamalarına çalışmalıyız. Soran ve sorgulayan yanında öneren
ve uygulamaya katılan olmalarına katkı sağlayacak yöntemler uygulamalıyız. Bunun
gerçekleşebilmesi için bilimsel gelişmeleri yakından izleyen ve bunları derslerinde
uygulayabilen öğretmenlere her zaman ihtiyacımız olduğunu unutmadan; öğretmen
yetiştirmenin akla ve bilime dayanmasını ve hizmet içi eğitimlerin bu gereksinim
unutulmadan tüm öğretmenlere periyodik olarak sağlanmasını istemekteyiz.

Yüksel ADIBELLİ
Genel Başkan

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir