SAMSUN ŞUBE BAŞKANIMIZA YAPILAN SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUZ.
Sendikamız Samsun Şube Başkanı Rafet Akbulut’a karşı 25 Eylül 2009 tarihinde Samsun İl Tarım Müdürlüğü önünde bir saldırıda bulunulmuştur. Saldırı öncesi Samsun İl Tarım Müdürlüğü’ndeki çalışanlara Toplu Görüşme Süreci hakkında bilgi vermek ve üyelerimizle bayramlaşmak amacıyla giden Şube Başkanımız olay sonrası emniyete başvurmuş ve adli soruşturma başlatılmıştır.Sendikamız Genel Başkanı Ahmet DEMİRCİ olay sonrası Samsun’a giderek konu hakkında bilgi almış, İl Tarım Müdürü ve Valilik ziyareti sonrasında yaptığı basın açıklamasıyla olayı kınayarak yetkilileri göreve davet etmiş, akabinde Samsun Valiliği’nce fail hakkında idari soruşturma da açılmıştır. Şube Başkanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletir, bu şehir eşkıyalığının faili hakkında bundan sonraki hukuki süreç tarafımızca takip edilecektir.
Türk Tarım Orman-Sen Samsun Şube Başkanı Rafet AKBULUT’a yapılan Saldırı ile ilgili Türk Tarım Orman-Sen Genel Başkanı Ahmet DEMİRCİ’nin Basın Açıklaması metnidir.
Kaynak:Türk Tarım Orman-Sen
Değerli Basın Mensupları,
Bu gün burada 25 Eylül 2009 Tarihinde Türk Tarım Orman-Sen Samsun Şube Başkanı Rafet AKBULUT’a karşı girişilen fiili saldırıyı telin etmek ve konu ile ilgili düşüncelerimizi ve endişelerimizi kamuoyuna duyurmak üzere toplanmış bulunuyoruz.
Olay bahse konu tarihte Şube Başkanımızın çalıştığı Samsun İl Tarım Müdürlüğü önünde gerçekleşmiş olup, İl Tarım Müdürlüğü’nün güvenlik amaçlı kullandığı kamera sistemi ile de kayıt altındadır. Olayın akabinde konu emniyet birimleri aracılığı ile adli mercilere taşınmış, hastaneye yapılan başvuruda 13 gün iş göremez raporu alınmıştır
Kamu çalışanları sendikacılığı, 2002 yılında yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu ile düzenlenmiş olup, ilgili kanunda sendika için; “Kamu çalışanlarının ortak ekonomik, mesleki ve sosyal hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi amacı ile kurulan tüzel kuruluşlara” denilmektedir.
Dolayısı ile sendikacı, bir taraftan bu konuda mesai harcarken diğer yandan da ilgili kanunun 19. maddesinde verilen sorumlulukla “Kamu kurumlarında verimlilik ve etkinlik araştırıcı her türlü çalışmayı yapmayı bir görev olarak yüklenmiştir.
Bu cümleden; sendikacı bir taraftan hak mücadelesi yaparken, diğer taraftan da kurumlarda yaşanabilecek; yolsuzluk, usulsüzlük gibi hukuk dışı uygulamalarla da mücadele etmek mecburiyetindedir.
Bahse konu iğrenç olayın faili, daha önce idarecilik görevi yürüttüğü Samsun Zirai Karantina Müdürlüğünde yapmış olduğu hukuksuz ve usulsüz uygulamalar, Sendikamız Şube Başkanlığınca idari ve adli soruşturmalara esas olmak üzere değişik zamanlarda ilgili birimlere şikâyet edilmiş, neticesinde yapılan soruşturma ve denetimler sonucunda bahse konu fail, idari görevden el çektirilerek Samsun İl Tarım Müdürlüğü emrine mühendis olarak atanmıştır.
Fail ile ilgili pek çok konuda hala mahkeme süreçleri ve idari denetimler devam etmektedir.
Böyle bir dönemde, şube başkanımızın sadece hukukun üstünlüğüne inanarak yapmış olduğu ve her Türk Vatandaşının yapmak zorunda olduğu bir faaliyet için, fail yaşadığı psikolojik sonucu husumete dönüştürerek, şube başkanımıza yapmış olduğu bu saldırı adeta “EŞKİYA ŞEHRE İNDİ” görüntüsünde bir kamu kurumunda ortaya çıkmıştır.
Bu saldırıyı şiddetle ve nefretle kınıyoruz.
Yapılan saldırı sadece Şube Başkanımıza karşı yapılmış bir saldırı olmayıp, tüm camiamıza, sağduyulu ve hukukun üstünlüğüne inanan tüm sivil toplum kuruluşlarına yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmelidir.
Bu saldırıdan sonra bugün itibari ile 5 gün geçmiş olmasına rağmen yaptığımız takibatta hala ilgili hakkında kayda değer hiç bir işlem yapılmamış olması, tarafımıza tatmin edici hiçbir cevap verilmemesi konusu, bu konuda ilgili ve yetkili amirliklerde bir duyarsızlık olduğu endişesi doğurmaktadır.
Şöyle ki; Emniyet birimleri adresinde bulunamadı gerekçesi ile, failin ifadesini olaydan 4 gün geçtikten sonra ancak alabilmişlerdir. Failin devlet memuru olduğu ve mesai mecburiyeti dikkate alındığında bu ifade tarafımızca bir ihmal görüntüsü olarak algılanmaktadır.
Failin izinli olması söz konusu olduğunda dahi, 657 sayılı mevzuat çerçevesinde izin mahallini açıkça yazma zorunluluğu vardır.
İlgili Emniyet birimleri bu konuda failin çalıştığı kurumdan bilgi talep etmişler midir?
Yada Failin Çalıştığı kurum bu konuda gerekli bilgiyi vermemiş midir?
Aradan geçen sürece rağmen failin çalıştığı Kurum Amirliğinin, fail hakkında herhangi bir işlem başlatmamış olması da bu konuda diğer bir soru işaretidir.
Konu ile ilgili olarak Samsun’un en üst Mülki Amiri olan Sayın Vali’den randevu talep edilmiş, Sayın Vali, Bayındırlık Bakanı’nın Samsun’da olma ihtimalini gerekçe göstererek randevu taleplerimize şu an itibarı ile olumlu cevap vermemiştir.
Failin görevden alınması bir müfettiş raporu sonrasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı ile olmuş olmasına rağmen bu kararın ilgiliye 3 ay sürecince tebliğ edilmemiş olması Valilik Makamının ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın ihmalinde gelişmiş olması bir yana bu tür yolsuzluk ve usulsüzlüklerle yargılanan, görevden el çektirilen bir kamu görevlisinin yine Samsun İlinde başka bir kurumda görevlendirilmiş olası konusu da dikkate değer diğer bir soru işaretidir.
Buradan Başta Sayın Vali’ye sesleniyorum.
Bizler hak ve hukuklarının korunması için, devletin hukuk normlarında yönetilmesinin sağlanması için çalışmak üzere kamu çalışanlarının seçerek görev verdiği toplum fertleriyiz.
Bizler toplumun önemli kesimlerini temsil eden sivil toplum yöneticileriyiz. Bizler makamınızı hiçbir zaman şahsi işlerimiz için rahatsız etmeyiz. Bizler temsil ettiğimiz kesimlerle ilgili konuları görüşmek için “yönetime katılım” sorumluluğumuzun ve 4688 sayılı Kanunun verdiği yetkili ile sizlerle görüşürüz. Kaldı ki bu durum şeffaf yönetim, katılımcı demokrasi anlayışı ve sosyal diyalog çerçevesinde aslında sizlerin yönlendirilmesi ile gerçekleşmesi gereken yapısal bir durumdur.
Bu güne kadar Konfederasyonumuza bağlı Samsun’da faaliyet gösteren şube başkanlıklarımızca yapılan randevu taleplerimize cevap vermediniz. Buradan ortaya çıkabilecek sonuç ile size sormak isteriz ki; yoksa siz de “İdare-i Maslahat” anlayışı ile mi işlerinizi yürütüyorsunuz.
Makamınıza ileteceğimiz konu İl Tarım Müdürlüğünde ve Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde yaşadığımız bir ihmal ve bu ihmalin sorumluları hakkında makamınızca bir işlem tesis edilmesidir.
Hiyerarşik yapıyı takip etmek istedik. Belli ki; Samsun’da muhatap bulunamadığına göre konunun takibi tarafımızca Ankara’dan yapılacaktır.
Ortada bir ihmal söz konusudur, sanki bir el bu konuyu unutturmaya çalışmaktadır. Ancak bu konuda gereken her türlü mücadele hukuk zemininde tarafımızca yürütülecektir. Konu adli yargıya taşınmıştır. Konu sendikacılığı alenen engellemeye yöneliktir. Ve karşılığı da Türk Ceza Kanunu’nun 118. Maddesinde belirtildiği üzere suçtur. Bu konuda bağımsız yargı en kısa zamanda kararını verecektir.
Konu ayrıca “Hür Sendikacılığın Engellenmesi” çerçevesinde 87 sayılı Sözleşmeye aykırılığı ile Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (İLO’da) rapor halinde sunulacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Ahmet DEMİRCİ
Türk Tarım Orman-Sen
Genel Başkanı
Kaynak:Türk Tarım Orman-Sen
