07 Şubat 2012 – 23:29 |

Madde 7- (1) Görevi başında iken şehit edilen üyelerin kanuni varislerine yapılacak şehit yardımı miktarı, her yıl Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
(2) (Değişik ikinci fıkra: Şubat 2010/2629) Şehit yardımının yapılabilmesi için;
a) Veraset ilâmı aslı veya Mahkemece …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Seçime Doğru

Seçim arefesinde Antalya ve Türkiye…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

Silivri İlçe Başkanı Ahmet Demir savcılığa ifade verdi.

Ekleyen senDİKalı / 14 Haziran 2010 – 23:50
Silivri İlçe Başkanı Ahmet Demir savcılığa ifade verdi.

Öğretmenler gününün hemen ardından 25 Kasım’da tüm Türkiye genelinde yapılan iş bırakma eylemine katıldığı ve eğitim camiasının sorunları ile ilgili yerel basına demeç verdiği için savcılığa ifade vermeye çağrılan Türk Eğitim Sen Silivri İlçe Başkanı Ahmet Demir savcılığa ifade verdi. Türk Eğitim Sen İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Enver Demir, Şube Sekreteri Fuat Yiğit ve bazı sendika yöneticileri de Silivri Adliyesine gelerek Ahmet Demir’e destek verdi.

Türk Eğitim Sen İstanbul 5 nolu Şube Başkanı Enver Demir çıkışta basın açıklaması yaptı. Başkan Demir Açıklamasında;

“Türk Eğitim-Sen İstanbul 5 nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi ve Silivri İlçe Başkanı Ahmet Demir; Silivri Cumhuriyet Savcılığı tarafından 25 Kasım 2009 tarihinde, ülke çapında yapılan İş bırakma eylemi ile ilgili ifadesi alınmak üzere savcılığa çağrılmıştır.

Halkı kin ve nefret duygularına itmek ve greve teşvik suçlamaları yapılan kişi bir eğitim sendikası ilçe başkanı ve en önemlisi öğretmendir. Üye olduğu ve yönetim kademesinde temsil yetkisi olan bir eğitimci, sendikasının aldığı kararı uyguladığı için,ifade vermeye çağrılmaktadır.. Ahmet DEMİR, Sendikamızın yöneticilerindendir ve Dünyanın en zor şartlarından birine sahip ülkesinde, sadece eğitim şartları biraz iyileştirilsin ve bütün topluma bunun faydaları yansısın diye yasal hakkını kullanmıştır . Türkiye Cumhuriyetinin de imzaladığı İLO (Uluslar arası çalışma örgütü) sözleşmelerinden ve 4688 sayılı kanundan gelen haklarını aramaya çalışan öğretmen nasıl olurda yasal hakkını kullandığı için bir zanlı, bir şüpheli durumuna düşürülmektedir.

Kamuoyun bildiği üzere,Türkiye Kamu-Sen,KESK,Birleşik Kamu-İş Konfederasyonları tarafından ülke genelinde 25 Kasım 2009 tarihinde iş bırakma eylemi kararı alınmıştır.Danıştay 12. Dairenin 2004/4148 Esas, 2004/4209 karar sayılı ve 2005/5767 Esas, 2008/225 Karar sayılı kararında; Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 1999/10183 Esas, 2000/780 Karar sayılı kararında…… şahsın kamu sendikalarınca alınan karara uyarak 1 (Bir) gün görevlerinin geçici olarak yapmadıkları, ikrarlarıyla dosya kapsamından anlaşılmış olması karşısında 23/07/1993 tarihinde 421 sayılı yasayla, Anayasanın 53.maddesiyle, 12/06/1997 tarihli 4275 sayılı yasayla 657 sayılı yasanın 22.maddesinde yapılan değişikliklerle, kamu çalışanlarına sendika kurma ve bu tür kuruluşlara girme hakkı sağlanmış olmasına ve 1993 yılında TBMM tarafından onaylanarak Anayasanın 90. maddesine göre iç hukuk halini alan Uluslar arası Çalışma Örgütü (İLO)’nun 87 ve 151 sayılı sözleşmelerinde de, sendikanın amaçları doğrultusunda üyelere etkinlikte bulunabilme olanağı sağlanmış olması sonucunda sanıkların eylemlerinde suç öğelerinin oluşmadığı hükmüne varılmıştır. Ayrıca; Anayasanın 118. maddesine göre, Anayasa tarafından güvence altına alınan sendikal faaliyetlerin engellenmesi de suç unsuru oluşturur.

Hak aramanın bir medeniyet göstergesi olduğu dünyada, hak arayan çalışanlara reva görülen bu muamele manidardır. Türk eğitim-Sen Şube Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda Silivri İlçe Başkanı olan arkadaşımız, acaba günah keçisi seçilerek hak arayana ibret olsun diye mi savcığa çağırılmaktadır? Ülkemizde; devletine, milletine kasteden teröristlere bile mobil mahkemeler kurulurken, hakimler ve savcılar, teröristlerin ayaklarına gidip sorgusuz sualsiz katiller serbest bırakılırken, eğitimcilerin hayatlarında hiç görmedikleri, adliye kapılarına getirilmeleri en iyimser ifadeyle tezatlıktan başka bir şey değildir. Memlekette her şey hallolmuş, sadece hakkını isteyen öğretmenler mi sorun olarak kalmıştır ? Devletinden başka sığınacak yeri olmayan, tek amacı bu milletin cocuklarını yetiştirmek olan öğretmenler, Türkiye de eşi benzeri olmayan bir şekilde, dersini bırakmış ifade vermeye gelmişlerdir. Bu gün burada yaşananlar, yaratılan korku toplumuna öğretmenleri de eklemiştir. Hakimleri ve Savcıları yetiştiren biz öğretmenleri yüce Türk adaletine; yorumu ise kamuoyuna bırakıyoruz. “ dedi

Sendika yöneticileri ve üyeleri basın açıklamasının ardından Adliyeden ayrıldı.

Şu haberler ilginizi çekebilir...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .