TEKEL İŞÇİLERİNİN DİRENİŞİ BİZİM DİRENİŞİMİZDİR!
TEKEL İŞÇİLERİNİN DİRENİŞİ BİZİM DİRENİŞİMİZDİR! GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRELİM! DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM! AKP’nin “babalar gibi satarız” zihniyetinin son örneği olan TEKEL’in satılmasına karşı TEKEL işçileri; soğuğa, kara, kışa, yağmura aldırmadan Ankara’nın göbeğinde 66 gündür direniyorlar. Türkiye’nin dört bir yanından genç, yaşlı, çoluk, çocuk demeden ekmekleri, hakları için direniyorlar. “Ölmek var dönmek yok” diyerek, “Tayyip, Tekel işçisinin tokadını tadacak” diyerek direniş kararlılığını ortaya koyuyorlar. Emekçiler de TEKEL işçileriyle birlikte direniyor. Meşru olan, haklı olan direniştir.
AKP’NİN, TEKEL İŞÇİSİNE REVA GÖRDÜĞÜ 4/C
Kölelik yasası olan 4/C; iş güvencesinin ortadan kalkması, sefalet ücreti, hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem adlar altında herhangi bir tazminat ödenmeyeceği, iş tanımının belli olmadığı bir istihdam şeklidir.
AKP İKTİDARI, TEKEL İŞÇİSİNE KARŞI PATRONLARDAN YANADIR!
AKP, iktidar olduğu sekiz yıl içinde, satmadığı bir toprak parçası bırakmadı. TELEKOM, TÜPRAŞ, PETKİM, SEKA, ETİ ALÜMİNYUM, LİMANLAR… Sattıklarından sadece birkaçı bunlar. Bu satışlar sonucu yerli-yabancı tekellerin kasaları dolmuştur. Tekeller, karlarına daha fazla kar katarak yollarına devam etmiştir. Bu, elbette yeni bir şey değildir, dün başka burjuva düzen partileri bugün ise AKP, tekellerin, patronların hizmetindedir.
Bu siyasi iktidarlar; aldıkları kararlar, çıkardıkları yasalarla tekellerden, patronlardan yana oldular. Ülkemizin her karış toprağı, işbirlikçi hükümetler ve tekellerin el birliğiyle pervasızca satılmıştır. Üreten, çalışan, yaratan biz emekçilerin, bu satıştan payımıza daha fazla açlık, işsizlik, yoksulluk düşmüştür.
DİRENMEK TEK YOLDUR!
Hayatın her alanında yaşanan saldırılar karşısında biz emekçilere düşen görev; DİRENMEK ve MÜCADELE ETMEKTİR.
Açlığa, Yoksulluğa, İşsizliğe, Sözleşmeli İstihdama Karşı Direnmektir.
DAYANIŞMAMIZLA,
ÖRGÜTLÜ BİRLEŞİK GÜCÜMÜZLE,
MEŞRULUĞUMUZ VE HAKLILIĞIMIZA GÜVENEREK DİRENECEĞİZ.
Direnişin kazanması tüm emekçilerin kazanması demektir. AKP’nin korkusu da bundandır.
BUGÜN DÜŞÜNMEMİZ GEREKEN, BU DİRENİŞİN NASIL BUYUTULECEĞİDİR!
BİZLER! Her biçimde direnişe DESTEK VERMELİYİZ; Bir kilo çay göndermekten, bir saat orada direnen TEKEL işçilerini ziyaret etmeye, işyerlerimizde TEKEL işçilerine destek eylemi çalışması yapmaya, maddi yardım toplamaya, bir kart göndermeye kadar her türlü destekle direnişi sahiplenmeliyiz.
Başta işçi ve memur sendikaları olmak üzere TEKEL işçilerine örgütlü birleşik destek vermek üzere; 19 Şubat 2010 Cuma günü bulunduğumuz il ve ilçelerde oturma eylemleri yapacağız. Adana’da da oturma eylemi Saat:12.00’de İnönü Parkında gerçekleştirilecektir.
19 Şubat akşamı ise tüm illerden yola çıkarak 20-21 Şubat 2010 tarihinde Ankara’da TÜRK-İŞ, DİSK, KAMU-SEN ve KESK üyeleri olarak Tekel işçilerinin yanında olacağız.
Direnişin yanında yer almazsak; Bugün TEKEL işçilerine dayatılan 4/C uygulaması, yarın personel rejimi aldatmacasıyla tüm kamu emekçilerine dayatılacak ve sözleşme imzalamamız için aynı baskı bizlere de yapılarak iş güvencemiz ortadan kaldırılacaktır.
TEKEL İŞÇİLERİ KAZANIRSA BİZDE KAZANACAĞIZ!
TEKEL İŞÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!
TEKEL İŞÇİLERİNİN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
Güven BOĞA
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı
EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE- TMMOB – ADANA TABİP ODASI
ÇUKUROVA ÖĞRETİM ELEMANLARI DERNEĞİ
MERSİN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARI KONSEYİ
Eğitim Sen Adana Şube binasında Eğitim Sen -TMMOB – Adana Tabip odası, Çukurova Öğretim Elemanları Derneği, Mersin Üniversitesi Öğretim Elemanları Konseyi tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasını Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Güven BOĞA okumuştur. Açıklamada Çukurova Öğretim Elamanları Derneği Başkanı Doç. Dr. M. Ata Seçilmiş üniversitede topladıkları imza metnini ve imzacıları basına duyurmuştur.
Basın Açıklamasına destek sunan kurum ve temsilcileri DISK Bölge Temsilcisi Kemal ARSLAN, Kültür Sanat Sen MYK Üyesi Mustafa POLAT, SES Adana Şube Başkanı Mehmet ANTMEN, Tek Gıda İş Eski Güney Anadolu Bölge Temsilcisi Gürsel DİLİÇIKIK katılmışlardır.
