Anasayfa / Basın Açıklamaları / Teknik Eğitim Fakülteleri Kapatıldı. HOCALARI ORTADA KALDI

Teknik Eğitim Fakülteleri Kapatıldı. HOCALARI ORTADA KALDI

02 Kasım 2009 tarih ve 15546 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Teknik ve Mesleki Eğitim veren toplam 27 fakülte kapatılarak yerine 21’i Teknoloji Fakültesi, 2’si Sanat ve Tasarım Fakültesi ve 3’üde Turizm Fakültesi adıyla yeni fakülteler kuruldu. Ancak kapatılan fakültelerde görev yapan bine yakın öğretim elemanı yeni kurulan fakültelere naklen atanması gerekirken YÖK bu konuda ayak diretmekte, öğretim üyelerinin ve diğer öğretim elemanlarının özlük haklarını görmezlikten gelmektedir. YÖK, kapatılan fakültelerde görev yapan öğretim elemanlarının kazanılmış haklarını hangi yetkiyle yok saymaktadır?

Kapatılan Teknik Eğitim Fakültelerinde görev yapan öğretim elamanları; profesörlüğü gelmişse profesör olarak atanamamakta, doçentliği kazananlara kadro verilmemekte ve doktorasını tamamlayan araştırma görevlileri de yüz üstü bırakılmaktadır. Sayın Başbakan “Teknoloji Fakültelerinin uygulama ağırlıklı mühendisler yetiştiren fakülteler olduğunu” ve “Bununla ilgili dönüşüm kısa sürede tamamlanacaktır” demesine rağmen YÖK bildiğini okumaktadır.
YÖK, Teknoloji Fakültelerine “dönüştürülen” Teknik Eğitim Fakültelerinde görev yapan öğretim elemanlarını yok saymakta, kendine özgü uygulamalar içerisine girmektedir. Teknoloji Fakülteleri, Teknik Eğitim Fakülteleri yerine kurulan fakültelerdir. Teknoloji Fakültelerinin ders programları tamamen Teknik Eğitim Fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri tarafından hazırlanmıştır. Yine Teknoloji Fakülteleri, kapatılan Teknik Eğitim Fakültelerinin binalarını, laboratuvarlarını ve atölyelerini kullanmaktadır. Buna karşın Teknik Eğitim Fakültelerinde görev yapan öğretim elemanlarının Teknoloji Fakültelerine nakli gerçekleştirilmemekte ve bu konuda ayak diretilmektedir.
YÖK, el altından, bir taraftan Teknoloji Fakültelerine atanma şartının mühendislik dalında Lisans, Yüksek Lisans veya Doktora eğitimi şartını öne sürerken, beri taraftan da istediği öğretim elemanlarını mühendislik eğitimi yapıp yapmadığına bakmaksızın bu fakültelere dekan veya öğretim üyesi olarak atamaktadır. Ancak YÖK’ün unuttuğu veya görmemezlikten geldiği önemli husus şudur: Anayasamızın 10. Maddesine göre “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz”.

Kapatılan Teknik Eğitim Fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri (Profesör, Doçent, Yardımcı Doçentler) Teknoloji Fakültelerine geçiş yapabilmek için yurt dışında mühendislik lisans tamamlama eğitimi yapma zorunluluğu ile karşı karşıya getirilmiştir. Bir Profesörün veya Doçent’in Teknoloji Fakültesine geçiş yapabilmesi için mühendislik lisans tamamlama eğitimi almak üzere yurt dışına gitme zorunda bırakılması yüz karası bir durumdur. Buna hiç kimsenin hakkı bulunmamaktadır. Bu ayıp YÖK’e yeter.
Sayın YÖK Başkanı ve Sayın YÖK Üyeleri, Teknik Eğitim Fakültelerinin önünü açmanız gerekirken tam aksini yaparak bu kurumlarda çalışan öğretim elemanlarının özlük haklarını hangi gerekçeyle yok saymaktasınız? Teknoloji Fakültelerinde görev yapacak öğretim elemanlarına “mühendis” olma şartını getiremezsiniz. Çünkü Teknoloji Fakülteleri, Mühendislik Fakülteleri değildir. Ayrıca bilimsel çalışma ve araştırma yapma becerisi sadece mühendis ünvanlı kişilere mahsus bir alan da değildir. Aksine bu alan kabiliyeti olan herkese açıktır. Dünyada bunun pek çok örneklerinin olduğunu en iyi bilmesi gereken kurum YÖK olsa gerektir. Kaldı ki Mühendislik Fakültelerinde görev yapmak için “mühendis” olmak kriteri diye bir şart da bulunmamaktadır. Sonra Teknik Eğitim Fakültelerindeki hocalar Mühendislik Fakültelerinde ders verebilmekte, mühendislere doktora ve yüksek lisans tezi yaptırmakta ve Mühendislik Fakültelerine atanabilmektedirler. Teknoloji Fakültelerinin her türlü alt yapısını oluşturan Teknik Eğitim Fakülteleri öğretim üyelerinin bu fakültelere atanamaması büyük bir çelişki, haksızlık ve zulüm değil de nedir?
YÖK, her hangi bir haksızlığa ve hukuksuzluğa meydan vermeden kapatılan Teknik Eğitim Fakültelerindeki bütün öğretim elemanlarının kadrolarıyla birlikte Teknoloji Fakültelerine geçişlerini sağlamalıdır.
Teknoloji Fakülteleri; yalnız sanayiye uygulama mühendisi yetiştiren kurumlar olarak düşünülmemeli, on yıl sonra hat safhaya çıkacak teknik öğretmen ihtiyacını karşılayacak şekilde şimdiden gerekli planlama yapılmalıdır.
Teknoloji Fakültelerinin kurulmasıyla birlikte kapatılan Matbaa Bölümleri, Matbaa ya da Baskı Mühendisliği adıyla yeniden açılmalıdır.
Teknoloji Fakültelerine girişte Meslek Lisesi öğrencilerine öncelik tanınmalı, Meslek Liselerinin gelişmesinin önüne geçilmemelidir.
Türk Eğitim-Sen olarak, kapatılan Teknik Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanlarının özlük haklarının gasp edilmemesi için Sayın Cumhurbaşkanını acilen göreve çağırıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türk Eğitim-Sen
İstanbul Bölge Başkanı
Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir