Anasayfa / Basın Açıklamaları / TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİNDEKİ PERSONELLERİN ZORUNLU TAYİNLERİ

TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİNDEKİ PERSONELLERİN ZORUNLU TAYİNLERİ

Gün geçmesin ki Sağlık Bakanlığı, personeli aleyhine yeni bir uygulama yapmasın. 8 Yıldır yapılan uygulamalarla sağlık çalışanları adeta Psikolojik işkence altında (MOBBİNG) hizmet vermeye çalışmaktadır.Özellikle hekim dışı sağlık personellerimizin ve çalışanlarımızın ( ebe, hemşire, teknisyen,

memur vb.) yok sayıldığı Sağlık Bakanlığında, son yayınlanan personel dağılım cetveli ( PDC) ile
birinci basamakta çalışan personelin çalışma şevki tamamen yok olmuştur.
Her geçen gün yeni uygulamalarla karşı karşıya gelen sağlık çalışanlarına sürekli olarak
meta zoruyla bir şeyler yaptırılmak istenmektedir. Aile hekimliğine geçiş aşamasında yerine göre
tehdit, yerine göre özendirme politikalarıyla personeli aile hekimliğine tercih ettiren yetkililer, aile
hekimlerine A;B;C;D kategorilerine ayırarak, iş yükünü artırarak yeni uygulamalarla adeta canlarından
bezdirilmişlerdir.
Aile hekimliğine geçişte sözleşme imzalamaktan kaçınan hekim dışı sağlık çalışanlarımız,
Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan PDC ile adeta zorla sözleşme imzalattırılmaya
çalışılmaktadırlar. Evi, eşi, çocuğunun okulunun bulunduğu bölgeden “seni zorunlu tayin yaparım
sözleşme imzala” mantığıyla insanları zor durumda bırakmak hem insani hem de hukuki değildir.
Yıl başı itibarıyla aile hekimliğinde sözleşme imzalamış olan yaklaşık 900 sağlık
personelimizin yaşanan problemlerden dolayı en az %50 sinin sözleşme imzalamayacağını da tahmin
etmekteyiz.
Yeni yayınlanan PDC (personel dağılım cetveli) ile birinci basamakta, yani TSM’lerde sadece
ilimizde 150 hekim ve 500 civarındaki sağlık personelimiz etkilenecektir. Bu personellerimiz şu an
kendi istekleri dışında yapılacak atamayı beklemektedirler. Bu huzursuzluk tüm Türkiye de devam
etmektedir.

Soruyoruz?

Bir ilçenin sağlık hizmetlerini veren , 500 bin nüfuslu bir ilçenin okul aşılarını, bulaşıcı
hastalık takibini, çevre sağlığı hizmetlerini, yeşil kart hizmetlerini gibi, 23 ayrı hizmeti, içinde
doktorun da olmadığı, 5 kişilik bir ekip nasıl verebilir? Bu mümkün müdür?
Örneğin 15 Gündür okul aşılarını yapan TSM’lerdeki personeli TSM’lerden çektiğinizde bir
daha ki okul aşılarını sayın sağlık bakanımız kendisimi yapacaktır? Yada okul aşılarına da hizmet
alımı yöntemiyle yaparak birilerine rant mı sağlayacağız? Çocuklarımızın sağlığını birilerine mi
emanet edeceğiz.
Toplum sağlığı merkezlerinde koruyucu sağlık hizmetlerini yerine getiren sağlık personelini
yok derecesinde azaltılmasıyla ne yapılmak istendiğini biri bize açıklasın.
Koruyucu sağlık hizmetleri Devlet tarafından Devlet memurları eliyle verilmek zorundadır.
2010/65 Sayılı Genelgeyle yataklı tedavi kurumlarında ki personele halen bir saat fazla
çalıştırıp karşılığını vermeyen, hukuk tanımayan sağlık bakanı hemen her açıklamasında sağlık
çalışanlarının fazla ücret aldığını ifade etmektedir. Bu gün özellikle hekim dışı personelimizin en
az % 50 si memurlar arasında en az ücreti almaktadırlar. 2002 Yılında bir polisimizle bir hemşiremiz
yaklaşık aynı maaşı almaktayken bu gün pek çok hemşiremiz bir polisimizin yarısı kadar maaş
almaktadır.
Size çarpıcı bir örnek vereyim. 2005 Yılında SSK hastanelerinin birleşmesiyle hiçbir
hak kaybına uğramayacak diye ifade edilen SSK çalışanlarımızdan beş yıldır aynı maaşı alan,
arkadaşlarımız mevcuttur.
Değerli arkadaşlarım, sonuç olarak sağlık çalışanları Sağlık Bakanı tarafından sahipsiz
bırakılmıştır.

Ahmet DOĞRUYOL
Türk Sağlık-Sen İzmir-1 Şube Başkanı
03.12.2010

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir