Anasayfa / Basın Açıklamaları / Türk Eğitim Sen Bütün Engellemelere Rağmen Yetkiyi Yine Aldı

Türk Eğitim Sen Bütün Engellemelere Rağmen Yetkiyi Yine Aldı

Türk Eğitim Sen 2010 yılında da yetkili sendika oldu. Yetkili sendika olmak, toplu görüşmelerde eğitim çalışanlarını temsil etmenin yanı sıra, tüm dünyada Türkiye’nin eğitim öğretim ve bilim hizmetleri kolunun yetkili sendikası olma özelliğini kazanmak bakımından da büyük öneme haizdir.

Türk Eğitim Sen 2006 yılından bu yana yetkili sendika olma hüviyetini korumaktadır. İnşallah bu yıl Toplu Görüşmelerin 5 incisine oturacağız. Önümüzdeki süreçte Toplu Sözleşme yapmak ve eğitim çalışanlarını en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Önümüzdeki zorlukları biliyoruz, 5 yıldır elde ettiğimiz tecrübemizi Toplu Görüşmelere yansıtmak istiyoruz. 2010 yılında yapılacak Toplu Görüşmelerde üyelerimizden gelen talepleri masaya taşıyacağız. 2011 yılının genel seçim yılı olması, hatta seçimlerin öne çekilmesi ihtimalini de düşünerek Toplu Görüşme stratejimizi oluşturacağız. Taleplerimiz doğrultusunda, İktidarın yaklaşımlarını da dikkate alarak her türlü eylem ve etkinliği de ortaya koymaktan çekinmeyeceğiz.

Eğitim çalışanlarının yaşadığı ekonomik ve sosyal sıkıntılar had safhaya ulaşmış durumdadır. Öğretmeninden hizmetlisine, memurundan, akademik kadrolara kadar geniş bir yelpazede bulunanlar adeta yok sayılmışlar, İktidar tüm sorunlara gözünü kapatmıştır. Gerek MEB gerekse YÖK kendi çalışanlarını mutlu etmek, onları kazanmak adına dişe dokunacak bir adım atmamıştır.

YÖK kendi içerisine dönük bir kuruluş olmaktan çıkamadığı gibi, üniversiteleri ileriye taşıyacak tedbirleri de alamamış, statükoyu korumaktan başka bir yaklaşım sergileyememiştir. Milli Eğitim Bakanlığı ise, kayıp bakanlık hükmündedir. Evlere şenlik bir yönetim tarzı sergileyen Nimet ÇUBUKÇU kapalı bir kutu gibi, sivil toplum örgütlerine, sendikalara kapılarını kapatmış sırça köşkünde kararlar alan, eğitim çalışanlarını, iş verimi ve kalitesini hiç düşünmeyen bir Bakan görüntüsündedir. Bugüne kadar verdiği sözleri tutmayan Nimet ÇUBUKÇU tüm eğitim çalışanlarının nazarında puan kaybetmiş ve güvenirliğini tamamen yitirmiştir. Nimet ÇUBUKÇU’nun performansını beğenen aklı başında bir tek eğitim çalışanı olduğunu düşünemiyoruz.

Yetkili olmaktan bahsederken, eğitim öğretim hizmet kolunun sorunlarını da düşünmeden, irdelemeden geçmek bir hayli zor. Ancak, eğitim çalışanlarının Türk Eğitim Sen’in mücadele ettikleri kişilerin nasıl bir zihniyete sahip olduklarını bilmeleri de önemlidir. Hak hukuk mücadelesi veren Türk Eğitim Sen’in, haktan hukuktan bihaber yöneticilerle mücadele etmek zorunda olduğunu da hesap etmek zorundayız. Ancak, bu şartlar da bile hız kesmeden mücadele edeceğiz, bu şartlarda en iyiyi elde etmeye, sendikacılığın her türlü enstrümanını kullanmaya devam edeceğiz. Diyalogdan da, eylem ve etkinliklerden de vazgeçmeyeceğiz. Uzattığımız eli tutup tutmamak onlara aittir. Ya bu eli tutacaklar ya da yapacağımız eylemlerle oluşturacağımız tepkilere tahammüllü olacaklardır. Oluşturduğumuz demokratik tepkilerimizi görmezden gelenler, eleştirilere kulak tıkayanlar siyasette de pek uzun ömürlü olmayacaktır.

Türk Eğitim Sen yetkili olmuştur demek kendi başına yeterli değildir. Bu yetkiyi hangi şartlarda aldığımızı, hangi şartlarda 2006 yılından bu yana sürekli yükselerek koruduğumuzu anlamak çok önemlidir. Bu zorluğu tüm teşkilat yöneticilerimiz iliklerine kadar hissetmektedir. Türk Eğitim Sen’in, hep mücadeleye talip olmuş bu dev kadrosunu en derin saygı ve şükranlarımla selamlıyorum. Baharı hiç tatmamış bu dev kadro, hep fırtınaların, hep çileli günlerin gerçek kahramanlarıdır. Ülkemizin her ilinde, her ilçe ve köyünde ve Üniversitelerin her biriminde Türk Eğitim Sen’in temsil ettiği değerleri en iyi şekilde taşıyan ve taçlandıran bu dev kadro önümüzdeki süreçte de yılmadan yoluna devam edecektir.

Yetkiyi beşinci kez almanın sevinç ve gururu ile diğer sendikalara dair bir şeyler yazmak, onları eleştirmek istemiyoruz. Ancak, şunu da söylemeden geçmek sorumluluk sahibi bir insana yakışmaz diye düşünüyoruz. O da şudur; Türk Eğitim Sen’i örnek alın diyemiyoruz, çünkü bugüne kadar anlayamadınız. Fakat, sekiz yıldır sürdürdüğünüz yöntemler artık, eğitim çalışanlarına ve size huzur vermiyor. İnsanları menfaatleri ve şahsiyetleri arasında tercih yapmaya zorlama alışkanlığınızdan kurtulun. Böyle bir yaklaşım üye sayınızın artmasında bugün için geçerli gibi görünmekle birlikte, uzun soluklu bir strateji olmayacağı gibi, böyle üyelerle bir yere varılamayacağı görülmelidir. Sendikacılığın nasıl yapılması gerektiği bellidir; mücadele, doğruları seslendirme ve haktan, hukuktan yana olmadır. Bunları sağlayamadığınız sürece, büyümeden anladığınız tek şey, geleceğe dair korkularınızın büyümesi olacaktır.

Türk Eğitim Sen olarak 2010 yılında da söke söke aldığımız yetkinin herkese bir ders olmasını istiyoruz. Türk Eğitim Sen her şeye rağmen almış olduğu bu yetkiyle; ilkeli ve yiğit duruşun bu ülkede hala önemli bir değer olduğunu göstermiştir. Biz, eğitim çalışanlarına verdiğimiz söz üzerine, bulunduğumuz yerden, mücadeleyi daha üst noktalara taşımanın gayreti içinde olacağız. Bu uzun soluklu bir emeği gerektiren bir mücadeledir. Bu uzun yolda nefesi yetmeyenler, bizi anlamakta zorlananlar olacaktır, ama gelecek bütün eğitim çalışanlarının olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti huzurlu, mutlu, geleceğinden emin eğitim çalışanları ile daha da ileri gidecektir.

Türk Eğitim Sen’in bayrağını her birimde korkmadan ve yorulmadan taşıyanlar, baharı hiç yaşamamış hep fırtınaların ve çileli günlerin kahramanları; hak, hukuk ve demokrasi mücadeleniz kutlu olsun.

Türk Eğitim-Sen

İstanbul Bölge Başkanı

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir