01 Mayıs 2012 – 04:36 |

Memur-Sen’den Meclis’te görüşmeleri devam eden Toplu Sözleşme Yasası’yla ilgili açıklama geldi…
Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Teşkilatlanma Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, ”Kamu görevlileri için toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın yürürlüğe girmesi ve ülkemizde …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Sendikal Haberler

Sendikalarla ilgili güncel haberler…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

TÜRK EĞİTİM-SEN, SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER İÇİN 8 KASIMDA EYLEM YAPACAK!

Ekleyen / 18 Ekim 2010 – 20:28
TÜRK EĞİTİM-SEN, SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER İÇİN 8 KASIMDA EYLEM YAPACAK!

TÜRK EĞİTİM-SEN, 8 KASIM TARİHİNDE, MİLLİ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU’NUN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN KADROYA GEÇİRİLECEĞİNE İLİŞKİN VERDİĞİ SÖZÜN 502. GÜNÜNÜ YAŞ PASTA KESEREK KUTLAYACAK!Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun, sözleşmelileri kadroya alacağına ilişkin verdiği sözün üzerinden bugün tam 478 gün geçti. Bakan Çubukçu, bu sözü ilk kez 24 Haziran 2009 tarihinde verdi.

Sayın Çubukçu, Türk Eğitim-Sen olarak kendisini ziyaretimizde artık sözleşmeli öğretmen alınmayacağını, mevcut sözleşmeli öğretmenlerin tamamının kadroya geçirileceğini söyledi. Çubukçu aynı gün sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi ve bundan sonraki süreçte Milli Eğitim Bakanlığı’na sözleşmeli yerine kadrolu öğretmen alınması yönündeki kararı TRT 3/GAP televizyonundan canlı olarak yayımlanan “Gelecek Eğitimle Gelecek” programında açıkladı. Çubukçu 25 Haziran 2009 tarihinde de basın açıklaması yaparak, bu sözünü bir kez daha tekrarladı.

Çubukçu 24 Haziran 2009 tarihinden bu yana sürekli sözleşmelilerin kadroya geçirileceğini söylese de, bu söz havada kaldı. Çubukçu, 2 Temmuz 2009 tarihinde sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmasına ilişkin düzenlemeyi Kasım ayına kadar yetiştirmeyi planladıklarını açıkladı. Çubukçu, Türk Eğitim-Sen’in 13 Mart tarihindeki mitinginden önce, 9 Mart 2010 tarihinde 70 bin civarındaki öğretmenin kadroya geçirilmesi konusundaki hazırlıkların belli bir aşamaya geldiğini belirterek, “Bu konuda yapılacak düzenlemeye ilişkin taslağı Maliye Bakanlığına gönderdik” dedi. Sayın Çubukçu, 13 Ağustos 2010 tarihinde de bir televizyon kanalında, “kademeli olarak sözleşmeli öğretmenleri kadroya geçireceğiz. İlk etapta 5 yılını tamamlayanları kadroya alacağız. Bunu bitirdik. Maliye’den haber bekliyoruz” dedi. Bakan Çubukçu’nun, Türk Eğitim-Sen’in 13 Mart mitingi öncesinde verdiği sözler nerede kaldı?

Görüldüğü üzere Bakan Çubukçu sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi ile ilgili ne söylediyse, hangi sözleri verdiyse gerçekleşmedi. Verdiği söz sık sık Maliye Bakanlığı’nın duvarına çarpan Çubukçu, bu süreçte çok pasif kaldı. Ne Başbakan’a ne de Maliye Bakanına konuyla ilgili baskı yapamayan Çubukçu, Bakanlığını yönetmek konusunda yeteri kadar insiyatif ortaya koyamadı. Geride ise; sözünü tutmayan bir Bakan ve giderek umutsuzluğa sürüklenen gözü yaşlı 62 bin sözleşmeli öğretmen kaldı.

Sözleşmeli öğretmenler sabırsızlıkla TBMM’nin açılmasını bekledi. 62 bin sözleşmeli öğretmenin gözü, kulağı TBMM’deydi. Ancak sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi ile ilgili TBMM’den de bugüne kadar bir ses çıkmadı. Hayallerini ertelemek zorunda kalan, “ha bugün, ha yarın” denilerek sürekli oyalanan sözleşmeli öğretmenler için bıçak kemiğe dayandı.

Yıllardır atanmak için büyük mücadele veren, alın teri döken öğretmenlerimiz beceriksiz yöneticilerin elinde heba olmaktadır. Öğretmenlik mesleği artık “zulüm mesleği” haline gelmiştir.

AKP iktidarı tarafından getirilen farklı türde öğretmenlik istihdamı ile nedeniyle öğretmenlerimiz, ayrımcılığa tabi tutulmuş, yöneticiler ile sözleşmeli öğretmenler arasındaki ilişki efendi-köle ilişkisine dönüştürülmüş ve öğretmenler iş güvenceleri olmadan mesleklerini icra etmek zorunda kalmıştır. Öğretmenleri sınıflara ayıran, bölen bu istihdam modeli, aynı fakültelerden mezun, aynı işi yapan öğretmenler arasında derin bir uçuruma neden olmaktadır. Sözleşmeli, ücretli gibi istihdam modelleri öğretmenlik mesleğine yakışmayan, insan hakkı ve hukuk ihlalleriyle dolu uygulamalardır. Bu uygulamalar nedeniyle öğretmenlik mecburiyetten seçilen bir meslek haline gelmek üzeredir. İdealist insanların mesleği olan öğretmenlik, ekonomik problemlerin yanında yaşanan hukuki problemler nedeniyle gözden düşen ve kerhen yapılan meslek grubu içerisinde yer almaya adım adım yaklaşmaktadır.

Sözleşmeli öğretmenlerin atama ve yer değiştirme hakkı yoktur. Sözleşmeli öğretmenler okullarında yönetici olamazlar. Mahkeme kararlarına rağmen, 30 günden fazla rapor alan sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmeleri feshedilmektedir. Bu insanlık suçunu işleyen bizzat Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendisidir. “Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü olacak” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da her nedense hukukun hiçe sayılmasına, kanser hastası olan sözleşmeli öğretmenlerin sözleşmelerinin feshedilmesine seyirci kalmaktadır.

“Sözleşmeli öğretmenle kadrolu öğretmen arasında fark yok” diye kamuoyunu yalan beyanlarla aldatanlar, kanser hastası olan ve 30 günden fazla rapor aldığı için sözleşmeleri feshedilen öğretmenlerin çığlığı karşısında da duyarsızdır. Hasta olan sözleşmeli öğretmenleri gözden çıkaran, onlara çalışma imkânı vermeyen Bakanlık, öğretmenlerin iş güvencesini ortadan kaldırmak için büyük gayret göstermektedir.

Bu noktada Türk Eğitim-Sen olarak, Sayın Nimet Çubukçu’nun tutamadığı sözünün 502. günü olan 8 Kasım 2010 tarihinde, saat 12.00′de Milli Eğitim Bakanlığı önünde tutulmayan sözün 502. gününü YAŞ PASTA KESEREK kutlayacağız! Nimet Çubukçu’nun söz verdiği tarihte doğan çocuklar bugün 2 yaşını doldurmak üzeredir. Bu eylemde, Sayın Bakan’a sözünü bir kez daha hatırlatacağız, söz verip de tutmamanın ne kadar ayıp olduğunu Bakan Çubukçu’nun yüzüne bir kez daha vuracağız.

Sözleşmeli öğretmenler laf değil, icraat beklemektedir. Sözleşmeli öğretmenler oyalanmak ve süslü yalanlarla kandırılmak istememektedir. Sözleşmeli öğretmenler ağzına bir parmak bal çalanları affetmemektedir. Sözleşmeli öğretmenler artık kadro müjdesi beklemektedir.

Öğretmenlerin gerek atanmadan önce yaşadığı KPSS hırsızlığı, yetersiz öğretmen istihdam politikasının yarattığı olumsuzluklar; gerekse atandıktan sonra yaşadığı baskı, sürgün, adam kayırma, sözleşmeli, kadrolu gibi farklı hukuk normlarına tabi olmak, ortalama gelir düzeyinin altında yaşamaya mahkûm edilmek gibi sorunlar nedeniyle yüz binlerce öğretmen eğitim fakültelerini tercih ettiklerine pişman edilmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Şu haberler ilginizi çekebilir...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .