07 Şubat 2012 – 23:29 |

Madde 7- (1) Görevi başında iken şehit edilen üyelerin kanuni varislerine yapılacak şehit yardımı miktarı, her yıl Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
(2) (Değişik ikinci fıkra: Şubat 2010/2629) Şehit yardımının yapılabilmesi için;
a) Veraset ilâmı aslı veya Mahkemece …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Seçime Doğru

Seçim arefesinde Antalya ve Türkiye…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

TÜRK ULAŞIM-SEN SİVAS

Ekleyen senDİKalı / 11 Aralık 2009 – 00:31
TÜRK ULAŞIM-SEN SİVAS

TÜRK ULAŞIM-SEN SİVAS ŞUBE BAŞKANI NURULLAH ALBAYRAK’IN 25/12/2009 TARİHLİ İŞ BIRAKMA EYLEMİ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME AÇIKLAMASI. Tokat’ın Reşadiye İlçesinde teröristlerin saldırısı sonucu şehit edilen Mehmetçiklerimizin ve Kocaelin’nin Kandıra İlçesinde şehit olan hemşehrimiz er Ali KIRAÇ’ın acılarını yüreğimizde hissediyor aziz miltemize ve ailelerine baş sağlığı diliyoruz.

Ülkenin geleceği, Kuruluşlarımızın geleceği, kendi geleceği ve çocuklarının geleceği için 25 Kasım günü en güzel dayanışmayı sağlayarak, yaşanılan ortak kaderi, memurluk onuru ve her geçen gün kaybetmekte olduğu toplumsal kariyerini elde etmek için ayağa kalkan meslektaşlarımız, hepinizi Türk Ulaşım-Sen ile bu mücadelede bizlerle birliktelik sağlayan Sendika ve Derneklerimiz adına teşekkür eder şükranlarımızı sunarız.

1990’lı yılların başında başlattığımız Sendikal mücadele ile 20 yılı geride bıraktık.
Geçen 20 yıl zarfında birçok Hükümet ve Başbakan ile muhatap olduk.
2001 yılında 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar Kanunu eksik ve aksaklıklarıyla birlikte hayata geçti.
Toplu Sözleşme ve Grev gibi Sendikalı olmanın temel haklarından yoksun mücadelemizi sürdürdük.
Geçen zaman zarfında ILO’nun 87, 98, 151 Sayılı Sözleşmeleri, Anayasamızın başta 90. maddesi olmak üzere, Kanun, Genelge ve Yönetmelikler bağlamında varlığımızı sürdürdük.
Bizler KİT mensupları olarak 1986 yılından itibaren 399 Sayılı K.H.K Hükümlerine göre istihdam edildik. Anayasa Mahkemesi kazanılmış hakları ortadan kaldıran hususları iptal ettikten sonra ücret ve özlük haklarımızda değişiklikler yapıldı.
Sözleşmeli personel olmak isteyenlere almakta olduğu tüm zam, tazminat ve ücret kalemleri dahil edilerek, üzerine Aile Yardımı, Çocuk Parası, yıllık 2 ikramiyeden 1 aya denk düşen tutar ilave edildikten sonra toplam net tutarın %30 fazlası mukabili, Brüt ücrete dönüştürülmüştü.

Eğer bu uygulama devam etmiş olsaydı ;

15 yıllık bir Memur 1638 TL,
12 yıllık bir Teknisyen 1954 TL,
20 yıllık bir Büro Şefi 1848 TL alıyor olacaktı.

Oysa bugün itibari ile sözleşmeli olan ;

15 yıllık bir Memur 1242 TL almakta, 435 TL kayıp yaşamaktadır.
12 yıllık bir Teknisyen 1409 TL almakta, 545 TL kayıp yaşamaktadır.
20 yıllık bir Büro Şefi 1452 TL almakta, 440 TL kayıp yaşamaktadır.

Bu görüntü geçen zaman içinde ücretlerin nasıl enflasyonun gerisinde kaldığı ve reel kayıp yaşandığının göstergesidir.
KİT personeli yüksek ücret alıyor gerekçesi ile verilmeyen 375 Sayılı K.H.K Hükümleri ( Ek Ödeme ) tüm sendikal mücadelemize rağmen henüz çözülmüş değildir.
24 saat esasına göre görev yapan Faal Personel ücretleri normal çalışma şartlarındaki personelle eşit duruma gelmiştir.
Günde ortalama 12 saat çalışan faal personel, fazla çalışma ücreti olarak yaklaşık 1 TL almaktadır.

Hafta sonu ve Bayramda çalışan, yüksek gerilim altında ve gece çalışanlara hiçbir ekstra ücret ödenmemektedir.
KİT çalışanları, verilen bir öğün yemeğin bedelini ödemektedir.
KİT çalışanları, Aile yardımı ve çocuk parası alamamakta.
Kamu Görevlilerine emekli olduklarında ödenecek emekli aylığı ve emekli ikramiyesi komik denecek kadar düşüktür.
Kamu görevlileri 5510 Sayılı Sağlık ve Sosyal Güvenlik Kanuni düzenlemeleri ile;
Fiili Hizmet hakkını kaybetmiştir. İlaçlar bedeli mukabili, tedavi paralı hale getirilmiştir.
Elektrik, doğalgaz, akaryakıt gibi çalışanların önemli gider kalemlerini oluşturan ürünlere otomatik zam uygulanmakta ve henüz 2010 yılına girmeden yapılan iyileştirme şimdiden geri alınmış vaziyettedir.
Özelleştirme uygulamaları nedeniyle, çalışanlar arasında ayrım yapılması, bir kısım kamu hizmetlerinin taşeron firmalar aracılığı ile yapılması, her geçen gün azalan mevcut ile verilen hizmetin kalitesi düştüğü gibi kazalarda ve maddi zararlarda artışlar gözlenmektedir.
Daha pek çok sebep sayabiliriz.
8 yıldır Toplu Pazarlık masasında verilen mücadeleler ne Siyasi İradenin, memurun ekonomik, sosyal ve özlük haklarında beklenen gelişmeyi sağlamış, nede demokratik haklarında bir arpa boyu yol alınmıştır.
Verilen sözler unutulmuş, atılan imzalara sadık kalınmamıştır.
Ülkemiz bu tutumuyla 128 ülke arasında uzmanlar denetimine tabii tutulan 2. ülke durumuna düşürülmüştür.
İşte bu ve daha pek çok sebep Kamu Görevlilerini 25 Kasım’a getirmiştir.
Türkiye Kamu-Sen ve KESK’in ortaklaşa aldıkları eylem kararlarına bu konfederasyonlara bağlı sendikalar olarak uyacağımızı kararlaştırdık ve uyduk.
Kurumsal yetkilerin sınırlarını aşan tedbirlere ve son derece sakıncalı, insanların can ve mal emniyetini risk eden tedbirlere karşı yoğun direnç gösterilmiş ve halkımızın mal ve can emniyeti korunmaya çalışılmıştır.
25 Kasım’da Kamu Görevlileri yasal haklarını kullanarak 1 günlük uyarı eylemini gerçekleştirmiştir.
Başta Ankara Valiliği ve TCDD Genel Müdürlüğü olarak çalışanları tehdit eden emirler yayınlayarak Sendikal faaliyetleri engellemekten T.C.K’nın 118. maddesine göre suç işlediklerinin farkında olmasalar da, bizde kendilerini her fırsatta uyardık.
İşte Sivas Valiliği’nin 25 Kasım yasadışı eylemdir diyerek şehirde pankart asımını yasaklayan kararı, Sivas İdare Mahkemesinin ESAS NO : 2009/1202 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Yani iddia edildiği gibi Eylem, yasadışı değil yasal bir hakkın kullanılması olarak algılanmalıdır.
Ulaştırma çalışanları 25 Kasım’da örnek teşkil edecek bir dayanışma örneği sergilemiştir.
Hiçbir olumsuzluk ve taşkınlık yaşanmamıştır. Ancak TCDD Yönetimi önceden yapılan uyarıları dikkate alarak özellikle yolcu mağduriyetlerine karşı önlem almak yerine, ne pahasına olursa olsun trenleri hareket ettirme yolunu seçtiğinden istenmeyen mağduriyetler yaşanmıştır.
Eylem tamamlanmış, fedakar personel kaldığı yerden işini yapmaya koyulmuştur. Tam 12 gün sonra TCDD Teftiş Kurulu’nun önerisi ile Türkiye genelinde 16 arkadaşımız açığa alınmıştır.

Açığa alınan 16 arkadaşımız idari görevlerde olmamasına rağmen TCDD Personel Yönetmeliği’nin 133/d maddesi, TCDD Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 12/ç maddesi gerekçe gösterilerek açığa alınmışlardır.
Danıştay 12. Dairesi’nin vermiş olduğu kararlarda idari tahkikat yapılamayacağı, AİHM’de Yargıtay 4. Daire Başkanlığı’nın verdiği karar bozulup tazminat ödenmesine hükmedilmesine rağmen, arkadaşlarımız haksız ve mesnetsiz olarak açığa alınmışlardır.
Hem de T.C.K’nın 118. maddesinde ifadelendirilen suçu işleme pahasına, hem de TCDD Personel Yönetmeliği’nin 135. maddesi ihlal edilerek.
Bugün burada buluşma sebebimiz, yapılan yanlıştan dönülmesi ve 16 arkadaşımızın derhal görevlerine döndürülmesi içindir.
Ayrıca yasal haklarımızı kullanmaktan asla geri durmayız, ancak TCDD Yönetiminin çalışanlara karşı başlattığı hasmane tutum karşısında, çalışanlar kendi yöntemleri ile 16 arkadaşın göreve dönmesi için yeni bir kararlılık ortaya koymuştur.
Siyasi İradeye karşı yapılan uyarı eylemini kendi üstüne alan Yöneticiler, görev ve sorumluluklarını unutmuş gözüküyorlar.
Biz görevimizi yaptık. Bizim amacımız kavga değil tam aksine görevlerimizin başında halkımıza hizmet etmektir.
Eğer bugün 16 arkadaş görevlerine döndürülmez ise bugün yaptığımız basın açıklaması ilk uyarımız olmuş olacak, ardından adım adım giderek dozu artan eylemler uygulamaya konulacaktır.
Son kez TCDD Yönetimini aklı selim hareket etmeye ve daha fazla gerilime sebebiyet verilmemesi için çaba göstermeye davet ediyoruz.
Bu kez sadece 25 Kasım’a iştirak eden Arkadaşlarımız değil katılmadığı için pişmanlık duyan tüm meslektaşlarımızın dayanışması oluşmaktadır.
Yöneticilerin, kısık sesle yanlışları anlatanları değil, çalışanların gerçek temsilcilerinin söylediği gerçeklere kulak vermeleri en doğru olanıdır.
Yeni ve kararlı mücadelemizi değerli basın mensuplarımız nezdinde ilgililere ve kamu oyuna saygıyla duyururuz.

NURULAH ALBAYRAK
TÜRK ULAŞIM-SEN SİVAS İL BAŞKANI

Şu haberler ilginizi çekebilir...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .