07 Şubat 2012 – 23:29 |

Madde 7- (1) Görevi başında iken şehit edilen üyelerin kanuni varislerine yapılacak şehit yardımı miktarı, her yıl Yönetim Kurulu’nca tespit edilir.
(2) (Değişik ikinci fıkra: Şubat 2010/2629) Şehit yardımının yapılabilmesi için;
a) Veraset ilâmı aslı veya Mahkemece …

Haberin tümü »
Basın Açıklamaları

Sendikal Haberler ve basın açıklamaları…

Davalar ve Sonuçları

Sendikal davalar ve dava sonuçları …

Kamu Sendikaları

Kamu sendikaları, basın açıklamaları…

Key Haberleri

Key ödemeleri, keylerde son durum…

Seçime Doğru

Seçim arefesinde Antalya ve Türkiye…

Anasayfa » Basın Açıklamaları

Türkiye’deki Kanlı Terörde İsrail Patron, PKK Taşeron

Ekleyen senDİKalı / 22 Haziran 2010 – 13:36
Türkiye’deki Kanlı Terörde İsrail Patron, PKK Taşeron

Tüm Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklamada,  “11 askerimizi şehit eden elleri ve zihinleri lanetliyoruz.Türkiye’deki terörün patronu İsrail’dir; PKK taşerondur” denildi. Hakkâri’deki hain saldırıda 11 askerimizin şehit edilmesi ve 14 askerimizin de yaralanmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Tüm Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi, “11 askerimizi şehit eden elleri ve zihinleri lanetliyoruz. Devletin bu kanayan yaraya acilen neşter vurmasını bekliyoruz. Devletten lanetleme mesajlarından da öte bir şey yapmasını, terörle en etkili mücadeleyi yaparak teröristleri yıldırmasını ve yok etmesini istiyoruz.” Dedi.

“Askerimize kurşun sıkan eller asla affedilmemelidir”

Tüm Eğitim-Bir-Sen açıklamasında ‘Demokratik Açılım’ ile PKK Terörünün birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği, ancak PKK mensuplarını cesaretlendirici adımlardan da kaçınılmasının şart olduğu belirtilerek “askerimize kurşun sıkan eller hiçbir şart altında asla affedilmemelidir” denildi ve şöyle devam edildi:

“Türkiye’deki etnik ve mezhep terörü can almaya devam etmektedir. Devletin terör karşısında aciz kaldığı kanaati oluşturulmak istenmekte, devlete olan güven sarsılmaya çalışılmakta ve en sonunda da Türkiye halkı ‘verelim kurtulalım’ psikolojisine sokulmak istenmektedir.

Türkiye büyük bir saldırı ile karşı karşıyadır. İç ve dış şer odakları harekete geçmiştir. Dünkü sağcı-solcu çatışmasını bırakan Türkiye bugün etnik bir kaosun içine atılmaktadır.

Bu terör iç dinamiklerin mahsulü değil, bilakis dış mihrakların stratejik bir saldırısının sonucudur. İskenderun deniz üssüne Gazze yardım gemisiyle eş zamanlı yapılan terör saldırısı İsrail’in maskesini düşürmüş, Türkiye’deki terörist saldırıların patronunun İsrail olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin İsrail katliamlarını eleştirmesiyle başlayan gerginlikte İsrail Türkiye’den ‘one minute’ın rövanşını kanlı bir şekilde almaktadır.

Türkiye’deki tüm üst düzey yöneticilerin bildiği bu gerçek yarım ağızla ima edilerek değil, açıkça Türk Milletine deklare edilmelidir.

İsrail Türkiye’nin hiçbir zaman dostu olmamıştır ve yarınlarda da olması mümkün değildir. Osmanlı’nın yıkılıp parçalanmasında çok büyük bir rol oynayan ve bunun karşılığı olarak da batının orta doğudaki bekçiliğini üstlenmesi için kurdurulan İsrail’in halen Türkiye’nin toprakları üzerinde hesapları vardır. Nil’den Fırat’a kadar olan topraklar üzerinde hak iddialarını dinlerinin temeline oturtmuş olan bu devlet, Türkiye’nin güneydoğusunu er ya da geç kendilerine vatan yapma sevdasındadır.

Hıristiyan dünyasının Doğu Anadolu’da Ermenistan, Güneydoğuda İsrail, Doğu Akdeniz’de Süryani, Doğu Karadeniz’de Pontus, İstanbul’da da Bizans’ı hortlatma projelerine uygun olarak kanlı terör eylemlerine sahne olan Türkiye topraklarında yine Türk insanının kanı akıtılmaktadır.

Hıristiyan Batı’nın ve Yahudi İsrail’in ne Kürt halkına ne de alevi kesime dostluğu vardır. Onların asıl maksatları bölgede kaos oluşturup güçlü Türkiye’nin önünü kesmek ve en nihayetinde bitap düşürüp emellerine ulaşmaktır. Irak’ta Saddam’ın zulmünden kurtarıp demokrasi vaat edenlerin Irak halkına yaptıkları insanlık dışı katliamları halen devam ederken, Türkiye’deki hiçbir aklı başında insanın bu tuzaklara düşmemesi gerekir.

Türkiye devleti bu sorunu öteleyemez. Bu sorunu en etkili şekilde acilen milli akıl çerçevesinde çözmek için zaman geçirilmemelidir.

Türkiye’nin iktidar ve muhalefet partilerine ve milli güvenlik kurulunun üyelerine, TBMM üyelerine, devletin üst düzey yöneticilerine sesleniyoruz.

Bu sorunu kendi şartlarımızda ve milli akıl çerçevesinde ‘biz’ çözelim. Ülkemizin yarınlarını günlük siyasete ve küçük menfaatlere kurban etmeyelim. Türk insanının Türkiye’den başka gideceği bir ülkesi yoktur. 1974 Kıbrıs harekâtıyla başlatılan iç terör dalgalarına bir nihayet verelim.

Çözüm için dostu dost, düşmanı düşman olarak görmek ve göstermek ilk şarttır. Türkiye devleti kendi halkına değil, halk arasına fitne salan, halk arasından insan satın alarak terörist yapan, halkın acılarından ve zaaflarından istifade ederek halkı devlete karşı silahlandıran dış mihraklara en şiddetli cevabı vermeli ve bu ülkelerle barış ve dostluk tiyatrosu oynamayı artık terk etmelidir.

Tüm bunları yapabilmek için de milli iradeyi ve milli ekonomiyi güçlendirmek için canla başla çalışılmalıdır.

Yeni acıların tekrar yaşanmaması temennisiyle şehitlerimize Allahtan rahmetler diliyoruz. Başta aileleri olmak üzere Türk Milletine de metanet ve sabır diliyoruz.”

İlginizi çekebilecek benzer haberler...

Yorum Yapın!

Yorum ekleyebilir veya sitenizden GERİ İZLEME yapabilirsiniz. Yorumlardan haberdar olmak için RSS sistemine kayıt olabilirsiniz.

Lütfen spam yorum yapmayınız!

Yorumlarda resminizin görünmesi için GRAVATAR sistemine kayıt olmalısınız. .