Anasayfa / Basın Açıklamaları / Tutuklu Arkadaşlarımız Hemen Serbest Bırakılmalıdır.

Tutuklu Arkadaşlarımız Hemen Serbest Bırakılmalıdır.

Siyasi iktidar attığı her adımda, yaptığı her uygulamada ve Başbakan başta olmak üzere hükümet yetkililerinin bütün açıklamalarında demokrasiden dem vurmakta ve ülkeyi demokratikleştirme iddiasını dile getirmektedir.Açıklamalarda insan haklarından, sendikal haklardan, halk iradesinin üstünlüğünden, diyalogdan ve barıştan söz edilirken; günlük yaşamda var olan haklar bile kısıtlanmakta, ifade özgürlüğü kapsamındaki eylem ve etkinlikler engellenerek yasa dışı faaliyetler kapsamına sokulmakta, çalışma yaşamında yeni yasaklara imza atılmaktadır.

AKP zihniyeti toplumsal muhalefet ve eleştiriye tahammülsüzdür. Kendileri gibi düşünmeyen, davranmayanları “bertaraf” edilmesi gereken güçler olarak görmekte; uygulamalarına ve hak gasplarına karşı çıkanları idari soruşturma, baskı, sürgün, cezalarla yıldırmaya çalışmakta; bunu yetersiz gördüğünde ise işi ve tutuklamaya kadar götürmektedir..

AKP’nin bu yaklaşımının birinci elden mağdurlarından biri de konfederasyonumuz KESK’tir. AKP’nin KESK’e yönelik tutumu kamuoyunun yakından bildiği bir olgudur. Panzerlerle kuşatılmış, gaz saldırılarına maruz kalmış hakkını arayan ve KESK bayrağıyla sokaklarda hesap soran kamu emekçisi imgesi bu ülkede yaşayan her yurttaş için bilinen bir tablodur. Ancak AKP’nin konfederasyonumuza yönelik tutumu sadece sokak gösterilerinde polis gücünü ölçüsüzce kullanmakla sınırlı değildir.

KESK’e yönelik baskılar özellikle son iki-üç yıldır daha da yoğunlaşmıştır. Bunda en önemli etkenin Kürt sorunun demokratik çözümü beklentisinin yerini yeniden çatışmalı bir sürece inkar ve tasfiye anlayışına bırakmış olmasıdır. Baskıların bir diğer boyutu çalışma yaşamında hak gasplarına yol açan çok sayıda yasa, genelge, yönetmelik ve tebliğlerdir. Kürt sorununda, ülkenin demokratikleşmesinde ve çalışma yaşamında demokratik ilkeleri, özgürlükleri savunan Konfederasyonumuz bu nedenle hedef haline getirilmiştir.

Bu baskıların sayısız örneğini yaşadık. Konfederasyon genel merkezimiz basıldı, eski ve yeni genel merkez yöneticilerimiz gözaltına alındı, tutuklandı. Gözaltı ve tutuklamalarla kamu emekçileri yıldırılmak, sindirilmek istenmektedir.Bu yolla tüm kamu emekçilerine gözdağı verilmek istenmektedir. Sendika genel başkanlarımız ve MYK üyelerimiz önce görevden alındı, mahkeme kararlarıyla döndüklerinde bu kez tutuklandılar. En son DİVES genel başkanımız Lokman ÖZDEMİR’in tutuklanması bunun örneğidir.Şu anda 10 KESK’li arkadaşımız çeşitli cezaevlerinde tutuklu bulunmaktadırlar. Aylardır tutuklu olmalarına rağmen bu arkadaşlarımızdan yarısından fazlasının daha ilk duruşmaları bile yapılmamıştır.

Tutuklu arkadaşlarımız şahsında KESK’in emek, barış ve demokrasi mücadelesi hedef alınmıştır. AKP, KESK’siz bir emek ve çalışma alanı istemektedir. Ancak siyasi iktidarın bilmediği bir gerçek vardır. KESK onların bildiği türden icazetçi bir sendika değildir. Kamu emekçileri mücadelesi çok hükümet görmüştür ve bundan sonra da görecektir. KESK’in tarihi baskılara karşı direnişin tarihidir. KESK baskılara boyun eğmeyecek; emek, barış ve demokrasi mücadelesini tüm kararlılığıyla sürdürecektir.

Tutuklu arkadaşlarımız hemen serbest bırakılmalıdır.

Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz!

KESK ADANA ŞUBELER PLATFORMU adına

Muzaffer YÜKSEL

Şube Sekreteri

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir