Ulusal Egemenliğimiz 89. Yaşında.
Tam Bağımsızlık ve Ulus Devlet ilkeleri büyük önder Mustafa Kemal’in devlet anlayışının temelini oluşturur. Ulusal egemenlik devlet içerisinde en üstün kudret olarak kabul edilir ve ulusa aittir. Ulusal egemenlik, kişi ya da zümre egemenliğini kabul etmez. Yani, monarşik veya oligarşik yönetimlerle kesinlikle örtüşmez.
Büyük önder, çok hassas bir dönemde 20 Ocak 1921 tarihli anayasaya (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) “HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” ifadesini yerleştirmiştir. Öyleyse, yönetimde ulus iradesi yani Türkiye halkının iradesi sağlanmıştır. Atatürk’ün önderliğinde emperyalist güçlere karşı tam bağımsızlık mücadelesi veren ve Cumhuriyeti kuran halka Türkiye halkı denir. Bu bağlamda ulusal egemenlik Türkiye halkının hakkıdır. Çünkü, özgürlüğünde, tam bağımsızlığında, adaletinde temeli ulusal egemenliktir. Ulusal egemenlik şereftir, onurdur, namustur.
Hiçbir kişi ya da zümre bizi özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, şerefimizden, onurumuzdan, hukuka olan inancımızdan yoksun bırakamaz, bırakamayacaktır.
“Hadiseler ve tarihi tecrübelerimiz bize, milleti koyun sürüsü halinde keyfin, arzunun ve ihtirasların ve hiçbir suretle tatmin edilemeyen menfaatlerin elde edilişini sürüklemekle mahvına yol açar duruma dönüşen yönetim tarzlarının artık memleketimizde uygulanma yeri kalmadığını göstermiştir. Millet, egemenliğini değil, egemenliğin bir zerresini dahi başkasına bırakmanın neden olabileceği felaketin, yok olmanın, hüsranın acısını her an kalp ve vicdanında hissetmektedir”. 16 Ocak 1923 Mustafa Kemal ATATÜRK.
Ulusal Egemenliğimizin 89. yılı kutlu olsun.
Basına ve kamuoyuna saygılarımızla.
22/04/2009
Yönetim Kurulu Adına
İsa KAYADAN
Şube Başkanı
Kaynak: Adana Eğitim-İş
