Yaşasın TEKEL direnişi, Yaşasın Mücadelemiz
Bu gün bir kez daha ülkemizin sokaklarını, alanlarını Tekel İşçileriyle dayanışmak için oturma eylemimizle dolduruyoruz. Çünkü bu ülkenin Tekel İşçileriyle dayanışmaya bir ve beraber olmaya ihtiyacı var. Burada bir kez daha emekçilerin, halkın taleplerini yüksek sesle dile getiriyoruz, çünkü bu ülke gerçek bir demokrasiye, barışa ve adalete ancak örgütlü toplumun sesinin yükselmesi ile ulaşabilir.

Bugün acı haberlerimizde var. TEKEL direnişçilerinden sınıf kardeşimiz Hamdullah UYSAL arkadaşımız geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Hepimizin başı sağ olsun. Yakınlarına sabırlar diliyoruz. Aynı zamanda Balıkesir ilinde meydana gelen artık hiçbir ilgilinin iş kazası diyemeyeceği kadar çıplak iş cinayetlerine kurban verdiğimiz göçük altında ölen maden işçisi arkadaşlarımızın acısını paylaşıyoruz. Anıları direnişçi mücadelemizde yaşayacak ve isimlerini unutmayıp unutturmayacağız.
Buradan oturma eylemimize başlamadan iki buçuk ayı aşkın süredir haklı direnişlerini sürdüren TEKEL işçilerine sesleniyoruz: Mücadeleniz mücadelemizdir, çığlığınız çığlımızdır. Sizler bugüne kadar sergilediğiniz kararlılıkla, gösterdiğiniz dirençle yıllardır bastırılmaya çalışılan umudumuz oldunuz. Bir avuç özelleştirmeci, rantiye ve sömürgen dışında bütün toplumun sevgisini, saygısını bu yüzden kazandınız.
Bu ülke yıllardır bir yağmaya tabi tutuluyor. Yoksul halkın alın teri pahasına kazanılmış değerler özelleştirme adı altında yağmalanıyor. Siyasal iktidara buradan soruyoruz: Peki bu kadar özelleştirme yaptınız ülkenin dış borcu azaldı mı? Yüzlerce fabrikayı, işletmeyi, limanı, enerji dağıtımını özelleştirdiniz, peki bu ülkenin okul ihtiyacını, hastane ihtiyacını azaltabildiniz mi? Çocuk ölümleri oranını geri mi çektiniz elde ettiğiniz gelirlerle? Gelir dağılımını düzeltebildiniz mi? Emekçilerin % 60’nı açlık sınırından % 90’ını yoksulluk sınırından kurtarabildiniz mi?
Hayır! Özelleştirme gelirleriyle bütçe açığı kapattınız, dış borç faizi ödediniz; ülkeyi daha da yoksullaştırdınız. Özelleştirme nedeniyle insanları aşından işinden ettiniz. Yıllardır emekçilerin hak mücadelesine sırtını çeviriyorsunuz. Yetmiyor emekçilerin mevcut, kazanılmış haklarına elinizi uzatıyorsunuz. Kuralsız çalıştırmayı bir kural haline getirmek istiyorsunuz. 4/B ile 4/C ile insanları güvencesiz çalışan köleler haline getirmek istiyorsunuz. Taşeronlaştırmayla emekçilerin gelirlerini tırpanlamayı matah sanıyorsunuz.
En temel, en meşru hakları için size direnen, karşı çıkan TEKEL işçilerinin taleplerine karşılık 4/C uygulamasında inat ediyorsunuz.
Ancak biz emekçiler yine hep birlikteyiz. Bu oyunu bozmak, bu ülkeyi ucuz emek cenneti olmaktan çıkarmak için yine alanlardayız. Herkese iş güvencesi istiyoruz. Herkese insanca yaşanacak bir ücret istiyoruz. Eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesini istiyoruz.
Bu ülkeyi emekçilerin güvencesiz işlerde ömür tükettiği, işsizliğin sokaklarda hüküm sürdüğü, çalışan yoksullar ülkesi yapmanıza izin vermeyeceğiz. Emekçilerin ortak mücadelesiyle emeğin en önemli değer olduğu, barışın, demokrasinin ve adaletin hüküm sürdüğü bir ülkeyi birlikte yaratacağız. Yaşasın TEKEL direnişi, Yaşasın Mücadelemiz
Göksel Rıza ÖZKAN
Eğitim Sen Niğde Başkanı KESK Dönem Sözcüsü
