YENİ UYGULAMA MÜZİK DERSLERİNDEN NELER KAYBETTİRMİŞTİR?
Sanat ve spor içerikli derslerin her biri ayrı ayrı önemlidir ve öğrencinin kişisel gelişimine, sosyal disiplinine büyük katkılar sağlar. Bakanlığımızın müzik, resim ve beden eğitimi derslerini rekabete zorlayan, ders saatlerini %50 oranında azaltan uygulamasının yol açtığı zararı zaman içerisinde göreceğiz. İlk etapta yaşanan sorunları birlikte inceleyelim:1-Yeni program Müzik, Resim ve Beden Eğitimi öğretmenlerini karşı karşıya getirmiştir ve öğretmenler sınıfları dolaşarak öğrenci aramak zorunda kalmışlardır. Program Ders seçimini yeteneğe göre olması gerekirken öğrenciye bırakmış ve öğrencilerin de bu durumdan faydalanmalarına ve “dersinizi seçersem bana ne vereceksiniz, 5 alacak mıyım” veya “derste şunları yaparsak ben müziği seçerim ” gibi ukalaca tavırlar sergilemelerine neden olmuştur. Derslerimizin ve öğretmen kimliğimizin saygınlığına gölge düşürülmüştür.
2-Program Müzik, Resim ve Beden eğitimi öğretmenleri arasında öğrenci paylaşırken sorunlar yaşanmasına neden olmuştur.Dersi çok rağbet gören öğretmen öğrencileri başka dersi de seçmeleri ve sadece bir derse yönelik yığılma olmaması yönünden gereken uyarıları öğrenci kaybetme endişesiyle yapmamışlardır, bu da öğretmenler arasındaki arkadaşlıklara gölge düşürmüştür. Kaldı ki her şey zaten öğrenciye bırakılmıştır böyle bir uyarı yapmak öğrencinin kararını etkilemek anlamına geleceğinden bazı yöneticilerce doğru görülmemektedir. Oysa öğrencileri yeteneğine göre belirleyecek kıstaslar ve bunu kimin yapacağı net değildir.
3-Okul idarecilerinin çoğu okulun öğretmen kadrosuna göre derslerin eşit seçilmesi yönünden uyarı ve düzenlemeyi yapmamışlar, tamamen öğretmen öğrenci pazarlığına bırakmışlardır.
4. Bazı okullarda bu üç branştan birinin lehine zorunlu seçimler dayatılmış, bazı branş öğretmenleri norm fazlası olmuşlardır.
5-Yıllardır yaşadığımız öğrencilerin bir yıl resim gelecek yıl müzik seçmeleri sıkıntısına bir de beden eğitimi dersi eklenmiştir. Hiç müzik eğitimi almayan bir öğrenci son sınıfta müziği seçerse müfredatın uygulanabilirliği kesinlikle mümkün olamayacağı gibi yeni programda da bu konuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmamıştır.
Sonuç:
Derslerin bir müfredat programı vardır ve hiçbir ders yolgeçen hanına çevrilmemelidir. Bu da dersin saygınlığına gölge düşürmektedir.
Müfredat programı hazırlanırken her şeyi tamam olan (müzik dersliği, araç-gereç vb.) okullara göre hazırlanmıştır. Oysa çoğu okulda müzik adına hiçbir şey yoktur ve tüm eksikler giderilip her şey tamam olduktan sonra sanki müzik öğretmeni alıyorlarmış gibi “haydi gönlü kalmasın şu çalgıyı da alıverelim” gibi ifadelerle müzik malzemeleri alınmaktadır. Oysa ki o malzemeleri aldırmak müzik öğretmeninin asli görevi değildir. Eğitim ortamını düzenlemek okul yöneticilerinin asli görevidir.
Müzik dersinin müfredatına göre İstiklal Marşı hariç gerek işitsel gerek görsel hiçbir materyal bakanlığın sitesinde yoktur. Çağdaş çoksesli eserler başta olmak üzere tüm okullara Türk ve Batı müziği örnekleri gönderilmelidir veya bakanlığın internet sitesinde her derse göre her türlü doküman bulunmalıdır. Öğretmenler çağdaş çoksesli müzik eserleri başta olmak üzere materyal ararken zorluklar yaşamaktadır ve elinde kısmen materyali olanlar bile onları sır gibi saklamakta ve elinde oluşuyla övünmektedir.
Beden eğitimi dersi tüm ilk ve orta öğretim öğrencileri tarafından zorunlu ders kapsamına alınmalı, Müzik ve Resim derslerinin 4 yıl boyunca devamlılığı sağlanmalı ve derslerin ağırlığını artırmak amacıyla üniversite sınavlarında beden eğitimi, resim ve müzik derslerinden oluşan bir sosyal alan yaratılarak ve en az 2 şer soru sorulmalıdır.
Yılmaz Demirpek
AES Bolu İl Temsilcisi
Müzik Öğretmeni
