YÖK VE ÖSYM’NİN KPSS SKANDALI HER GÜN YENİ BİR KEPAZELİK DOĞURUYOR!
KPSS skandalı, ÖSYM ve YÖK Başkanlarının konuyu, “herhangi bir kanıt bulamadık”, “sınavın iptali için geçerli bir neden yok” diyerek geçiştirmeleriyle gelinen noktada gerek sınava girenler, gerekse onların yakınları için endişe kaynağı olmuştur. Bu endişelerin eylemler ve hukuksal işlemlerle birlikte kendini göstermesi üzerine zorunlu olarak harekete geçen YÖK ve ÖSYM, önceleri savuşturdukları iddiaları, YÖK Denetleme Kurulu’nun hazırladığı rapor sonrasında kendilerini yalanlamak gibi trajikomik bir duruma düşmüşlerdir. Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU da bu süreçte ayak sürümüş, her zaman olduğu gibi kendisiyle çelişmiştir.
Günlerdir YÖK Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu, Cumhuriyet Savcılığı KPSS skandalıyla ilgili araştırma ve incelemelerini sürdürmektedirler. Ulaşılan bilgiler ve yapılan açıklamalar dudak uçuklatacak niteliktedir. 370’in üzerinde kişinin yani eşlerin, akrabaların ve arkadaşların sınavda 120 sorunun tamamını yaparak uluslar arası başarı derecelerini alt üst etmekten tutun da KPSS sorularının hediye edilmesinden 10 bin dolara satılmasına kadar varan skandal üstüne skandal yaşanmaktadır.
Basında çıkan haberlere göre polisin inceleme yapması adeta yetkililerce engellenmektedir. Polisin ÖSYM merkezindeki araması sürerken ÖSYM yetkilileri, önümüzdeki günlerde yapılacak yeni KPSS sorularını bahane ederek bilgisayarların dışarıya çıkarılmasına izin vermemiştir. Bilgisayarları dışarı çıkaramayan polis, bilgisayar hard disklerini de inceleme yapmak üzere kendi laboratuarlarına götürememiştir. Devletin kozmik odasına alelacele girenler burada çaresiz kalmışlardır.
Daha önce kamuoyunda çok güvenilir bir durumda olan ÖSYM, AKP iktidarının Prof. Yusuf ÖZCAN’ ı YÖK başkanı yaparak YÖK’ü ele geçirmesinden sonra skandalların merkezi haline gelmiştir. SBS’ de, ÖSS’de, KPSS’ de ve birçok sınavda yaşanan skandallar tesadüf eseri değildir. Bunlar bir şekilde ortaya çıkarılanlardır. Yani buzdağının görünen kısmıdır.
Sürekli demokrasiden bahseden başbakan ise zamanında duyarlı davranıp savcıları soruşturma yapmak için göreve davet edeceğine, Adalet Bakanı’nı harekete geçireceğine, MİT’e talimat vererek bu olayda kulağını ters göstermektedir. Bunu anlamak mümkün değildir. Bu tutum da başbakan ve hükümetin olaya nasıl yaklaştığının çok açık bir göstergesidir. Acaba KPSS skandalının altından bir “Çapanoğlu” çıkar endişesi mi vardır? Tarikat ve cemaat bağlantısı var da kapatmanın yolları mı aranmaktadır?
Cumhuriyetin bütün kurumları bu hükümet zamanında hızla güvenilirliklerini yitirmektedir. Cumhuriyetin kurumlarına karşı oluşturulan güvensizlikle cumhuriyeti yok etmek isteyen karşıdevrim süreci, kendine rejimi değiştirmek için kamuoyu altyapısı hazırlamaktadır. Ancak inanıyoruz ki, halkımız 12 Eylülde “HAYIR” diyerek tüm bu oyunları bozacaktır.
Eğitim-İş olarak; KPSS skandalına uzun süre sessiz kalan YÖK ve MEB başta olmak üzere olayı geçiştirmeye çalışan ÖSYM’yi ve hükümeti kamuoyu karşısında daha tutarlı olmaya, bir an önce durumu açıklığa kavuşturmaya,yüz binlerce kişiyi daha fazla mağdur etmemeye çağırıyoruz. Ayrıca bu skandala yol açan ÖSYM başkanı Prof. Dr. Ünal YARIMAĞAN’ ı ve uzun süre gereğini yapmayan, yasak savmaya çalışan, ancak tepkilerden sonra harekete geçen YÖK başkanı Prof. Yusuf ÖZCAN’ ı tekrar istifaya davet ediyoruz.
Yüksel ADIBELLİ
Genel Başkan
