<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sendikalar ve Sendikal Haberler &#187; Eğitim Sen Adana</title>
	<atom:link href="http://www.sendikal.net/tag/egitim-sen-adana/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sendikal.net</link>
	<description>Ülkemizde Sendikacılık</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 11:50:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>“EVET”BASKISINA TESLİM OLMADIK, TOPLU GÖRÜŞME MASASINI TERKETTİK</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/%e2%80%9cevet%e2%80%9dbaskisina-teslim-olmadik-toplu-gorusme-masasini-terkettik/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/%e2%80%9cevet%e2%80%9dbaskisina-teslim-olmadik-toplu-gorusme-masasini-terkettik/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 22:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=11674</guid>
		<description><![CDATA[İNSANCA BİR YAŞAM, TOPLU SÖZLEŞMELİ GREV’Lİ SENDİKA TALEBİNDEN VAZGEÇMİYORUZ Hükümet bu yıl da toplu sözleşme hakkımızı yok saymakta, sendikal haklarımızı pazarlık konusu haline getirmeye devam etmekteve uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirmemekte ısrar etmektedir. Toplu görüşmelerde direten ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İNSANCA BİR YAŞAM, TOPLU SÖZLEŞMELİ GREV’Lİ SENDİKA TALEBİNDEN VAZGEÇMİYORUZ Hükümet bu yıl da toplu sözleşme hakkımızı yok saymakta, sendikal haklarımızı pazarlık konusu haline getirmeye devam etmekte<span id="more-11674"></span>ve uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirmemekte ısrar etmektedir. Toplu görüşmelerde direten Hükümet kadar bu oyunun parçası olan konfederasyonlar da emekçilerin tarihinde kötü bir sayfadan ibaret kalacaklardır.</p>
<p>Hükümetin bakanı YAZICI’nın kamuoyuna yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamakta, sürmekte olan toplu görüşmelerde diğer konfederasyonların imza atmasını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. KESK’in talepleri emekçilerin gerçeğini yansıtmaktadır.<br />
Hükümet bu yıl da emekçilerin önüne aynı yemeği ısıtıp koymuştur. Ancak bu yemek kokuşmuş sayın bakan. Bizler ücret artışlarında enflasyona dayalı hesaplamayı, yüzdelik artışları kabul etmiyoruz. Emekçiler için en az 1650 lira temel ücret talep ediyoruz. Buradan kamuoyuna soruyoruz KESK’in talepleri marjinal diyen Bakan mı haklı, KESK mi haklı?<br />
Bakanın talebimizin % 40 ücret artışına tekabül ettiğini ve bunun kaynağını bizim söylememizi istemiş. Buna iki yanıtımız var, biz hiçbir biçimde yüzdelik taleplere itibar etmiyoruz, Türkiye’nin gerçeklerine dayanıyoruz. Ayrıca biz KESK olarak nasıl kaynak bulunacağını defalarca söyledik; sorun değil bir kez daha söyleyelim: kaynak barıştır, askeri harcamalardan kısacaksınız, sermaye gelirlerini vergilendireceksiniz, bütçe hazırlarken yüzünüzü küresel sermayeye değil halka çevireceksiniz. Kaldı ki kaynak bulmak kaynak yaratmak sendikaların değil, Hükümetin görevidir.<br />
Bu siyasi iktidarın emeğe, emekçilere bakış açısını değiştirmesi gerekiyor. Bu çarpık bakış açısının ürünü olarak halen 7 arkadaşımız tutukludur ve bir genel başkanımız gözaltındadır. Siyasal iktidar muhalif duruşların zerresine bile tahammülsüzdür. Özellikle partizanlığın, kadrolaşmanın en yoğun olduğu Diyanet İşleri Başkanlığı söz konusu olunca bu tahammülsüzlük her türlü ölçüyü aşmaktadır. DİVES Genel Başkanı Lokman ÖZDEMİR geçen yıl görevden men edilmişti, mahkeme kararıyla görevine döndü şimdi de yapılan bir operasyonla gözaltına alındı, özel yetkili mahkemeye çıkarıldı.<br />
Siyasi iktidarın beklentisi hak arayanların sendikal mücadelede yer alanların baskı, sürgün, gözaltı ve tutuklamalarla yıldırılması, sendikalarımızın zayıflatılması ise bu beklentinin boş olduğu bilinmelidir. KESK devlet güdümlü, yandaş bir sendika değil, bir mücadele örgütüdür. KESK’in tarihini inceleyenler bunu görecektir. Konfederasyonumuz üzerindeki baskılara son verilmeli tutuklu arkadaşlarımız ve gözaltındaki genel başkanımız Lokman Özdemir hemen salıverilmelidir.<br />
Görüşmelere katılan konfederasyonlara da bir çağrımız var: taleplerimizin altında bir mutabakata imza atmayın! Gelin taleplerimizi elde etmek için hep birlikte hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanalım greve gidelim.<br />
Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz<a href="http://www.sendikal.net" target="_blank">…</a>Saygılarımla. 28.08.2010</p>
<p>KESK ADANA DÖNEM SÖZCÜSÜ<br />
GÜVEN BOĞA<br />
EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE BAŞKANI</p>
<div class="shr-publisher-11674"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/%e2%80%9cevet%e2%80%9dbaskisina-teslim-olmadik-toplu-gorusme-masasini-terkettik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEMURLARA VERİLEN MAAŞ ARTIŞI SEFALETİ KÖRÜKLÜYOR.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/memurlara-verilen-maas-artisi-sefaleti-korukluyor/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/memurlara-verilen-maas-artisi-sefaleti-korukluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 14:14:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[2011 Toplu sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi]]></category>
		<category><![CDATA[Kesk]]></category>
		<category><![CDATA[KESK ADANA]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlükçü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=9959</guid>
		<description><![CDATA[Siyasi iktidar gündeme getirdiği Anayasa değişikliklerine ilişkin referandumla kendi gücünü tahkim etmeyi amaçlamaktadır. KESK eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik Anayasa talebinin en kararlı temsilcisidir.
Temel hakkımız olan toplu sözleşme, temel haklar referandum konusu yapılamaz hükmüne rağmen referanduma götürülmektedir.
Paket ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siyasi iktidar gündeme getirdiği Anayasa değişikliklerine ilişkin referandumla kendi gücünü tahkim etmeyi amaçlamaktadır. <span id="more-9959"></span>KESK eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik Anayasa talebinin en kararlı temsilcisidir.</p>
<p>Temel hakkımız olan toplu sözleşme, temel haklar referandum konusu yapılamaz hükmüne rağmen referanduma götürülmektedir.</p>
<p>Paket birbiri ile ilintisiz bir dizi maddenin birlikte oylanmasını öngörmektedir. Bu demokrasiye ve yurttaş iradesine aykırıdır.</p>
<p>Kamu emekçilerine toplu sözleşme hakkı tanınır gibi gösterilerek örtülü grev yasağı getirilmektedir. Toplu sözleşme ve grev bir bütündür.</p>
<p>2011 Toplu sözleşme sürecine kamu emekçileri geniş bir belirsizlik zemininde girmektedir. İktidarın bir yandan gündemde olan referandumun öngördüğü Toplu sözleşme yaklaşımına rağmen devam ettirmekte olduğu “toplu görüşme” anlayışı; öte yandan siyasi iktidarın kamu emekçilerin güvencesizliğini getiren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapmayı planladığı değişiklikler bu zemini belirsizleştirmektedir.</p>
<p>Bu saptamalar ışığında KESK olarak referandumu bir dayatma olarak görüyoruz. Değişiklik önerisine bu haliyle HAYIR diyeceğiz.</p>
<p>Bu nedenle Temmuz maaş zamlarını ve nasıl bir Anayasa istediğimizi vurgulayan basın açıklamasına katılımınızı bekler, çalışmalarınızda başarılar dileriz.</p>
<p>TARİH:15 TEMMUZ 2010 PERŞEMBE / SAAT:12.30</p>
<p>YER: İNÖNÜ PARKI / ADANA</p>
<p>KESK ADANA ŞUBELER PLATFORMU adına</p>
<p>KESK DÖNEM SÖZCÜSÜ</p>
<p>EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE BAŞKANI</p>
<p>GÜVEN BOĞA</p>
<div class="shr-publisher-9959"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/memurlara-verilen-maas-artisi-sefaleti-korukluyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KPSS’ ye HAYIR.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/kpss%e2%80%99-ye-hayir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/kpss%e2%80%99-ye-hayir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 12:35:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[4-B]]></category>
		<category><![CDATA[4-C]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=9733</guid>
		<description><![CDATA[Değerli basın, değerli eğitim ve bilim emekçileri, kurum temsilcileri; Türkiye’de her yıl üniversite bitirip diplomasını alan binlerce öğretmen, eğitim alanındaki yetersizlikten kaynaklı işsizler kervanına katılıyor. Ücretli öğretmen olarak çalışanlar ise adeta birer köle gibi çalıştırılıyorlar.
MEB ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli basın, değerli eğitim ve bilim emekçileri, kurum temsilcileri; Türkiye’de her yıl üniversite bitirip diplomasını alan binlerce öğretmen, eğitim alanındaki yetersizlikten kaynaklı işsizler kervanına katılıyor. <span id="more-9733"></span>Ücretli öğretmen olarak çalışanlar ise adeta birer köle gibi çalıştırılıyorlar.</p>
<p>MEB bünyesinde aylık ortalama 500 lira ücretle, yarım yamalak sigortayla, güvencesiz, her an işten çıkarılmak korkusuyla yaşayan 61 bin öğretmenimiz var. Yani MEB bir kadrolu öğretmen maaşıyla 3 ücretli öğretmen çalıştırıyor.</p>
<p>MEB ücretli öğretmenine açlığı, sefaleti dayatırken özel dershaneler bu uygulamalardan geri kalır mı? Dershanelerde öğretmenler ilk yıllarında parasız ve sigortasız çalıştırılıyorlar. Haftada 50 saat çalıştırılanlar var eğer dershane patronları lütfedip beğenirlerse meslektaşlarımızı ikinci yıl 200- 300 lira ile işe alıyorlar.</p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/07/sas.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-9736" title="sas" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/07/sas-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a>Değerli Öğretmenler, Sevgili Dostlar, Bir yandan işsizlik, bir yandan bakanlığın ve dershanelerin uygulamaları öğretmenleri intiharın eşiğine sürüklüyor.</p>
<p>Son olarak intihar eden ve iki fakülte bir yüksek lisans programını bitirip öğretmen olarak atanamayan Adem Sarıusta bunun örneği. Adem arkadaşımız ile beraber intihar eden işsiz öğretmen sayısı 16’ya çıkmış durumda. Yüz binlerce öğretmenin işsiz kalmasına göz yuman AKP hükümeti ise sınırlı sayıda öğretmen atamasıyla yetinerek intiharları görmezden geliyor.</p>
<p>Özelleştirme saldırılarının yoğun olarak yaşandığı bu süreçte tüm alanlarda güvencesizlik dayatılmaktadır. Tekel işçilerine dayatılan 4-C, kamu emekçilerine dayatılan 4-B uygulamaları ise bunların bir sonucudur.</p>
<p>Türkiye’de 24 Ocak kararlarıyla gündeme gelen ve 1995’de GATS (Hizmet Ticaret Anlaşması) ile hızlandırılan ve devletin bir biçimde resmi politikası haline getirilen özelleştirme, taşeronlaştırma, 4-B ve 4-C uygulamalarında AKP sermaye adına üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmektedir.</p>
<p>AKP’nin iktidarda olduğu son 8 yılı aşkın sürede, eğitimde oluşan öğretmen açıklarına paralel olarak, güvencesiz istihdam edilen öğretmen sayısında tam bir patlama yaşanmıştır. Bununla birlikte, kalabalık sınıf mevcutları, ikili eğitim, birleştirilmiş sınıf ve taşımalı eğitim uygulaması nedeniyle resmi ağızlardan açıklanan verilerle bile 140 binin üzerinde olduğu tespit edilen öğretmen açığının, gerçekte bu rakamın çok daha üstünde olduğu; Normal eğitim yapıldığı düşünülerek hesaplandığında 400 binlere çıktığı biliniyor. Üstelik mevcut öğretmen açığını kapatabilecek 327 bin işsiz öğretmen olmasına karşın Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen atamalarındaki cimri tutumu dikkat çekicidir.</p>
<p>Bu gün Ülkemizdeki eğitim fakülteleri her yıl yaklaşık 50 bin mezun vermektedir. 2005 yılında mezun sayısı 44 bin iken KPSS’ YE müracaat eden işsiz öğretmen sayısı 173 bin olmuştur. 2009 yılında mezun sayısı 49 bin iken KPSS’ YE müracaat edenlerin sayısı 244 bine çıkmıştır. 2010 yılında KPSS’ YE girecek ataması yapılmayan öğretmenlerin 300 bini geçmesi kaçınılmazdır. 2002 yılında 42 bin kadrolu öğretmen ataması yapıldıktan sonra iktidara gelen AKP Hükümeti döneminde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan öğretmen atamaları, ihtiyacı ve beklenen rakamların çok altında kalmış, öğretmen adayları sürekli bir beklenti içerisine sürüklenerek sorun çözülememiştir.</p>
<p>Değerli basın, değerli eğitim ve bilim emekçileri;</p>
<p>Güvencesiz çalışmaya karşı duruş, ancak örgütlenmekle mümkün. Sesimize ses, gücümüze güç, haklarımıza hak katmak için Eğitim Sen&#8217;de örgütlenelim.</p>
<p>TALEPLERİMİZ!</p>
<p>. Esnek ve güvencesiz çalıştırma biçimlerine son verilmeli, sözleşmeli öğretmenler derhal kadrolu hale getirilmelidir.</p>
<p>. Ücretli öğretmenlerin kadrolu olarak atamaları yapılmalıdır.</p>
<p>. KPSS gibi öğretmenlik onurunu zedeleyen, öğretmenliği sadece ucuz ve güvencesiz bir işe dönüştüren sınav sistemi derhal kaldırılmalıdır.</p>
<p>. Eğitim iş kolunda çalışan bütün öğretmenler çalışmaya başladıkları ilk günden itibaren sağlık hizmetinden ücretsiz yararlanmalıdır.</p>
<p>. Farklı statülerde çalışan öğretmenler arasında ayrımcılık yapılamaz, ücretli ve sözleşmeli öğretmenler de indirimli ulaşım (paso) hakkına sahip olmalıdır.</p>
<p>. Dershaneler istihdam koşulları açısından Milli Eğitim Bakanlığının yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca da sıkı bir şekilde denetlenmeli, dershane öğretmenlerinin kölelik koşullarında çalışmalarının önüne geçilmelidir. Sigortasız çalıştırma, borç senedi imzalatma, işe başlarken tarihsiz istifa dilekçesi yazdırma uygulamaları karşısında cezai müeyyideler hayata geçirilmelidir.</p>
<p>. Olabilecek tüm hukuksal mekanizmaları devreye sokularak &#8220;meslekte eşitlik&#8221;, &#8220;eşit işe eşit ücret&#8221; ilkelerinin ihlali engellenmelidir. Saygılarımızla. 08.07.2010</p>
<p>Güven BOĞA</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-9733"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/kpss%e2%80%99-ye-hayir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKP HÜKÜMETİ “EK ZAM” ALDATMACASI YAPIYOR! EMEKÇİLERİ ALDATACAĞINI SANIYOR.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/akp-hukumeti-%e2%80%9cek-zam%e2%80%9d-aldatmacasi-yapiyor-emekcileri-aldatacagini-saniyor/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/akp-hukumeti-%e2%80%9cek-zam%e2%80%9d-aldatmacasi-yapiyor-emekcileri-aldatacagini-saniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 19:20:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[Kesk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=9637</guid>
		<description><![CDATA[Yıllarca emeği ile geçinen insanları işsizliğe, yoksulluğa, çalışma şansına sahip olanları ise “sefalet ücretine” mahkûm edenler, bir taraftan kaşık ile verdiklerini kepçe ile alırlarken, diğer taraftan komik bile sayılamayacak “zam” oranları ile tüm emekçilerle resmen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca emeği ile geçinen insanları işsizliğe, yoksulluğa, çalışma şansına sahip olanları ise “sefalet ücretine” mahkûm edenler, bir taraftan kaşık ile verdiklerini kepçe ile alırlarken, <span id="more-9637"></span>diğer taraftan komik bile sayılamayacak “zam” oranları ile tüm emekçilerle resmen dalga geçiyorlar.</p>
<p>Türkiye’nin dört bir yanında, yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen fedakârca çalışan eğitim emekçileri, yıllardır ne zaman insanca yaşayabilecekleri bir ücret almanın mücadelesini yürütürken, memur maaşlarına yapılan son zamlarla birlikte bu mücadelenin daha da güçlendirilmesi gerektiği görülmektedir.</p>
<p>AKP Hükümetinin 2010 yılı için altışar aylık dönemlerle uygulamaya koyduğu %2,5 + % 2,5 ücret zammının ilk dilimi “resmi” enflasyondaki artışa paralel olarak yüzde 1,06 oranında arttırılmış ve bu oran basın yayın organlarında neredeyse “müjde” olarak yansıtılmıştır. Oysa kamu emekçileri açısından herhangi bir “müjde”den bahsetmek mümkün değildir.</p>
<p>2010 Temmuz ayından itibaren memur maaşları % 2,5 + % 1,06, toplamda % 3,56 oranında artacaktır. Belirlenen artış sonrasında bazı kamu emekçilerinin maaşları aşağıda belirtildiği gibi olacaktır;</p>
<p>Hizmetli 13/3 &#8212;&#8212;&#8212;&#8211; 1.298 TL</p>
<p>Memur 9/2 &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211; 1.337 TL</p>
<p>Memur 14/3 &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- 1.333 TL</p>
<p>Teknisyen 12/3 &#8212;&#8212;&#8212;-1.510 TL</p>
<p>Öğretmen 9/2 &#8212;&#8212;&#8212;&#8211; 1.549 TL</p>
<p>Öğretmen ¼ &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-1.792 TL</p>
<p>Araşt. Gör. 7/2 &#8212;&#8212;&#8212;- 1.801 TL</p>
<p>Yukarıda belirtilen ücretler evli ve en az iki çocuk sahibi bir devlet memurunun aylık ücretine göre hesaplanmıştır. Aile ve çocuk yardımı ile asgari geçim indirimi hesaplamaya dahil edilmiştir.</p>
<p>Enflasyon farkı nedeniyle “müjde” olarak yansıtılan %1,06’lık zam, 13. derecenin 3. kademesindeki bir yardımcı hizmetlinin maaşında 13,62 TL, 14. derecenin 3. kademesindeki bir memur için 13,98 TL ve 9. derecenin 2. kademesindeki bir öğretmen için 16,24 TL zam anlamına gelmektedir.</p>
<p>13. derecenin 3. kademesindeki bir yardımcı hizmetli maaşındaki 13,62 TL’lik artışla 1 ay içinde 27 tane simit, 9 litre süt, 1 kg 200 gr zeytin, 2 kg 250 gr pirinç ve 523 gr kırmızı et; 14. derecenin 3. kademesindeki bir memur ek zam olarak alacağı 13,98 TL ile 1 ay içinde 28 tane simit, 9 litre süt, 1 kg 250 gr zeytin ve 2 kg 300 gr pirinç ve 537 gr kırmızı et; 9. derecenin 2. kademesindeki bir öğretmen 16,24 TL’lik “ek zam” ile bir ay içinde 32 adet simit, yaklaşık 11 litre süt, 1 kg 475 gr zeytin, 2 kg 700 gr pirinç ve sadece 620 gr kırmızı et alabilmektedir.</p>
<p>Rakamlardan da açıkça görüldüğü gibi ortada kamu emekçileri açısından bir zam müjdesinden bahsetmek mümkün olmadığı gibi, Hükümetin yıllardır uyguladığı “sefalet zammı” uygulamasının son örneği yaşanmaktadır. AKP Hükümeti kamu emekçileri hemen her konuda olduğu gibi “ek zam” konusunda da resmen dalga geçmektedir. 6.07.2010</p>
<p>NOT: Hesaplamalar aşağıdaki ortalama fiyatlar üzerinden yapılmıştır</p>
<p>1 adet simit = 50 krş</p>
<p>1 litre süt = 1,50 TL</p>
<p>1 kg zeytin = 11 TL</p>
<p>1 kg pirinç = 6 TL</p>
<p>1 kilo et = 26 TL</p>
<p>Güven BOĞA</p>
<p>KESK Dönem Sözcüsü</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-9637"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/akp-hukumeti-%e2%80%9cek-zam%e2%80%9d-aldatmacasi-yapiyor-emekcileri-aldatacagini-saniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EĞİTİM SEN ADANA</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/egitim-sen-adana-2/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/egitim-sen-adana-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 19:25:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[76 Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[meb]]></category>
		<category><![CDATA[Personel Genel Müdürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=7438</guid>
		<description><![CDATA[12 Nisan 2010 tarihinde “Kamusal Eğitim, Kadrolu Çalışma, Demokratik Yaşam” Talebiyle Topladığımız İmzaları Büyük Posta Önünde yapılan basın açıklamasından sonra Başbakanlığa Gönderik.Kamusal Eğitim, Kadrolu Çalışma, Demokratik Yaşam Talebiyle Topladığımız İmzaları
Başbakanlığa Gönderiyoruz, 17 Nisan’da İse Ankara’da ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12 Nisan 2010 tarihinde “Kamusal Eğitim, Kadrolu Çalışma, Demokratik Yaşam” Talebiyle Topladığımız İmzaları Büyük Posta Önünde yapılan basın açıklamasından sonra Başbakanlığa Gönderik.<span id="more-7438"></span>Kamusal Eğitim, Kadrolu Çalışma, Demokratik Yaşam Talebiyle Topladığımız İmzaları</p>
<p>Başbakanlığa Gönderiyoruz, 17 Nisan’da İse Ankara’da Binlerce Eğitim Emekçisi Taleplerini Haykıracak</p>
<p>Değerli Basın; Dün YGS sınavına 1.5 Milyon öğrenci girdi. Fakat sınavlarla başlayan yarışlar gençliğimizi bunalıma sokmaktadır. Bunun çok somut yansımalarını sık sık basından da izliyoruz. Eğitim Sen’in yaptığı bir araştırma sonucu İlköğretimden üniversite sonuna kadar bir öğrencinin girdiği sınav sayısı yaklaşık 750.</p>
<p>Sınava dayalı eğitim sistemi doğal olarak dershane sektörünü de tetiklemektedir. Dün gençlerimiz bitmeyen sınav işkencelerinden birinden daha kurtuldular. Ama bu sınavlar bir başka sınavın olmasını engellemiyor. Yeni istihdam alanları yaratılmadığı sürece bunalımlı ve sınavlara mahkum edilmiş bir gençlik ile karşı karşıya kalınacağının bilinmesi gerekir.</p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/04/SDC10939.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-7439" title="SDC10939" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/04/SDC10939-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a>Değerli basın;</p>
<p>Herkes için parasız, eşit, nitelikli ve kolay ulaşılabilir olması gereken eğitim, sağlık, ulaşım gibi kamusal hizmetler, artık parası olanın parası kadar yararlandığı bir durum haline getirilmiştir.</p>
<p>Yoksulluk her geçen gün artıyor, aldığımız ücretler hayat pahalılığı karşısında hızla eriyor.</p>
<p>Kadrolu ve iş güvenceli çalışma yerine, ücretli, sözleşmeli, taşeron çalıştırma yaygınlaştırılırken, çalışma yaşamımız güvencesizleştiriliyor, gelecek kaygılarımız her geçen gün biraz daha artıyor.</p>
<p>Örgütlenme özgürlüğümüz, demokratik taleplerimiz baskı ve zor yasalarıyla kıskaç altına alınıyor.</p>
<p>Kazanılmış haklarımız yok sayılarak, emeğimize ekmeğimize saldırılar hızla artıyor.</p>
<p>Bütçeden eğitime yeterli pay ayrılmadığı, okullara ödenek verilmediği için eğitimin yükü velilerimizin sırtına yıkılıyor.</p>
<p>TALEPLERİMİZ</p>
<p>4/B, 4/C, sözleşmeli, geçici vb. çalışmaya son verilmesi, herkese güvenceli iş, kadrolu çalışma hakkı sağlanması,</p>
<p>Ataması yapılmayan öğretmenlerin en kısa sürede kadrolu olarak atanması,</p>
<p>Herkese demokratik, nitelikli ve kamusal eğitim hakkı tanınması,</p>
<p>Eğitim ve sağlıkta katkı ve katılım payı, sosyal güvenlikte destek primi uygulamalarının kaldırılması,</p>
<p>Hizmetli ve memurların yaşamış oldukları hak gasplarının giderilmesi ve sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi,</p>
<p>Ek ders adaletsizliğinin son bulması, ek ders kararnamesinin demokratik bir şekilde yeniden düzenlenmesi,</p>
<p>Ücret ve vergi adaletsizliğine karşı, eşit işe eşit ücret ve herkesten gelirine göre vergi alınması,</p>
<p>Üniversite özerkliğinin ve bilimsel özgürlüğün sağlanması, yükseköğretim emekçilerinin sorunlarının çözülmesi,</p>
<p>Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve çalışma yaşamındaki soruşturma, sürgün ve cezalandırmalar gibi anti demokratik uygulamaların son bulması,</p>
<p>Bütçeden eğitime yeterli pay, okullara ödenek verilmesi,</p>
<p>Çocuklarımızın en fazla 24 kişilik sınıflarda eğitim görmesi,</p>
<p>Okul öncesi ve ilköğretim öğrencilerine yılda iki defa sağlık taraması günlük ücretsiz süt, gıda ve temiz su verilmesi,</p>
<p>Okullarımıza yeterli sayıda kadrolu öğretmen, yardımcı personel (hizmetli, memur, şoför, aşçı, vb.) atanması,</p>
<p>Herkesin işi, çalışanın iş güvencesi olması,</p>
<p>Ekonomik, sosyal, özlük ve demokratik haklarımızın toplu sözleşme ile güvence altına alınması için,</p>
<p>Bizler eğitim ve bilim emekçileri olarak; eğitimin temel bir hak olduğunu, eğitim hakkı için veli ve öğrencilerimizle birlikte mücadele etmemiz gerektiğini ifade ediyor ve bunun için; Eğitim Sen olarak; Türkiye’nin her yerinden 17 Nisan’da Ankara’da olacağız.</p>
<p>Şanlı Urfa’dan gelecek olan yürüyüş kolunu ise 15 Nisan 2010 Perşembe günü, Saat:15.00’de Küçüksaat &#8211; 5 Ocak meydanında karşılayacağız. Tüm Adana halkını yürüyüş kolunu karşılamaya ve uğurlamaya çağırıyoruz.</p>
<p>Bugün ise taleplerimizi sıraladığımız imza metinlerini hükümetin temsilcilerine gönderiyoruz. Umarız siyasi iktidar on binlerce eğitimcinin, velinin, öğrencinin sorunlarını dikkate alıp çözüm için adım atarlar.</p>
<p>Saygılarımızla. 12 Nisan 2010</p>
<p>EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE YÖNETİM KURULU adına</p>
<p>Güven BOĞA</p>
<p>Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-7438"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/egitim-sen-adana-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HERKES ÖZGÜR OLANA KADAR KADINLAR YÜRÜYECEK YAŞASIN 100. YILINDA 8 MART</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/herkes-ozgur-olana-kadar-kadinlar-yuruyecek-yasasin-100-yilinda-8-mart/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/herkes-ozgur-olana-kadar-kadinlar-yuruyecek-yasasin-100-yilinda-8-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 20:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[8 MART]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Örgütlü Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[sube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=6749</guid>
		<description><![CDATA[Yaşasın Kadınların Birlik Mücadele ve Dayanışması 100 yıl önce NewYork’ta dokuma işçisi kız kardeşlerimizin yaktığı direniş meşalesini bu yıl Dünya Kadın Yürüyüşünün “HERKES ÖZGÜR OLANA KADAR KADINLAR YÜRÜYECEK” şiarıyla yükseltiyoruz. Kadınların her türlü sömürüye, şiddete ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşasın Kadınların Birlik Mücadele ve Dayanışması 100 yıl önce NewYork’ta dokuma işçisi kız kardeşlerimizin yaktığı direniş meşalesini bu yıl Dünya Kadın Yürüyüşünün “HERKES ÖZGÜR OLANA KADAR KADINLAR YÜRÜYECEK” şiarıyla yükseltiyoruz. <a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri2.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6750" title="8_mart_etkinlikleri2" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri2-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a><span id="more-6749"></span>Kadınların her türlü sömürüye, şiddete ve ezme/ezilme ilişkisine karşı yürüttüğü mücadelenin 100. yılında herkes için özgürlük istiyoruz.</p>
<p>Barış, adalet ve eşitlik olmadan özgürlük de olmayacağını biliyoruz, bu nedenle 8 Mart’ın 100. yılında herkes için eşitlik, adalet ve barış istiyoruz.</p>
<p>Kapitalist sömürü düzeni, tarihte ataerkillikten de destek alarak kadın emeği üzerinde yükseldi. Halen de kadın emeğinin sömürüsünden besleniyor. Sermayenin sömürü çarkları, dün olduğu gibi bugün de cinsiyete dayalı rol bölüşümü ve ayrımcılık sayesinde daha kolay işliyor. Kapitalizm, bugün de içine girdiği son krizi aşmak için yine cinsiyet ayrımcılığından yararlanmak istiyor. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de enformelleştirme, güvencesizleştirme, kayıt dışı çalıştırma uygulamaları, en fazla kadın emekçileri etkiliyor. Dünya genelinde dinsel tutuculuğun, milliyetçiliğin ve savaşların artmasından en fazla kadınlar zarar görüyor. Milliyetçilik kadınların bedenlerini savaş alanına çeviriyor. Ve savaşlar kadınların her dilden yaktıkları ağıtları çoğaltıyor.</p>
<p><a href="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri1.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-6752" title="8_mart_etkinlikleri1" src="http://www.sendikal.net/wp-content/uploads/2010/03/8_mart_etkinlikleri1-600x450.jpg" alt="" width="600" height="450" /></a>Yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Yasası, kadınların sosyal güvenlik haklarını kısıtlamakla kalmamış, kadınları “eve dönüş”e mecbur bırakmıştır. Sistem, sosyal güvenlik haklarını alabildiğine daralttığı kadınlardan kapitalist üretim ihtiyaç duyduğunda güvencesiz bir şekilde çalışmalarını, ihtiyaç ortadan kalktığında da evlerine gitmelerini istiyor. Başbakan hala kadınlardan üç çocuk doğurmalarını isterken, ekonomiden sorumlu devlet bakanı Mehmet Şimşek, kadınlar iş aradığı için işsizlik oranlarının yüksek çıktığını söyleyebiliyor.</p>
<p>Ama kadınlar bu sözlerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Yüz yıldır gerektiğinde emeğini sömürmek üzere evden çıkaran gerektiğinde de haydi evlerinize üç çocuk doğurmaya diyen egemenlere karşı hakları için, hayatları için, herkesin mutluluğu için direniyorlar.</p>
<p>Evet, kadınlar, tıpkı 100 yıl öncesinde olduğu gibi bugün de direnmeyi sürdürüyorlar;</p>
<p>İşte TEKEL işçisi kadınlar. TEKEL işçisi kız kardeşlerimiz iki buçuk aydır Ankara’nın ayazında direniyor.</p>
<p>Onların sesine sesini katan binlerce kadın ülkenin her yanında daha eşit bir yaşam, barış içinde bir ülke ve adalet için yürüyor.</p>
<p>Kadınların sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıran, onları “eve dönüş”e mahkûm eden SSGSS’ye hayır demek için,</p>
<p>Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkmak için,</p>
<p>Kadın katliamına karşı durmak için,</p>
<p>Halen kadın cinayetlerine “haksız tahrik” indirimi uygulayan ataerkil yargı sistemine ve</p>
<p>Erkek egemen kültürden beslenen ve onu güçlendiren milliyetçiliğe, militarizme karşı barış için kardeşlik için yürüyor.</p>
<p>Biz eğitim ve bilim emekçisi kadınlar olarak da diğer kız kardeşlerimizle birlikte yürüyor ve haykırıyoruz. Bize reva görülen şiddeti, eşitsiz ve insan onuruna yaraşmayan uygulamaları kabul etmiyoruz. Ataerkilliğe, eşitsizliğe, kapitalist sömürüye, milliyetçiliğe ve savaşlara karşı çıkıyoruz. Barış içinde, eşit ve özgürce yaşamak istiyoruz ve örgütlenirsek bunu başaracak gücümüz olduğunu biliyoruz.</p>
<p>İnsan onuruna yarışır bir yaşam için, adalet için, barış için, kamu yararı için aşağıdaki talepleri öne sürüyoruz ve karşılanana değin yürüyüşümüze devam edeceğimizi ilan ediyoruz.</p>
<p>Eğitim ve Bilim Emekçisi kadınlar olarak taleplerimiz:</p>
<p>· Tüm çalışanlar, iş güvencesine, eşit ve adil ücrete ve sosyal güvenlik hakkına kavuşmalıdır.</p>
<p>· Grevli toplu sözleşmeli sendika hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.</p>
<p>· Sağlık ve eğitim ticarileştirilmemeli, parasız, nitelikli kolay ulaşılabilir olmalıdır.</p>
<p>· Sözleşmeli, kısmi zamanlı geçici öğreticilik ve ücretli öğretmenlik gibi uygulamalara son verilmeli, öğretmenler kadrolu olarak istihdam edilmeli, öğretmenleri kariyer basamaklarına göre ücretlendirmek yerine, kıdem esasına göre ücretlendirmeye geçilmelidir.</p>
<p>· Bu hayata geçirilene değin de ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin statülerine, özlük haklarına, ücretlerine ilişkin net, anlaşılır ve her yerde eşit bir şekilde uygulanabilir düzenlemeler yapılmalı ve bu konudaki belirsizliğe ve karmaşaya son verilmelidir.</p>
<p>· Doğumdan dolayı ücretsiz izne ayrılan kamu çalışanı kadınların, izinde geçen süreleri emekli kesenekleri devlet tarafından ödenmeli ve emeklilikten sayılmalıdır.</p>
<p>· Doğum öncesi 8, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli doğum izni verilmelidir.</p>
<p>· Cinsiyete dayalı rol ayrımının ortadan kaldırılması ve bakım yükümlülüklerinin dengeli bir biçimde paylaşılması için, doğum izni süresinin bitiminden, çocuğun ilköğretime başladığı süreye kadar geçen sürede anne ya da babanın isterlerse dönüşümlü olarak kullanabilecekleri 1 yıl ücretli izin hakkı tanınmalıdır. Bakım isleri kamusallaşmalı ve “ebeveyn izni” için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.</p>
<p>· Süt izni, doğum sonrasındaki ilk 6 aylık dönemde yol süresi hariç 3 saat, 6 ayın bitiminden itibaren 1 yıla kadar olan dönemde 1, 5 saat olmalıdır.</p>
<p>· Kriz bahanesi ile sosyal hakların aşındırılmasına son verilmelidir.</p>
<p>· Kapatılmış kreşler tekrar açılmalıdır!</p>
<p>· 0–6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu iş yerlerinde ve 50’den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanlarına yakın ortak bakım üniteleri ve kreşler açılmalıdır!</p>
<p>· Bu hizmetler, SHÇEK ve belediyeler bünyesinde, SHÇEK yönetmeliğine uygun olarak ücretsiz olarak yerine getirilmelidir!</p>
<p>· Gece çalışması ve vardiyalı işlerde ise kreşler 24 saat açık olacak şekilde düzenlenmelidir.</p>
<p>· İşyerinde cinsel tacize karşı koruyucu tedbirler alınmalı ve yasal yaptırımların uygulanmasında mağdurun şikâyeti yeterli olmalıdır.</p>
<p>· ILO’nun “Aile Sorumlulukları Olan Kadın ve Erkek İşçilere Fırsat Ve Davranış Eşitliği Sağlanması”na İlişkin 156 sayılı sözleşmesi ülkemiz tarafından onaylanmalıdır.</p>
<p>Yaşasın 8 Mart Yaşasın Kadın Dayanışması</p>
<p>Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu</p>
<div class="shr-publisher-6749"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/herkes-ozgur-olana-kadar-kadinlar-yuruyecek-yasasin-100-yilinda-8-mart/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>140 TL Ödemeyeceğiz, Basın Açıklamasını da Valilik Önünde Yapacağız.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/140-tl-odemeyecegiz-basin-aciklamasini-da-valilik-onunde-yapacagiz-2/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/140-tl-odemeyecegiz-basin-aciklamasini-da-valilik-onunde-yapacagiz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 17:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[140 TL CEZA]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[BES ADANA]]></category>
		<category><![CDATA[BTS ADANA ŞUBE]]></category>
		<category><![CDATA[Dev Sağlık İş]]></category>
		<category><![CDATA[DISK ADANA]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[ESM ADANA]]></category>
		<category><![CDATA[futbol maçında açılan pankarta]]></category>
		<category><![CDATA[HABER SEN ADANA]]></category>
		<category><![CDATA[TÜMTİS ADANA]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Büro-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yerel Hizmet-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=5098</guid>
		<description><![CDATA[Adana valisinin yayımladığı genelgenin ardından sesini çıkaran herkese, Kabahatler Kanunu’na dayanarak ceza kesilmeye başlandı. 140 TL’den başlayan para cezaları veriliyor. Dayanak ise Kabahatler Kanunu.
İşçi eylemlerinden öğrenci eylemlerine, kitle örgütlerinin açıklamalarından futbol maçında açılan pankarta, Adanalılar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adana valisinin yayımladığı genelgenin ardından sesini çıkaran herkese, Kabahatler Kanunu’na dayanarak ceza kesilmeye başlandı. 140 TL’den başlayan para cezaları veriliyor. Dayanak ise Kabahatler Kanunu.<span id="more-5098"></span></p>
<p>İşçi eylemlerinden öğrenci eylemlerine, kitle örgütlerinin açıklamalarından futbol maçında açılan pankarta, Adanalılar ne yapsa kabahat sayılıyor.</p>
<p>SON DÖNEMDE 140 TL CEZA ALAN KURUM TEMSİLCİLERİ</p>
<div>
<table style="width: 451.7pt; border-collapse: collapse;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="602">
<tbody>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="padding-right: 3.5pt; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; height: 13.1pt; border: windowtext 1pt solid;" width="269" valign="bottom">
<p style="TEXT-ALIGN: center" align="center"><strong><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">ADI SOYADI</span></strong></p>
</td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: windowtext 1pt solid; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom">
<p style="TEXT-ALIGN: center" align="center"><strong><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">KURUM</span></strong></p>
</td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">EDİP GÜLNAR </span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">TÜRK İŞ 4. BÖLGE BAŞKANI </span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">GÜVEN BOĞA (İKİ AYRI PARA CEZASI)</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">ABDULLAH YALÇIN</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE SEKRETERİ</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">MEHMET AKARSUBAŞI (İKİ AYRI PARA CEZASI)</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE YÖNETİCİSİ</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">MEHMET GÖK</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">BTS ADANA ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">SİNAN TUNÇ</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">BES ADANA ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">CEM EREN</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">ESM ADANA ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">ŞAHİN YALÇINKAYA</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">HABER SEN ADANA ŞUBE YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">HALİL ÇEKİN</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">TÜMTİS ADANA ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 19.25pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 19.25pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">MUSTAFA HOTLAR</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 19.25pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">DISK- Dev Sağlık İş Çukurova Bölge Başkanı</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">KEMAL ASLAN</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">DISK ADANA BÖLGE TEMSİLCİSİ</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">METİN ÇELİK</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ ESKİ BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">KAFİ DOĞDU</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">TUNCELİLER DERNEĞİ BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">KAMİL KÖSE</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'"> T.KAMU SEN İL TEMSİLCİSİ T.EĞİTİM SEN 2 NO’LU ŞB. BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">İBRAHİM SEZER</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">T.EĞİTİM SEN 1 NO’LU ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">RİFAT ÇELİK</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">T.EĞİTİM SEN 3 NO’LU ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">TURAN TOPALAN</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: medium none; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">T.BÜRO SEN ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
<tr style="height: 13.1pt;">
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: windowtext 1pt solid; width: 201.5pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="269" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">ZEYNEL ABİDİN BÜYÜKASLAN</span></td>
<td style="border-right: windowtext 1pt solid; padding-right: 3.5pt; border-top: medium none; padding-left: 3.5pt; padding-bottom: 0cm; border-left: medium none; width: 250.2pt; padding-top: 0cm; border-bottom: windowtext 1pt solid; height: 13.1pt;" width="334" valign="bottom"><span style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: 'Calibri','sans-serif'">T.YEREL HİZMET SEN ŞUBE BAŞKANI</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p>ALAN DAYATMASI</p>
<p>Belirlenen yerler dışında basın açıklaması düzenleyenler ve basın açıklaması adı altında bir yerde toplanarak basın açıklaması yapılacak yere gitme ve basın açıklaması sonrası dağılım esnasında pankart, döviz açarak, slogan atarak yürüyüş yapanlar hakkında, Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi ve genel hükümler doğrultusunda adli ve idari işlem yapılacağı belirtiliyor.</p>
<p>Türkiye’de yalnız Adana ilinde uygulanan bu anti demokratik uygulamaları protesto etmek, Adana Valiliğinin yayınlamış olduğu genelgenin geri alınmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilecek basın açıklamasına, 140 TL para cezası almayı göze alan tüm arkadaşlar davetlidir.</p>
<p>Tarih: 23 Aralık 2009 Çarşamba / Saat:12.30</p>
<p>Yer: Adana Valiliği Önü</p>
<p>TÜRK İŞ 4. BÖLGE &#8211; DISK ADANA BÖLGE- DEV SAĞLIK İŞ &#8211; EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE &#8211; BTS ADANA ŞUBE- BES ADANA ŞUBE- ESM ADANA ŞUBE- HABER SEN ADANA ŞUBE &#8211; TÜMTİS ADANA ŞUBE – TÜRK KAMU SEN-TÜRK EĞİTİM SEN 1 NO’LU ŞUBE TÜRK EĞİTİM SEN 3 NO’LU ŞUBE –TÜRK BÜRO SEN – TÜRK YEREL HİZMET SEN –</p>
<p>PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ -TUNCELİLER DERNEĞİ</p>
<div class="shr-publisher-5098"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/140-tl-odemeyecegiz-basin-aciklamasini-da-valilik-onunde-yapacagiz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Öncesi Mezunlarının Haklarını Verin.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/okul-oncesi-mezunlarinin-haklarini-verin/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/okul-oncesi-mezunlarinin-haklarini-verin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 17:24:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=5057</guid>
		<description><![CDATA[Ayrımcılığı Ortadan Kaldırın. Yıllarca Ücretli, Usta Öğretici Olarak Düşük Ücretlerle Çalıştırdığınız Okul Öncesi Mezunlarının Haklarını Verin. Bu Sese Kulak Verin.
Bugün; ülkemizde eğitimin sorunları çığ gibi büyümektedir. Öğretmeni olmayan okullar, öğrenciler, geleceklerini aydınlatacak öğretmenlerini beklerken; ataması ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayrımcılığı Ortadan Kaldırın. Yıllarca Ücretli, Usta Öğretici Olarak Düşük Ücretlerle Çalıştırdığınız Okul Öncesi Mezunlarının Haklarını Verin. Bu Sese Kulak Verin.</p>
<p>Bugün; ülkemizde eğitimin sorunları çığ gibi büyümektedir. Öğretmeni olmayan okullar, öğrenciler, geleceklerini aydınlatacak öğretmenlerini beklerken; ataması yapılmayan binlerce öğretmen ise diplomalı ama işsiz olmanın burukluğunu yaşamaya devam etmektedir.<br />
Resmi rakamlara göre ülkemizde 190 binin üzerinde öğretmen açığı vardır. Ancak buna karşın Milli Eğitim Bakanlığı, bir yanda yeterli düzeyde öğretmen ataması yapmamakta direnirken diğer yandan öğretmenlerimizi çok düşük ücretlerle kölelik koşullarında ücretli, vekil, usta öğretici olarak çalışmaya mahkûm etmek istemektedir.<br />
Okul öncesi öğretmen adaylarının, aylardır çektiği çile bunun en somut örneklerinden birisini oluşturmuştur. Mahkeme kararlarını bile, hiçe sayan bakanlık, sonunda zorunlu olarak öğretmen ataması gerçekleştirmek zorunda kalmıştır.<br />
ÖSS sınavlarında katsayıyı eşitleyerek, meslek okulu mezunlarının sorunlarını çözdüğünü söyleyen hükümet; ne yazık ki Kız Meslek Lisesi mezunu binlerce kişinin yaşadığı dağ gibi sorunları, mağduriyeti görmezden gelmektedir.<br />
Bugün; bizler, ön lisans mezunlarının sesini duyurmak, dayanışma içerisinde olmak için buradayız. Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU’ ya, YÖK Başkanlığına, Milletvekillerine ve Açık Öğretim Fakültesi yetkililerine buradan çağrı yapmak istiyoruz.<br />
Bu sese kulak verin. Diğer bölümlere tanıdığınız lisans tamamlama hakkını, okul öncesi öğretmenliği alanında da sağlayın; öğretmen olarak atanmalarının önünü açın.<br />
Bu sese kulak verin. Ön lisans mezunlarının çığlığını, feryadını duyun. Çünkü lisans tamamlama hakkına sahip olmayan binlerce kişi, sırf bu sebepten dolayı, aldıkları tüm eğitimlerinin boşa gitme tehlikesiyle karşı karşıyadır.<br />
Avrupa’nın birçok ülkesinde 2 yıllık ön lisans mezunlarına okul öncesinde öğretmenlik yapma hakkı verilirken, bizim ülkemizde bunun önüne engeller konulması büyük bir eksikliktir.<br />
Ülkemizde, lise ve ön lisans mezunu usta öğreticiler, yıllardır öğretmenlik mesleğinin uygulanması konusunda büyük katkılar sağladılar. Bu durum yok sayılmamalı, değerlendirilmelidir.<br />
Meslek liseleri ve Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi mezunlarının sorunlarını çözmekte samimiyseniz; buyurun buradan başlayın. Katsayıyı falan bir yana bırakın; önce kendi alanını seçen meslek lisesi öğrencilerinin sorunlarına çözüm bulun. İmam Hatip Liselerine, Sağlık Meslek Liselerine verilen direk lisans tamamlama hakkını Çocuk Gelişimi mezunlarına da verin. Ayrımcılığı ortadan kaldırın. Yıllarca ücretli, usta öğretici olarak düşük ücretlerle çalıştırdığınız okul öncesi mezunlarının haklarını verin. Bu sese kulak verin.<br />
Eğitim Sen olarak bu konuda mağduriyet yaşayan tüm arkadaşlarımızı dilekçe vererek kanuni yoldan haklarını aramaya ve örgütlü mücadele etmeye çağırıyoruz. Saygılarımızla. 19.12.2009</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına<br />
Güven BOĞA<br />
Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-5057"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/okul-oncesi-mezunlarinin-haklarini-verin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meslek Liselilere Uygulanan Katsayı Uygulamasına Son Verilmelidir.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/meslek-liselilere-uygulanan-katsayi-uygulamasina-son-verilmelidir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/meslek-liselilere-uygulanan-katsayi-uygulamasina-son-verilmelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 20:57:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4894</guid>
		<description><![CDATA[Danıştay’ın ‘hukuka aykırı olduğu’ gerekçesiyle verdiği katsayı kararı, yüz binlerce meslek lisesi öğrencisini bir kez daha mağdur etmiştir. Eğitim yılı başında özel dershanelere para yatırarak kaydolan meslek liseliler, deneme tahtasına dönen eğitim sisteminde ‘şimdi ne ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Danıştay’ın ‘hukuka aykırı olduğu’ gerekçesiyle verdiği katsayı kararı, yüz binlerce meslek lisesi öğrencisini bir kez daha mağdur etmiştir. Eğitim yılı başında özel dershanelere para yatırarak kaydolan meslek liseliler, deneme tahtasına dönen eğitim sisteminde ‘şimdi ne olacak?’ diye kaygı duymaktadır.<span id="more-4894"></span>Üniversiteye giriş sınavlarında diğer liselerle meslek liseler arasında eşitsizliğe yol açan ‘katsayı’ uygulaması, YÖK’ün 1998’de aldığı kararla yürürlüğe girmişti. AKP’nin kadrolaşmasıyla el değiştiren YÖK, bu kez 21 Temmuz 2009’da aldığı kararla farklı katsayı uygulamasını kaldırmıştı. Farklı katsayı uygulanmasına ya da kaldırılmasına ilişkin her iki kararda da imam hatip liseleri siyasal bir argüman olarak kullanılmaktadır. Böylece yüzbinlerce meslek liselinin geleceği imam hatipler üzerinden yürütülen tartışmaya kurban edilmektedir.<br />
Laik bir eğitim, demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Laik bir eğitim sisteminde imam hatip gibi din hocası yetiştiren okullara yer yoktur. Bu nedenle imam hatip liseleri kapatılmalıdır. Meslek liselerinin imam hatip liseleriyle birlikte aynı kategoride anılması ve uygulamaya tabii tutulması ise kabul edilemezdir.<br />
YÖK, Danıştay’ın kararına bir yandan itiraz ederken öte yandan ‘B Planı’nı gündeme sokmaya hazırlanmaktadır. Buna göre diğer liselerle, imam hatip ve meslek liselerinin arasındaki katsayı üç soruya denk gelen ‘sembolik puan’a indirilecek. Böylece imam hatipler üzerinden din istirmacılığı yapan YÖK, bir yandan da meslek liselilerin mağduriyetlerinin avukatı gibi konuşabilmektedir. Oysaki sorunun esas kaynaklarından biri de YÖK’ün kendisidir. Özerk, demokratik üniversitenin ve laik eğitimin önünde en büyük engellerden biri olan YÖK derhal kaldırılmalıdır.</p>
<p>Sorun Katsayı Değil, Üniversite Sınav Sisteminin Kendisi ve YÖK’tür.</p>
<p>Eğitim eşitsizlikleri katsayı tartışmasına indirgenemez. Meslekî ve teknik eğitimin artık içinden çıkılamaz hale gelmiş sorunları masaya yatırılmadan; sınıfsal, bölgesel, cinsel bir dolu eşitsizliğin hem sonucu hem de nedeni olmasına rağmen milyonların umudu haline getirilmiş sınav sistemi sorgulanmadan katsayı uygulamasında değişiklik yapılarak eğitim eşitsizliklerine gerçekçi çözümler üretebilmek mümkün değildir.<br />
Diğer taraftan yükseköğretimde piyasalaşmaya/ticarileşmeye hız vererek eğitim eşitsizliklerini derinleştiren YÖK’ün farklı katsayı uygulamasına son vererek eşitliği sağlamış olduğu yönündeki iddiası bir yanılsamadan ibarettir. Dolayısıyla sorun katsayı sorunu değil, iktidar sahiplerinin üniversiteye yönelik politikalarının bir aracı olarak özerk-demokratik üniversitenin ve özgür bilimin önündeki en büyük engel konumundaki YÖK ve onun tarafından yap-boz tahtası haline getirilmiş sınav sistemidir.<br />
Bu bağlamda EĞİTİM SEN olarak daha önce defalarca ifade ettiğimiz gibi eğitim sistemi baştan aşağı yeniden yapılandırılmalı; mesleki ve teknik eğitimin sorunları bilimsel bir perspektifle çağdaş dünyadaki gelişmeler doğrultusunda çözümlenmeli; kesintisiz zorunlu eğitim, iki yıl okul öncesi eğitim, dokuz yıl temel eğitim ve dört yıl çok amaçlı lise olmak üzere toplam on beş yıla çıkarılmalıdır. Saygılarımızla. 14.12.1009</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına<br />
Güven BOĞA<br />
Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-4894"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/meslek-liselilere-uygulanan-katsayi-uygulamasina-son-verilmelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YETER ARTIK; ÇATIŞMALAR SON BULSUN, ÖLÜMLER OLMASIN</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yeter-artik-catismalar-son-bulsun-olumler-olmasin/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yeter-artik-catismalar-son-bulsun-olumler-olmasin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 00:03:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Analar Ağlamasın]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışmalar Son Bulsun]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar Öksüz Kalmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4820</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın birçok yerinde yaşanmakta olan çatışmalar, savaşlar ve şiddet insanlığın geleceğini tehdit etmekte ve insanın en temel evrensel hakkı olan &#8220;yaşama hakkı&#8221;nı elinden almaktadır. 1946 dan bugüne yaşanan bölgesel ve iç savaşlarda 25 milyona yakın ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın birçok yerinde yaşanmakta olan çatışmalar, savaşlar ve şiddet insanlığın geleceğini tehdit etmekte ve insanın en temel evrensel hakkı olan &#8220;yaşama hakkı&#8221;nı elinden almaktadır. 1946 dan bugüne yaşanan bölgesel ve iç savaşlarda 25 milyona yakın insan ölmüş, 40 milyon’un üzerinde insan yaşadıkları topraklardan zorla çıkarılmış ve <span id="more-4820"></span>savaşların yarattığı ağır yoksulluk koşularına terk edilmiş durumda. Ve halen Dünyanın birçok bölgesinde çatışmalar devam ediyor.</p>
<p>Eğitim Sen olarak savaşları toplumların yaşamından sonsuza kadar çıkarmayı; ülkemizde çatışmasız ve barış için de yaşanan bir ortamın oluşturulmasına katkıda bulunmayı; hangi nedenlere dayanırsa dayansın, şiddetin en örgütlü ve amansız biçimi olan savaşın kutsanmasına karşı durarak, toplum da var olan barış kültürünü açığa çıkarmayı; önüne vazgeçilmez bir görev olarak koymuştur.</p>
<p>Üzerinde yaşadığımız coğrafya da halklar arasında güven ve kardeşlik duygularının güçlenmesine hizmet etmeyen her tutum, telafisi imkansız yaralar açacak ülke içinde de toplumsal gerilimi tırmandıracaktır.</p>
<p>Çatışmalar Son Bulsun, Analar Ağlamasın, Çocuklar Öksüz Kalmasın</p>
<p>Türkiye, çalkantılı bir sürecin içinden geçmekte çatışmalar sonucunda her gün gençlerimiz hayatlarını kaybetmekte, kaybolan canlar toplumumuza büyük acılar vermektedir. 7 Aralık 2009 tarihinde gerçekleşen son çatışmalarda 7 askerin hayatını kaybetmesi, 3 askerin ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılması ve son haftalarda ölümlerle son bulan gösteriler sonucu, toplumumuzda gözü yaşlı analar, eşler ve çocuklar bırakılmaktadır. Bu kan, bu gözyaşı, toplumsal hafızada silinmeksizin biriken bu acılar artık yerini çözüme ve barışa bırakmalıdır. Gün, kardeşlik ve demokratik çözüm günüdür.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki toplumumuz barışa büyük özlem duymakta, acılara ve akan kana son verilmesi için gerekli adımların atılmasını beklemektedir. İntikam çığlıklarının, savaşların ve bombaların sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiği ve çözümsüzlüğü dayattığı ortadayken, infial ve linç kampanyalarına izin vermemek en büyük sorumluluktur. Toplumda artan öfke ve linç psikolojisinin, İzmir v.b illerde ortaya çıkan onlarca olayların halklar arasında düşmanlığa neden olacak düzeye getirilmemesi ve önlenmesi en büyük öncelikler arasında yer almalıdır.</p>
<p>Bu çerçevede, alınacak her türlü kararda aklıselim galip gelmeli, halkları birbirine düşmanlık çizgisine çekecek kışkırtmalardan kaçınılmalıdır. Bu ortamda, sorunları demokrasi ve barış kültürü çerçevesinde halkı bütünleştirerek çözme yolunda irade koymak emperyalist oyunu bozacak, oyunun uzantılarını da çaresiz bırakacaktır.</p>
<p>Türkiye&#8217;de demokrasiden, barıştan, eşit koşullarda bir arada yaşamaktan ve adaletten yana tüm demokrasi güçlerine düşen görev toplumun sağduyulu olmasını sağlamaya, provokasyonları önlemeye, barışa ve demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Gerçek ve kalıcı bir barışın şiddetten değil hak ve özgürlüklerin herkes tarafından eşit kullanımından geçtiğine inanan herkesi sağduyulu, serinkanlı ve sorumlu davranmaya davet ediyor, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.</p>
<p>Saygılarımızla. 08.12.2009</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına</p>
<p>Şube Başkanı</p>
<p>Güven BOĞA</p>
<div class="shr-publisher-4820"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/yeter-artik-catismalar-son-bulsun-olumler-olmasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özgür Bilim, Özerk Demokratik Bir Üniversite İçin YÖK’e Hayır!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ozgur-bilim-ozerk-demokratik-bir-universite-icin-yok%e2%80%99e-hayir/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ozgur-bilim-ozerk-demokratik-bir-universite-icin-yok%e2%80%99e-hayir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 20:48:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik Bir Üniversite İçin]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK’e Hayır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4331</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül Darbecilerinin YÖK’ünden, AKP’nin YÖK’üne, Üniversiteler Lehine Değişen Hiçbir Şey Yok!
Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK), 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak kurulmuştur. 12 Eylül zihniyeti gençliğin üzerinde YÖK düzeni ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">12 Eylül Darbecilerinin YÖK’ünden, AKP’nin YÖK’üne, Üniversiteler Lehine Değişen Hiçbir Şey Yok!<br />
Yüksek Öğrenim Kurulu (YÖK), 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak kurulmuştur. 12 Eylül zihniyeti gençliğin üzerinde YÖK düzeni ile etkin kılınmıştır.</p>
<p><span id="more-4331"></span>12 Eylül ile birlikte, toplum Türk-İslam sentezi doğrultusunda ırkçı-gerici düşüncelerin etkisi altına alınırken, üniversitelerimiz de bu etkiye paralel olarak ırkçılığın ve gericiliğin hegemonyası altına girmiştir. YÖK, bu zihniyetin kurucusu, temsilcisi ve güvencesi olarak 28 yıldır görevini sürdürmektedir.<br />
YÖK düzenin baskı aygıtı işlevi ile birlikte, üniversitelerin yeni liberal politikalar doğrultusunda yeniden yapılandırılmasında da etkin rol almıştır. YÖK’ün kuruluşu ile birlikte özel üniversiteler kurulmuş, kamu üniversiteleri ise gerek üniversite öncesi dershane harcamaları, gerekse harç, barınma ve beslenme masrafları ile neredeyse tümüyle paralı hale getirilmiştir.<br />
Sermaye ile kurulan direkt ilişki ile piyasanın önemli bir aktörü haline getirilen üniversitelerde bilimsel üretim süreci de ticari bir etkinlik alanı haline gelmiş, bilimsel çalışmalarda toplumun ve insanlığın yararı yerine şirketlerin talepleri belirleyici olmuştur. Bilginin metalaşması ve değersizleşmesini yaratan bu süreç sonunda, üniversiteler piyasaya giderek artan bir hızla entegre olmuş, kamusal kaynaklarla finanse edilen bilimsel faaliyetin yerini, şirketlerin sponsorluğunda yapılan kar amaçlı projeler, sertifika programları, paralı lisansüstü programlar almıştır.<br />
Üniversitelerin sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda eğitim yapan, sermayeye eleman yetiştiren ve sermaye için bilgi ve teknoloji üreten merkezlere dönüşmüş olması bilim ve bilimsel üretimin geleceği açısından düşündürücüdür. Yaşanan değişim üniversitenin toplum için bilim üretme niteliğine tamamen aykırıdır.<br />
Üniversitedeki ticarileşme süreci, istihdam biçimlerini de etkilemiş, üniversite bünyesindeki birçok hizmet taşerona devredilmiş, başta araştırma görevlileri olmak üzere akademik personelin iş güvencesi de ortadan kaldırılmıştır. İş güvencesinin ortadan kaldırılmasıyla akademik özgürlükler ipotek altına alınmakta, muhalif ve eleştirel bilim insanlarının egemen ideolojiye, YÖK sisteminin otoriter hiyerarşisine ve üniversitelerin gerici ve piyasacı dönüşümüne karşı ses çıkarmaları engellenmeye çalışılmaktadır.<br />
Bu tablo karşısında biz üniversite bileşenleri ve emekçiler; üniversitelerin bilimsel bilgiyi üreten, ürettiği bilgiyi toplumla paylaşan kurumlar olmasının, kamusal bir anlayışla yeniden tanımlanmasının, sermayeden ve siyasal iktidardan özerk kurumlar olmasının, üniversitenin bütün bileşenlerinin karar süreçlerine katıldığı, söz, yetki ve karar sahibi olduğu bir demokrasi anlayışının geliştirilmesi ile mümkün olacağı düşüncesini bir kez daha yüksek sesle vurguluyoruz ve 28 yıl sonra ARTIK YETER! diyoruz;<br />
Taleplerimiz:<br />
 Üniversiteler siyasal iktidarların etki alanında olmaktan çıkarılmalıdır. Üniversiteler demokratik bir yapıya kavuşturulmalı, kararlar üniversite bileşenleri tarafından verilmeli, üniversite bileşenleri, söz, yetki ve karar sahibi kılınmalıdır.<br />
 Bilimin özgürleşmesi, kamusal, özerk ve demokratik bir üniversite anlayışı ancak bu koşullarda yaşatılabilir. YÖK ve siyasal iktidarın temsil ettiği anlayışlar üniversitelerimizden ellerini tamamen çekmeli, özgür bilim ve sanat, demokratik-katılımcı yönetim ve özerk-bilimsel üniversite anlayışının hayata geçirilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır.<br />
 Üniversite özerkliğinin hayata geçirilmesi için gerekli tüm düzenlemeler yapılmalıdır. YÖK, yerini üniversitelerin doğrudan temsil edildiği demokratik bir üst kurula bırakmalıdır.<br />
 Hiç kimse yükseköğrenim hakkından mahrum bırakılmamalı, üniversitelerde paralı eğitim uygulamasının her türüne son verilmeli, öğrencilerin eğitim sürecindeki bütün ihtiyaçları devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanmalıdır.<br />
 Üniversiteler üzerindeki gerici-faşist yapılanmaya son verilmelidir.<br />
 Bugün hak arama mücadelesi yürüten öğrencileri sindirme aracı olarak uygulanan soruşturma terörüne son verilmelidir.<br />
 Üniversite, piyasanın ihtiyacı olan bilgi ve elemanı üretmek yerine, evrensel kültürün ve eleştirel aklın verildiği bir kurum olmalıdır.<br />
 Bireyci, rekabetçi bilgi üretimi yerine kolektif bilimsel üretim; bilginin özel mülkiyeti yerine de kamusal mülkiyeti esas olmalıdır.<br />
 Üniversite toplum katında saygınlığını artırmak ve toplumla bağlarını güçlendirmek için ülke ve toplumun sorunlarına duyarlı ve onlara yönelik çözümler üretme çabasında olmalıdır.<br />
 Üniversitenin kendi kaynaklarını yaratması adı altında yürütülen özelleştirme uygulamalarına son verilmelidir. Yükseköğretimde özelleştirme yerine kamu finansmanı esas alınmalı, genel bütçeden ayrılan pay artırılmalıdır.<br />
 Yeni özel/vakıf üniversitelerinin açılmasına izin verilmemeli ve var olanlar kamulaştırılmalıdır.<br />
 Üniversite bünyesinde ticarî amaçla faaliyet gösteren dernekler, vakıflar ve merkezler kapatılmalıdır.<br />
Eğitim Sen olarak diyoruz ki; özgür, eşit ve demokratik bir Türkiye, özerk-demokratik ve kamusal bir üniversite için mücadele etmeye devam edeceğiz. Saygılarımızla.05.11.2009</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına<br />
Güven BOĞA<br />
Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-4331"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/ozgur-bilim-ozerk-demokratik-bir-universite-icin-yok%e2%80%99e-hayir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Kuruluşunun 86. Yılı</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/turkiye-cumhuriyetinin-kurulusunun-86-yili/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/turkiye-cumhuriyetinin-kurulusunun-86-yili/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 16:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4248</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 86. yıl dönümünün kutlandığı bugünlerde Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç, ciddi bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Uzun bir dönemdir hükümette bulunan AKP bir yandan neoliberal politikaların sadık uygulayıcısı olma konumunu sürdürürken, bir yandan da gericileşmenin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 86. yıl dönümünün kutlandığı bugünlerde Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç, ciddi bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Uzun bir dönemdir hükümette bulunan AKP bir yandan neoliberal politikaların sadık uygulayıcısı olma konumunu sürdürürken, bir yandan da gericileşmenin <span id="more-4248"></span>ve muhafazakarlaşmanın toplumda giderek artan bir şekilde yer bulmasını sağlayacak uygulamalarına artan bir şekilde devam etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekonomik anlamda küresel sermayenin yeni liberal politikalarını bütünüyle içselleştiren bu süreç, sonuç itibariyle özelleştirmelerle ülke kaynaklarının bir bir satılması, çalışma koşullarının sermayenin ihtiyaçlarına göre ayarlanması, halkın giderek açlık ve yoksulluğa terk edilmesi, gençlerin geleceksizleştirilmesi vb birçok sonucu ortaya çıkarmaktadır. Ülkenin bir bütün olarak sermayenin hizmetine sunulması anlamına gelen böylesi bir süreçte hiçbir sorun yokmuşcasına davranmak, bu olumsuz gidişatı görmezden gelen bir tavır içinde olmak “halk egemenliğinin” sağlanması olarak ifade edilen Cumhuriyet kavramının içini boşaltarak, “sermaye egemenliğinin” sağlandığı bir sisteme onay vermek anlamına gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye bir halklar mozaiğidir ve emperyalist ülkelerin işgaline karşı savaş tüm Türkiye halkları tarafından ciddi bedeller ödenerek verilmiştir. Cumhuriyetin temel ilkelerinden biri bu ülkenin topraklarında eşit ve özgür ve demokratik bir şekilde yaşama garantisi ise bugün Türkiye halkları arasında bir kardeş kavgasına dönüştürülen bu sürecin ciddi bir şekilde sorgulanması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP hükümeti döneminde giderek yükselen gericilik ve toplum yaşamının dinsel öğelerle adeta kuşatma altına alınması ve bu süreçte sözde Cumhuriyet savunusuyla ortaya çıkan kimi statükocu yaklaşımlar Cumhuriyetin laiklik ilkesine dair önemli bir değerlendirme ihtiyacını daha ortaya koymaktadır. Bu değerlendirmeler ışığında şunu ifade ediyoruz ki; ekonomik, sosyal, siyasal anlamda gerçek bir halk egemenliğine dayanmayan, halkların eşit, özgür ve demokratik bir şekilde yaşamadığı bir süreç, Cumhuriyet kavramının altını boşaltmak ve bu uğurda yaşamını yitirmiş yüz binlerce insanımıza haksızlık etmek dışında bir anlam ifade etmeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyetin 86. yılının kutlandığı bu gün yapılması gereken en anlamlı görev ülke olarak içinde bulunduğumuz sıkıntılı süreci sorgulayarak, gerçek anlamda özgürlükçü, demokratik bir işleyişe sahip, barış ve kardeşlik içinde yaşayabileceğimiz bir Cumhuriyete ulaşmanın mücadelesini vermektir. Bu anlayış doğrultusunda Eğitim Sen olarak tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz. Demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü ve halkların birbirine karşı kışkırtılmadan kardeşçe bir arada yaşadığı Türkiye özlemini hep birlikte mücadele ederek başarıya ulaşacağımıza inanıyoruz. 29.10.2009</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu</p>
<div class="shr-publisher-4248"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/turkiye-cumhuriyetinin-kurulusunun-86-yili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BARIŞA VE DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAĞIZ</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/barisa-ve-demokrasiye-sahip-cikacagiz-2/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/barisa-ve-demokrasiye-sahip-cikacagiz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 16:22:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[ADANA BAKKALLAR VE BAYİLER ODASI]]></category>
		<category><![CDATA[ADANA EĞİTİM SEN]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4115</guid>
		<description><![CDATA[3 aydır yoğun olarak tartışılan Kürt sorununun çözümü yolunda ülkemize gelen barış gruplarının sürece katkısını değerlendirmek için karşınızdayız. Türkiye’nin en hassas ve can alıcı sorunu tartışılmaya açılmıştır. Bu tartışma sürecinde beklentimiz, ortak aklın ortaya çıkmasıdır. ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">3 aydır yoğun olarak tartışılan Kürt sorununun çözümü yolunda ülkemize gelen barış gruplarının sürece katkısını değerlendirmek için karşınızdayız. Türkiye’nin en hassas ve can alıcı sorunu tartışılmaya açılmıştır. Bu tartışma sürecinde beklentimiz, ortak aklın ortaya çıkmasıdır. Hepimizi yakından ilgilendiren yaşanan acıların sona ermesidir. Ülkemizin, tüm yurttaşlarımızın özgürleşmesi, toplumun demokratikleşmesidir.<span id="more-4115"></span>Bizler; bu metnin altında imzası olan kurumlar, sürecin başından beri hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığını görmeyi ve bu sürecin sağlıklı gelişmesine katkı sunmayı esas aldık. Ancak ne yazık ki bazı çevreler ve bazı siyasi partiler ırkçılığa, milliyetçiliğe gönderme yaparak ve siyasi hesaplarını bunun üzerine kurarak süreci sabote etmeye çalıştılar. Hükümet de bu karşı duruşun etkisinde kalarak savrulmuş, ırkçı kesimler karşısında tavizkar davranmış, bu durum toplumda barış umutlarının azalmasına neden olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokratik siyasetin tıkanmasının önüne geçmek ve barış umutlarının yeniden yeşermesine katkı sunmak amacıyla Kandil, Maxmur ve Avrupa’dan gelmesi istenen ilk Barış gurubu Türkiye’ye gelmiş ve on binlerce barış sevdalısı tarafından karşılanmıştır. Hükümet bu barış talebini iyi görmeli ve gerekli adımları bir an önce atmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kürt sorunu hemen çözülebilecek bir sorun değildir. Çözüm adım adım olacaktır. Sorun çok boyutlu olduğu için çözüm de çok boyutlu olmak durumundadır. Bir yandan yaşanan savaş, ölümlerin bitmesi, diğer yandan da hak ve özgürlüklerin tartışılarak yaşama geçirilmesi, Anayasal güvence altına alınması gerekmektedir. Her türlü samimi ve barışçıl yaklaşımlara karşın devletin şiddet politikalarında ısrarı, tasfiye planları, kırmızıçizgileri gündemleştirmesi çözümün olacağına dair umudu, güveni kırmakta, gerilimin artmasına neden olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizler, burada ölümlerin duracağı, barışın filizleneceği bir sürecin başlatılması umuduyla toplandık. Bizler istersek ve isteğimizde ısrarcı olursak böyle bir sürecin başlamaması için hiçbir neden yoktur. Barış grupları bu sürecin ilk adımlarından birisidir ve devlet de bu girişime karşılık operasyonları durdurarak güven ortamını sağlamalıdır. Bu zeminde hak ve özgürlük tartışmaları daha sağlıklı işleyecek, demokratikleşme yakınlaşacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizler buradayız çünkü;</p>
<p style="text-align: justify;">Birlikte yaşama iradesinin bir ifadesi olarak; dışlayıcı tanımlardan ayıklanmış bir ortak siyasal kimliğin oluşmasını sağlayacak şekilde bütün yurttaşların hukuksal eşitliğini ve özgürlüğünü güvence altına alan, onları eşit haklar ve sorumluluklar ile donatan bir Anayasa istiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Toplumsal, siyasal ve kamusal yaşama katılımı sağlayacak ve kamuoyu vicdanını rencide etmeyecek bir demokratik katılım programının yürürlüğe konmasını istiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizde farklı kültürlerin varlığının tarihsel ve sosyolojik bir gerçek olarak kabul edilmesini, inkarın ve yasakların yol açtığı, kültürlerin gelişmesini ve birbiriyle iletişimini engelleyen siyasal ve kültürel ortamın değiştirilmesi için gereken çabaların gösterilmesini ve bunun için gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz aşağıda imzası olanlar; Türkiye’de demokrasiden, emekten, özgürlükten, barıştan, eşit koşullarda bir arada yaşamaktan ve adaletten yana tüm demokrasi güçlerini; toplumun sağduyulu olmasını sağlamaya, provokasyonları önlemeye, barışa ve demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. İsmail BULCA<br />
Adana Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi</p>
<p>ADANA BAKKALLAR VE BAYİLER ODASI,<br />
ADANA BARIŞ MECLİSİ,<br />
ADANA BOSTANCILAR ODASI<br />
ADANA DENİZLİ DOLMUŞÇULAR KOOPERATİFİ,<br />
ADANA ELEKTRİK VE TEKNİKERLER ODASI<br />
ADANA FIRINCILAR ODASI,<br />
ADANA HURDACILAR ODASI,<br />
ADANA KABZIMALLAR ODASI<br />
ADANA KASAPLAR ODASI,<br />
ADANA MİNİBÜSÇÜLER ODASI,<br />
ADANA SEVKİYATÇILAR DERNEĞİ,<br />
ADANA SEYYAR PAZARCILAR ESNAF ODASI,<br />
ADANA TABİP ODASI,<br />
ANADOLU DOLMUŞ DURAKLARI KOPERATİFİ<br />
BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ (BDP)<br />
BİRLEŞİK TAŞIMACILIK ÇALIŞANLARI SENDİKASI (BTS)<br />
BÜRO EMEKÇİLERİ SENDİKASI (BES)<br />
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ (ÇHD)<br />
DEMOKRASİ İÇİN BARIŞ HAREKETİ<br />
DEMOKRATİK TOPLUM PARTİSİ (DTP)<br />
DİSK ADANA ÇUKUROVA BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ,<br />
DİSK BOSSA TEKSTİL ADANA ŞUBESİ,<br />
DİSK DEV SAĞLIK İŞ,<br />
DİSK GENEL İŞ 1 NO’LU ŞUBE,<br />
DİSK GENEL İŞ 2 NO’LU ŞUBE,<br />
EĞİTİM SEN,<br />
EMEK PARTİSİ (EMEP)</p>
<p>Enerji Sanayi ve Maden K. Emekçileri Sendikası (ESM)<br />
EZİLENLERİN SOSYALİST PLATFORMU (ESP)<br />
HABER SEN,<br />
HALKEVLERİ,<br />
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ (İHD)<br />
KÜLTÜR SANAT SEN,<br />
MİNİBÜSÇÜLER ODASI<br />
ÖNDERLER DOLMUŞ DURAKLARI KOPERATİFİ<br />
ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ (ÖDP)<br />
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ,<br />
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)<br />
SOSYALDEMOKRAT HALKÇI PARTİ (SHP)<br />
SOSYALİST DEMOKRASİ PARTİSİ (SDP)<br />
SOSYALİST EMEK HAREKETİ (SEH)<br />
SOSYALİST FEMİNİST KOLLEKTİF,<br />
SOSYALİST PARTİ (SP)<br />
ŞAKİRPAŞA DOLMUŞ DURAKLARI KOPERATİFİ<br />
TİHV ADANA TEMSİLCİLİĞİ,<br />
TMMOB ADANA İKK,<br />
TOPLUMSAL ÖZGÜRLÜK PLATFORMU (TÖP)<br />
TUHAY-DER,<br />
TUNCELİLER DERNEĞİ,<br />
TÜM BEL SEN<br />
TÜMTİS ADANA ŞUBE BAŞKANI,<br />
TÜRKİYE GERÇEĞİ.<br />
YAMAÇLI DOLMUŞ DURAKLARI KOPERATİFİ<br />
YAPI YOL SEN<br />
YEŞİLEVLER DOLMUŞ DURAKLARI KOPERATİFİ adına</p>
<div class="shr-publisher-4115"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/barisa-ve-demokrasiye-sahip-cikacagiz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuzla Karagöçer’de 75 Çocuk Şimdi Okullu Oldu.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/kamu-sendikalari/tuzla-karagocer%e2%80%99de-75-cocuk-simdi-okullu-oldu/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/kamu-sendikalari/tuzla-karagocer%e2%80%99de-75-cocuk-simdi-okullu-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 16:10:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kamu Sendikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[Karagöçer köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tuzla İlköğretim okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Çalışma Örgütü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4111</guid>
		<description><![CDATA[Eğitim Sen’in Çabaları Sonuç Verdi. Bugün 22 Ekim 2009 okulların açılmasının üzerinden tam bir ay geçti. Milyonlarca öğrenci okullara başladı, bir ay süresince eğitimde belli mesafeler aldılar, ama onlardan bir ay sonra okullarına başlayan Karagöçer’de ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen’in Çabaları Sonuç Verdi. Bugün 22 Ekim 2009 okulların açılmasının üzerinden tam bir ay geçti. Milyonlarca öğrenci okullara başladı, bir ay süresince eğitimde belli mesafeler aldılar, ama onlardan bir ay sonra okullarına başlayan Karagöçer’de yaşayan Tarım İşçisi 75 Çocuk o heyecanı ancak bugün yaşamaya başladı.<span id="more-4111"></span>Karagöçer köyündeki çadırda yaşayan Tarım işçisi çocuklar için, eğitim hayatı yeniden başladı, köyden 75 çocuğun Tuzla İlköğretim okuluna taşınması 22.10.2009 tarihinden itibaren başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş birliğiyle Adana&#8217;da &#8221;Pamuk Kadar Beyaz Gelecek İçin&#8221; sloganıyla yürütülen proje sayesinde tarım işçisi çocukların eğitime kazandırılması bir övünç kaynağı olarak kamuoyu ile paylaşılmıştı. Ama bu proje Tuzla/Karagöçer çocukları için 2009-2010 eğitim öğretim yılında anlamını yitirmiş görünmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar olanakların seferber edildiği bir proje Karagöçer köyündeki çadırda yaşayan Tarım işçisi çocuklar için tükenmiş durumdaydı. Bu köyden 75 çocuğun bugüne kadar hala okula taşınamaması utanç verici bir durumdu.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü bu çocuklar 2008-2009 Eğitim öğretim yılı da dahil ücretsiz servislerle okullara taşınıyor ve öğlen yemekleri ücretsiz olarak veriliyordu. Ne oldu da bu durum 2009-2010 eğitim öğretim yılında değişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama bugün itibarıyla çocukların okullarına kavuşmuş olması çocukları, ailelerini ve bizleri sevindirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Değerli basın;</p>
<p style="text-align: justify;">Devletin ve hükümetlerin öncelikli görevi eğitim hakkından mahrum kalmış çocuklarımıza eğitim olanaklarını sunmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">75 çocuğun bugüne kadar okullarına gidememesi Milli Eğitimin sorunu ciddiyetle ele almamasından kaynaklanmaktadır. Umarız önümüzdeki süreçte benzer sorunlarla karşılaşmayız. Saygılarımızla. 22.10.2009</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına</p>
<p style="text-align: justify;">Güven BOĞA</p>
<p style="text-align: justify;">Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-4111"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/kamu-sendikalari/tuzla-karagocer%e2%80%99de-75-cocuk-simdi-okullu-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Pamuk Kadar Beyaz Gelecek&#8221; Tuzla’da/Karagöçer Çocukları İçin Karartılıyor</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/pamuk-kadar-beyaz-gelecek-tuzla%e2%80%99dakaragocer-cocuklari-icin-karartiliyor/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/pamuk-kadar-beyaz-gelecek-tuzla%e2%80%99dakaragocer-cocuklari-icin-karartiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2009 15:46:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[ILO]]></category>
		<category><![CDATA[TUZLA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=4018</guid>
		<description><![CDATA[“EĞİTİMDE ADANA TUZLA MODELİ YATILI OKULA ÇOCUKLARINI GÖNDERİRSEN 50 TL ÖDÜL,  GÖNDERMEZSEN 100 TL CEZA Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş birliğiyle Adana&#8217;da &#8221;Pamuk Kadar Beyaz Gelecek İçin&#8221; sloganıyla yürütülen proje ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“EĞİTİMDE ADANA TUZLA MODELİ YATILI OKULA ÇOCUKLARINI GÖNDERİRSEN 50 TL ÖDÜL,  GÖNDERMEZSEN 100 TL CEZA Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş birliğiyle Adana&#8217;da &#8221;Pamuk Kadar Beyaz Gelecek İçin&#8221; sloganıyla yürütülen proje sayesinde tarım işçisi çocukların eğitime kazandırılması bir övünç kaynağı olarak kamuoyu ile paylaşılmıştı. <span id="more-4018"></span>Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı (ILO/IPEC) kapsamında, 1 Ocak 2005 tarihinde &#8221;Pamuk Kadar Beyaz Bir Gelecek İçin&#8221; sloganıyla Adana&#8217;da pilot uygulama olarak başlatılan ve 2 yıl süreli ve 352 bin 400 Avro bütçeli proje, 1 Temmuz 2007 tarihinden itibaren Karataş İlçe Halk Eğitim Merkezince yürütülmüş ve &#8221;Gezici ve geçici tarım işlerinde en kötü biçimdeki çocuk işçiliğinin eğitim yoluyla sona erdirilmesi projesi&#8221; kapsamında, 3 yılda 4 bin 328 tarım işçisi çocuk okulla buluşturulduğu ifade edilmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun yanı sıra İstanbul Terakki Vakfı Okullarında tarım işlerinde çalışan çocuklara katkı sağlamak amacıyla başlatılan kampanya kapsamında 22 bin YTL nakdi yardımda bulunulmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar olanakların seferber edildiği bir proje Karagöçer köyündeki çadırda yaşayan Tarım işçisi çocuklar için tükenmiş durumda. Bu köyden 75 çocuğun hala okula taşınamaması utanç verici bir durumdur. Karataş kaymakamının sorunu çözme modeli ise ilginç; Tarım işçisi çocuklarının yatılı okula gönderilmesi halinde 50 TL para ödeyeceklerini, okula gönderilmemesi halinde ise 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunun 56. Maddesince Devamsız Öğrencilerin Velileri Hakkında İlgili Makamlarca Yapılacak İşlemlere dayandırılarak öğrenci velilerine 100 TL para cezası uygulanacağı velilere duyurulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Değerli basın;</p>
<p style="text-align: justify;">Devletin ve hükümetlerin öncelikli görevi eğitim hakkından mahrum kalmış çocuklarımıza eğitim olanaklarını sunmaktır. Fakat burada ortaya çıkan tablodan da anlaşıldığı gibi ailelere ya çocuklarınızı Karataş’ta ki yatılı okula göndereceksiniz ya da eğitim hakkından mahrum bırakılırsınız yaklaşımı sergilenmektedir. Üç veya dört servis sağlanarak bu sorunu çözmek mümkünken, okulların açılmasının üzerinden üç hafta geçti ama 75 çocuk Milli Eğitimin ihmali yüzünden hala okullara gidemediler.</p>
<p style="text-align: justify;">2008-2009 Eğitim öğretim yılı da dahil çocuklar ücretsiz servislerle okullara taşınıyor ve öğlen yemekleri ücretsiz olarak veriliyordu. Ne oldu da bu durum 2009-2010 eğitim öğretim yılında değişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Değerli basın; Türkiye’nin hassas konuları üzerinden değişik açılımların tartışıldığı bu süreçte Türkiye’nin acil olarak bir açılımı daha gündeme alması gerekmektedir. Bu da “Eğitim Açılımıdır”. Yoksul çocukların mağdur edilmediği, sınavsız bir eğitim modelinin hayata geçirildiği, bilimsel, laik, parasız, demokratik bir eğitimin model alındığı bir “Eğitim Açılımı” talep ediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve buradan yetkililere sesleniyoruz bu aileler çocuklarını okutmak istiyor. Devletin burada okula gitmek isteyen çocuklara servis olanağını sağlamasını, yatılı okul dayatmasından vazgeçmesini ve mağduriyetin acil olarak giderilmesini talep ediyoruz. Saygılarımızla. 16.10.2009</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına</p>
<p style="text-align: justify;">Güven BOĞA</p>
<p style="text-align: justify;">Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-4018"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/pamuk-kadar-beyaz-gelecek-tuzla%e2%80%99dakaragocer-cocuklari-icin-karartiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADANA’DA TARIM İŞÇİSİ ÇOCUKLAR İÇİN EĞİTİM ÖĞRETİM HALEN BAŞLAMADI.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/adana%e2%80%99da-tarim-iscisi-cocuklar-icin-egitim-ogretim-halen-baslamadi/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/adana%e2%80%99da-tarim-iscisi-cocuklar-icin-egitim-ogretim-halen-baslamadi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 18:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[2009–2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım İşçisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=3960</guid>
		<description><![CDATA[ADANA’DA TARIM İŞÇİSİ ÇOCUKLAR İÇİN 2009–2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MİLLİ EĞİTİMİN İHMALİ YÜZÜNDEN HALEN BAŞLAMADI.· Tuzla / Karagöçer Köyü’nde Devlet Su İşleri’ne Ait Sulama Kanalının Kenarında Çadırda Kalan Tarım İşçilerinin Çocukları (61 Çocuk) Halen Okullara ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ADANA’DA TARIM İŞÇİSİ ÇOCUKLAR İÇİN 2009–2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MİLLİ EĞİTİMİN İHMALİ YÜZÜNDEN HALEN BAŞLAMADI.· Tuzla / Karagöçer Köyü’nde Devlet Su İşleri’ne Ait Sulama Kanalının Kenarında Çadırda Kalan Tarım İşçilerinin Çocukları (61 Çocuk) Halen Okullara Gidemiyor Haberiniz Varmı?<span id="more-3960"></span>· Tarım İşçisi Çocuklar Ya Zorunlu Olarak Karataş’ta Bulunan Yatılı Okula Gidecekler, Ya da Milli Eğitimin Sağlayamadığı Üç Servis Aracı Yüzünden Eğitimden Mahrum Olacaklar.</p>
<p>· Konuyla İlgili Karataş İlçe Milli Eğitimin 15 Ekim 2009’da Köylüleri İkna Etmek Üzere Köyde Bir Toplantı Yapacağını Haber Almış Bulunmaktayız. Köylülerin Talebi Doğrultusunda Basın Mensuplarını Tuzla/Karagöçer Köyüne Götüreceğiz.</p>
<p>· Araçlar Eğitim Sen Adana Şube (Büyükşehir Belediyesi Karşısı) Önünden 15 Ekim 2009 Perşembe Günü, Saat: 09.00’da Kalkacaktır. Gelecek Basın Çalışanları Lütfen 0 532 305 61 29 veya 458 31 75 No’lu Telefonlara İsimlerini Yazdırmaları Araç Sağlanması Açısından Önemlidir. Saygılarımızla.</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu</p>
<div class="shr-publisher-3960"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/adana%e2%80%99da-tarim-iscisi-cocuklar-icin-egitim-ogretim-halen-baslamadi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuran Kurslarına Gitme Yaşının Düşürülmesi Arayışları Pedagojiye Aykırı, AKP’nin Projesiyle Uyumludur!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/kuran-kurslarina-gitme-yasinin-dusurulmesi-arayislari-pedagojiye-aykiri-akp%e2%80%99nin-projesiyle-uyumludur/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/kuran-kurslarina-gitme-yasinin-dusurulmesi-arayislari-pedagojiye-aykiri-akp%e2%80%99nin-projesiyle-uyumludur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 22:45:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana Şube]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=3885</guid>
		<description><![CDATA[Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, Diyanet İşleri Teşkilat Yasası’yla, yaz dönemi Kuran kursları için “5. sınıfı bitirme” şeklinde ifade edilen yaş sınırlamasını kaldırmayı planladıklarını açıklamış ve “bu konudaki kısıtlamanın doğru olmadığı inancındayız” açıklamasını ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik, Diyanet İşleri Teşkilat Yasası’yla, yaz dönemi Kuran kursları için “5. sınıfı bitirme” şeklinde ifade edilen yaş sınırlamasını kaldırmayı planladıklarını açıklamış ve “bu konudaki kısıtlamanın doğru olmadığı inancındayız” açıklamasını yapmıştır.<span id="more-3885"></span>Her şeyden önce belirtmek gerekmektedir ki, Kuran kurslarına gönderilecek öğrenciler için getirilen yaş sınırının yıldan yıla düşürülmesi, Türkiye’nin özellikle 1980 sonrasında deneyimlediği “devlet eliyle dinselleştirme” politikalarının açık bir uzantısıdır. Bu anlamda konu, bir yandan Türkiye’de AKP eliyle uygulamaya konulan projenin bir uzantısı olarak siyasal anlamlar taşıdığı gibi, aynı zamanda pedagojik açıdan da eğitim yaşamlarının başındaki öğrencilerin bu kurslara yönlendirilmelerinin sakıncaları bulunmaktadır. AKP’nin eğitim alanı üzerinde son dönemde hızlandırdığı dinselleştirme projeleri tek tek düşünüldüğünde, bu uygulamanın da resmi tamamlayıcı olduğu gözlerden kaçmamaktadır.</p>
<p>Henüz 8-9 yaşlarında olan çocukların bu kurslara gönderilmeleri, çocuklarımızın pedagojik gelişimleri açısından sakıncalar doğurmaktadır. Kaldı ki, Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an Kursları ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönetmeliği’nin Aralık 2003’te değiştirilmiş aşağıdaki maddesi de, çocuklarımızın kimlere teslim edileceği yönündeki endişeleri arttırmaktadır. İlgili 21. maddede:</p>
<p>“Kurslarda öğretici ihtiyacının kadrolu öğreticilerle karşılanması esastır. Ancak bu ihtiyaç kadrolu öğreticilerle karşılanamadığı takdirde, Devlet memuru, memur emeklisi veya sigortalı olup Kur&#8217;an kursu öğreticiliği yapabilecek niteliğe sahip olanlar, ilgili müftünün teklifi ve mülki amirin onayı ile geçici olarak Kur&#8217;an kursu öğreticiliğinde görevlendirilebilir. Kur&#8217;an kursu öğreticilerinde 23/11/1999 tarihli ve 23885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav, Atama, Nakil ve Görevde Yükselme Yönetmeliğinde belirtilen nitelikler aranır.” ifadesine yer verilmekte ve sigortalı olup Kur’an kursu öğreticiliği yapabilecek niteliğe sahip olanların da bu kurslarda görev almalarının önü açılmaktadır. Bu ifade oldukça muğlâktır. Bu maddeye göre kimler bu vasıfları taşımaktadır? Cemaatlerin bu kurslar üzerinden örgütlendiği düşünüldüğünde, sözkonusu maddenin muğlak ifadesinin endişeleri arttırması gerekmektedir ve bu oldukça doğaldır. Kaldı ki bu kişiler için belirlenen Atama, Nakil ve Görevde Yükselme Yönetmeliği’ne göre kur’an kurslarına öğretici olarak atanmak için 6. maddedeki şartlar yeterlidir. Bu şartlar;</p>
<p>a) Nüfus hüviyet cüzdanı sureti,</p>
<p>b) Öğrenim durumlarını gösterir diploma asılları veya tasdikli örnekleri, diplomalarının düzenlenmemiş olması halinde öğrenim durumlarını belirtmek üzere ilgili kurumlarca usulüne göre verilen ve daha sonra diploma örnekleriyle değiştirilecek belgeler,</p>
<p>Öğrenimini yabancı ülkelerde yapmış olanların denklik belgesiyle birlikte diplomalarının tasdikli örnekleri,</p>
<p>c) KPSS sonuç belgesi aslı veya tasdikli sureti,</p>
<p>d) Başkanlıkça verilmiş olan hafızlık belgesi veya tasdikli örneği,</p>
<p>e) Sabıkasızlık kaydı,</p>
<p>f) Askerlik durum belgesi,</p>
<p>g) Sağlık durumlarını gösterir tabip raporu,</p>
<p>h) Stajyer vaizlik, stajyer Kur-an öğreticiliği, imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlık yeterlik belgesi,</p>
<p>ı) Son bir yıl içinde çekilmiş altı adet vesikalık fotoğraf. Olarak sayılmaktadır. Bu durumda, öğrenim durumunu gösteren bir belge ile hafızlık belgesi ve stajyer Kur’an kursu öğreticiliği belgesi yeterlidir.</p>
<p>Bütün bunlar, Diyanet’in de dışarıdan hizmet satın alma uygulamalarına başlamasının kanıtı olduğu gibi, bu kişilerin kimlerden seçileceği, denetimin nasıl sağlanacağı, cemaatlerin bu kurslar üzerinden örgütlenmelerinin nasıl önleneceği konusu hiçbir şekilde açığa kavuşmamaktadır.</p>
<p>Uygulama hem pedagojik açıdan sakıncalı hem de siyasi bakımdan son dönemde eğitim üzerinden yürütülen faaliyetlerle uyumludur. Hükümet bu kararından derhal vazgeçmeli, mevcut haliyle bile yeterli denetimlerden yoksun olan bu kurslara 8-9 yaşındaki çocukların gönderilmesinin önünü açmakla neyi hedeflediğini açıklamalıdır. Saygılarımla. 09.10.2009</p>
<p>Eğitim Sen Adana Şube yönetim Kurulu adına</p>
<p>Güven BOĞA</p>
<p>Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-3885"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/kuran-kurslarina-gitme-yasinin-dusurulmesi-arayislari-pedagojiye-aykiri-akp%e2%80%99nin-projesiyle-uyumludur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜNİVERSİTE BİZİM, BİZ ÜNİVERSİTEYİZ!</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/universite-bizim-biz-universiteyiz/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/universite-bizim-biz-universiteyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 15:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[YÖK mevzuatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=3660</guid>
		<description><![CDATA[2009-2010 öğretim yılı açılıyor. 12 Eylül darbesinden 29 yıl sonra, Türkiye üniversiteleri hâlâ bu darbenin ürünü olan YÖK tarafından yönetilmektedir. Baskıcı, yasakçı, otoriter bir zihniyetin yansıması olan YÖK kuruluşundan bugüne üniversiteleri aynı zamanda sermayenin ihtiyaçları ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2009-2010 öğretim yılı açılıyor. 12 Eylül darbesinden 29 yıl sonra, Türkiye üniversiteleri hâlâ bu darbenin ürünü olan YÖK tarafından yönetilmektedir. Baskıcı, yasakçı, otoriter bir zihniyetin yansıması olan YÖK kuruluşundan bugüne üniversiteleri aynı zamanda sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırmaya çalışmaktadır. <span id="more-3660"></span>Söz konusu yeniden yapılandırma girişimleri son dönemde, Dünya Bankası tarafından dikte edilen eğitim reformu(!) projeleri ve bir Avrupa yükseköğretim alanı yaratmayı amaçlayan Bologna Süreci çerçevesinde AKP hükümeti eliyle yürütülmektedir. Uygulanan politikalar; eğitimi ve bilimi metalaştırmakta, üniversiteleri şirketleştirmekte, üniversite bünyesindeki ilişkileri vahşi rekabet üzerine inşa ederek yabancılaştırmayı artırmakta, üniversite emekçilerinin iş güvencesini yok etmekte, üniversiteyi geniş halk kesimlerinin değil egemenlere hizmet eden kurumlar haline getirmektedir.<br />
Bugün Türkiye&#8217;deki üniversite sistemi, YÖK Kanunu ve onun hayat verdiği kurumsal yapı sayesinde üniversitedeki her türlü eleştirel sesi kesmek üzere tasarlanmıştır. YÖK mevzuatı, öğrenciler ve öğretim elamanlarının kontrol altında tutulması, disipline edilerek itaat altına alınması gereken potansiyel tehditler olarak görüldüğünün en bariz göstergesidir. İşte muhaliflerin itiraz olanaklarının kısıtlanarak üniversitenin dikensiz gül bahçesine çevrilmeye çalışıldığı böylesi bir yapı içinde üniversitelerin ticarileşmesi yolunda ciddi adımlar atılmıştır.<br />
Üniversiteler piyasa ile giderek artan ölçüde bütünleşmiş; kamusal kaynaklarla finanse edilen bilimsel faaliyetin yerini şirketlerin sponsorluğunda yapılan kâr amaçlı projeler, sertifika programları, paralı lisans ve lisansüstü programlar almıştır. Bilim-sanayi işbirliği adı altında gündeme getirilen teknoparklar, kamunun araştırma-geliştirme potansiyeline hiçbir katkı sunmadığı gibi sermayeye kayıt dışı, düşük ücretli, esnek istihdam imkânları sunan ve vergi kolaylıkları sağlayan birimler olmuştur. Özel üniversitelerin sayısı artarken; kamu üniversiteleri de artık paralı hale gelmiştir: Yüksek oranlı harçlar, paralı yurtlar, ikinci öğretim programları, yaz okulları, üniversite hastanelerinde paralı muayene ve tedavi vb. Bugün artık üniversitelerde her şeye ve herkese, döner sermayeye katkısı oranına göre değer verilmektedir.<br />
Üniversitelerin ticarileştirilmesi/piyasalaştırılması süreci, üniversitedeki istihdam biçimlerini de etkilemiş, birçok hizmet taşeronlaştırılmıştır. Öte yandan başta araştırma görevlileri olmak üzere akademik personelin iş güvencesi de ortadan kaldırılmıştır. İş güvencesinin ortadan kaldırılmasıyla akademik özgürlükler ipotek altına alınmakta, muhalif ve eleştirel bilim insanlarının resmi ve egemen ideolojiye, YÖK sisteminin otoriter-hiyerarşik yapısına ve üniversitelerdeki gerici-piyasacı dönüşüme karşı ses çıkarmaları engellenmeye çalışılmaktadır.<br />
Bu gidişata &#8220;Dur!&#8221; diyebilecek olan ise, tüm üniversite bileşenlerinin ve özerk-demokratik üniversite talebine duyarlı bütün toplumsal kesimlerin ortak ve örgütlü mücadelesidir.</p>
<p> </p>
<p>&#8220;NE İSTİYORUZ!</p>
<p> Tüm üniversite emekçilerine koşulsuz iş güvencesi sağlanmalıdır. Taşeronlaştırmaya son verilmelidir.<br />
 Araştırma görevlilerinin iş güvencesini yok eden 50/d maddesi kaldırılmalıdır.<br />
 Öğrencilerin ucuz işgücü olarak üniversitelerde çalıştırılmasına son verilmelidir.<br />
 Harç adı altında öğrencilerden alınan katkı payları, emekçi ve yoksulların yükseköğretime ulaşması önünde bir engeldir, tamamen kaldırılmalıdır. Öğrencilere eğitim ve araştırma materyalleri, barınma, beslenme ve ulaşım parasız sağlanmalıdır.<br />
 Farklı dil, kültür ve kimliklerin eğitim süreçleri içinde kendilerini ifade edebilmelerinin önü açılmalıdır. Anadilde eğitim esas alınmalıdır.<br />
 Bireyci, rekabetçi bilgi üretimi yerine kolektif bilimsel üretim; bilginin özel mülkiyeti yerine kamusal mülkiyeti esas olmalıdır.<br />
 Bologna Süreci yoluyla eğitimin uluslararası bir meta haline getirilmesinin önüne geçilmelidir.<br />
 Üniversitenin kendi kaynaklarını yaratması adı altında yürütülen özelleştirme uygulamalarına son verilmelidir. Yükseköğretimde özelleştirme yerine kamu finansmanı esas alınmalı, genel bütçeden ayrılan pay artırılmalıdır. Üniversite bünyesinde ticarî amaçla faaliyet gösteren dernekler, vakıflar ve merkezler kapatılmalıdır.<br />
 Üniversite emekçilerinin ücretleri ve araştırma fonları artırılmalıdır.<br />
 Yeni özel/vakıf üniversitelerinin açılmasına izin verilmemeli, var olanlar kamulaştırılmalıdır.<br />
 YÖK lağvedilmeli; üniversitelerde karar alma süreçleri demokratikleştirilmeli, üniversiteler, tüm üniversite bileşenlerinin katılımıyla yönetilmelidir.<br />
 Tüm üniversite emekçilerinin toplu sözleşmeli, grevli sendika hakkı tanınmalıdır.</p>
<p>ÖZGÜR BİLİM-ÖZERK DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE TÜM ÜNİVERSİTE EMEKÇİLERİ SAFLARA<br />
YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ<br />
Eğitim Sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına<br />
Güven BOĞA<br />
Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-3660"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/universite-bizim-biz-universiteyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEKER TADINDA BAYRAMLAR DİLERİZ.</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/seker-tadinda-bayramlar-dileriz/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/seker-tadinda-bayramlar-dileriz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 17:09:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Sen]]></category>
		<category><![CDATA[Güven BOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=3445</guid>
		<description><![CDATA[Emekçiler bir bayramı daha yoksulluk, işsizlik ve zamların yağmuru altında karşılıyorlar. On bir ay boyunca karınlarını zar zor doyurabilen, yoksulluğa bir kadermiş gibi boyun eğdirilmek istenen halkımız, ramazan boyunca bir lütufmuşçasına kurulan iftar çadırlarına muhtaç ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Emekçiler bir bayramı daha yoksulluk, işsizlik ve zamların yağmuru altında karşılıyorlar. On bir ay boyunca karınlarını zar zor doyurabilen, yoksulluğa bir kadermiş gibi boyun eğdirilmek istenen halkımız, ramazan boyunca bir lütufmuşçasına kurulan iftar çadırlarına muhtaç bırakıldılar. İftar çadırlarının yanı sıra dağıtılan yardım paketlerinin artan sayısı da yoksulluğun geldiği noktayı göstermesi bakımından önemlidir. <span id="more-3445"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizin gerçek gündemi işsizlik ve yoksulluktur. Türkiye bugün, ekonomik krizin etkilerini derin bir biçimde yaşamaktadır. Kriz başladığından bu yana sadece TÜRK-İŞ’e bağlı sendikalara üye 40 binin üzerinde işçi işten çıkarılmış, 44 bini aşkın işçi ücretsiz izne gönderilmiştir. Türkiye genelindeki işsizlik ise vahim boyuttadır. TÜİK verilerine göre yüzde 13 olarak gerçekleştirildiği bildirilen işsizliğin, iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramayanlar ile mevsimlik çalıştığı için işsiz durumda olanlar dahil edildiğinde gerçekte yüzde 19’lara dayandığı ifade edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşanan kriz ekonomide daralmaya yol açmakta, sokağa ve işyerlerine işsizlik ve yoksullaşma olarak yansımaktadır. Ülkemizde tekstil, otomotiv, demir çelik, inşaat gibi sektörler ağır bir tahribata uğramış ve şimdiden bir milyona yakın işçi işsiz kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Krizin ağır yıkımına, egemenlerin krizin faturasını emekçilere yükleme politikalarına karşı, bu dönem aynı zamanda işsizliğe, yoksulluğa karşı mücadele seçeneklerinin yükseltileceği bir dönem olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Emek mücadelesinin toplumsal yaşamda etkisizleştiği, sınıf mücadelesinin doğal mecrasında gelişmediği bu koşullarda, sınıf hareketinin şoven, milliyetçi akımlardan etkilenme durumu ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte cemaat-tarikat ilişkileri gelişmiş, dinsel gericilik ve şoven yapılar güçlendirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelinen noktada Türkiye Ramazan Bayramı’na kriz yansımalarının derinleştirdiği, işsizlik ve dolayısıyla yoksulluk, açlık yaralarıyla girmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kriz fırsatçılığı yapılması ya da krizden daha az etkilenmenin tek çaresinin işsizleştirme olarak görülmeye devam edilmesi halinde kış aylarıyla birlikte işsiz sayısının giderek artması kaçınılmazdır. Oysa işsizlik, her yeni işsizle beraber artırdığı gerilimle toplumun dokusunu yaralamakta, o yara derinleştikçe, toplumsal huzur uzaklaşmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Krizin panzehiri “sosyal devlet uygulamalarını hayata geçirmek” özelleştirmelerden vazgeçmek olduğu bilinen bir gerçektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Açlığın, yoksulluğun, sömürünün ve savaşların yaşanmadığı bir dünyayı yeniden, hep birlikte kuracağımız günlere; barış ve kardeşlik türkülerinin bir ağızdan, her dilden söylendiği nice bayramlara ulaşmamız dileklerimizle. Saygılarımla. 19.09.2009</p>
<p style="text-align: justify;">EĞİTİM SEN ADANA ŞUBE YÖNETİM KURULU adına</p>
<p style="text-align: justify;">Güven BOĞA</p>
<p style="text-align: justify;">Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-3445"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikalarin-basin-aciklamalari/seker-tadinda-bayramlar-dileriz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞANAN SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ (Eğitim sen Adana )</title>
		<link>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/yasanan-sorunlarin-cozulmesi-egitim-sen-adana/</link>
		<comments>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/yasanan-sorunlarin-cozulmesi-egitim-sen-adana/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Sep 2009 11:31:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>senDİKalı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Sendikal Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sen Adana]]></category>
		<category><![CDATA[ek ders]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sendikal.net/?p=3347</guid>
		<description><![CDATA[2009–2010 eğitim öğretim yılına da, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi, yine sorunlarla ve hak gasplarıyla başlıyoruz. Ek ders ücretlerimizin ödenmesinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, eğitime hazırlık ödeneğinin tüm eğitim ve bilim emekçilerine ödenmesi, tedavi giderlerimizin ödenmesinde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2009–2010 eğitim öğretim yılına da, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi, yine sorunlarla ve hak gasplarıyla başlıyoruz. Ek ders ücretlerimizin ödenmesinde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, eğitime hazırlık ödeneğinin tüm eğitim ve bilim emekçilerine ödenmesi, tedavi giderlerimizin ödenmesinde yaşanan sorunların çözülmesi talebiyle yine alanlardayız. <span id="more-3347"></span>Bilindiği gibi eğitim emekçileri, her ders yılı başında Eylül ayının ilk işgününden eğitim-öğretimin başladığı güne kadar, ders yılı sonunda ise Temmuz ayının ilk işgününe kadar öğretmenlik mesleği ile ilgili seminer çalışmalarında belli günlerde normal mesai yaptıkları halde ek ders ücreti alamamaktadır. İki haftayı aşan seminer dönemleri için ek ders ücreti ödenmemesini fedakârca görevlerini yerine getirmeye çalışan eğitim emekçilerine karşı yapılmış açık bir haksızlık olarak değerlendiriyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">İki haftadan fazla süren seminer dönemi için bu yıl 29 ve 30 Haziran günlerinde ek ders ücreti ödenmemiştir. Yine bu dönem başında da, 14–18 Eylül arası ve bayram haftasında 23-24-25 Eylül 2009 tarihlerinde öğretmenlerimiz okullarda, fiilen görevlerinin başında olmasına rağmen kendilerine ek ders ücreti ödenmeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim Sen, öğretmenlerimizi mağdur eden bu büyük haksızlığın giderilmesi için girişimlerde bulunmuş olmasına ve bu haksız uygulamanın sona erdirilmesini talep etmesine rağmen Bakanlık, yaşanan mağduriyetlerin ortadan kaldırılması noktasında hiçbir somut adım atmamıştır. Eğitim Sen olarak, yüz binlerce eğitim emekçisini yakından ilgilendiren bu hak ihlaline karşı sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">2009–2010 eğitim öğretim yılı başında yaşanan bir diğer sorun eğitime hazırlık ödeneğinin miktarı ve kapsamına ilişkindir. 2009 bütçesinde 515 TL olarak öngörülen eğitime hazırlık ödeneğinin her yıl olduğu gibi, tüm itirazlarımıza rağmen bu yıl da sadece öğretmenlere ödenmesi söz konusudur. Oysa her eğitim-öğretim yılı başında sadece öğretmenler değil, hizmetlisi, memuru ile tüm eğitim ve bilim emekçileri çeşitli hazırlıklar yapmaktadır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, tüm ısrarlarımıza rağmen yıllardır sadece öğretmenlere “eğitime hazırlık ödeneği” ödemekte, eğitim hizmetlerinin tüm eksikliklerine rağmen en iyi şekilde yapılması için emek harcayan diğer eğitim ve bilim emekçilerinin emeğini görmezden gelmektedir. Bugüne kadar belirlenen eğitime hazırlık ödenekleri hem oldukça yetersiz, hem de sadece öğretmenlere ödendiği için kapsamı sınırlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Son dönemde eğitim emekçilerinin yaşadığı bir diğer önemli sorun tedavi giderlerinin ödenmesinde yaşanan sıkıntılardır. Pek çok ilde uzunca bir süredir eğitim emekçilerinin tedavi giderlerinin karşılanmasında sorunlar yaşanmakta, çok sayıda eğitim emekçisinin ödenmesi gereken tedavi giderleri ödenmemektedir. Bu durum, zaten pek çok sorunla boğuşan eğitim emekçilerinin mağdur etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün Türkiye’nin her yerinde yaptığımız bu eylemlerle Milli Eğitim Bakanlığını bir kez daha uyarıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ø Seminer dönemlerindeki ek ders ücretleri hiçbir kesintiye uğramadan eksiksiz ödenmelidir,</p>
<p style="text-align: justify;">Ø Ders ve ek ders uygulamalarına ilişkin düzenlemeler eğitim sendikalarıyla birlikte yeniden yapılmalıdır,</p>
<p style="text-align: justify;">Ø Pek çok ilde ödenmesinde sorunlar yaşanan tedavi giderleri derhal ödenmeli, yaşanan mağduriyetler giderilmeli, tedavi giderlerinin karşılanması konusunda yeni mağduriyetlere izin verilmemelidir,</p>
<p style="text-align: justify;">Ø Eğitime hazırlık ödeneği sadece öğretmenlere değil, eğitim ve bilim işkolunda çalışan herkese bir tam maaş tutarında ve yılda iki kez ödenmelidir,</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim işkolunda yaşanan sorunlara yenilerinin eklenmesi, eğitim sisteminin asli unsurlarından birisi olan eğitim emekçilerini olduğu gibi, bir bütün olarak eğitim sistemini de olumsuz etkilemektedir. Eğitim ve bilim emekçileri, bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de her türlü haksız ve adaletsiz uygulamaların karşısında olmaya devam edecek, öğrencilerimiz, velilerimiz ve halkımızın desteğiyle haklarımızın takipçisi olmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Saygılarımızla. 16.09.2009</p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim sen Adana Şube Yönetim Kurulu adına</p>
<p style="text-align: justify;">Güven BOĞA</p>
<p style="text-align: justify;">Şube Başkanı</p>
<div class="shr-publisher-3347"></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sendikal.net/sendikal-haberler/yasanan-sorunlarin-cozulmesi-egitim-sen-adana/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

