Anasayfa / Basın Açıklamaları / Doğudaki Öğretmenler Çakılı Yapılabilir mi?

Doğudaki Öğretmenler Çakılı Yapılabilir mi?

Hükümetin, seçimler öncesinde yapacağı icraatları hızlandırmak amacıyla hazırladığı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgili tartışmaların odak noktasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yetkilerinin artırılması var. Ne muhalefet ne de iktidar, söz konusu geniş yetkilendirmenin hangi konuları kapsayacağı ve sonuçlarının neler olacağı yönünde kamuoyunu tam olarak bilgilendirmiş değil.

Geçtiğimiz günlerde sözleşmeli personeli kadroyaa geçireceğini belirten Sayın Başbakan, bunu yapabilmek için Kanun Hükmünde Kararname’nin TBMM’den geçmesi gereğine işaret etti. Tabii akıllara şu soru da geldi: 2006-Temmuz’da ilk defa sözleşmeli öğretmen alınırken, bir Kanun Hükmünde Kararname gerekmiş miydi, ki bugün sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesinde bu gerekli olsun?

Söz konusu Kararname ile ilgili basına yansıyan bir diğer husus da şu: Başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere kalkınmada öncelikli bölgelerde kamu hizmeti yürütecek personel sıkıntısını aşmak için yeni bir formül geliştiriliyor. Ayrıntıları tam olarak açıklanmamakla birlikte, bu bölgelere atanan öğretmen ve diğer kamu personelinin belli bir süre görev yapmadan başka yerlere tayin olması her ne gerekçeyle olursa olsun önlenecek.

Bunun sağlanması imkânsızdır diyebiliriz. Çünkü eş durumu, sağlık özrü gibi Anayasal güvence altındaki gerekçelerle tayin istemenin engellenmesi, hukukî zeminde Devlet’i suçlu duruma düşürecektir. Kanun ve yönetmeliklerle sağlanmaya çalışılacak yasal dayanaklar bile temel hakları güvence altına alan Anayasa karşısında yetersiz kalacaktır. Dolayısıyla birçok kamu personelinin açacağı davada, idarenin atama yapmama işlemi hukuka aykırı bulunacaktır. Mahkeme masrafları ve işgücü kaybıyla ortaya çıkacak fazladan bir yük de Devlet’in omzuna yükletilmiş olacaktır. Yani devlet zarara uğratılacaktır.

Konuya öğretmenler özelinde bakacak olursak;

2010 yılında zorunlu hizmet affı getirildiğinde, zorunlu hizmet bölgelerindeki pek çok okul öğretmensiz kalmıştır. Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerin maaşlarında da herhangi bir farklılık olmadığından batıdaki geniş imkanlardan yararlanmak ve daha rahat koşullarda görev yapmak isteyen öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgelerinde gönüllü olarak kalmalarını sağlayacak çok fazla sebep de bulunmamaktadır.

Sözleşmeli öğretmenliğin haklı gerekçelerden doğduğunu söyleyen hükümet ve MEB yetkililerinin, kadrolu öğretmenlerin de zorunlu hizmet bölgelerinde 3 yıl gibi bir süre çakılı duruma getirilmesine çalışmalarına anlam veremiyoruz. Sözleşmelilik veya çakılı görev gibi düşüncelerde ısrar eden yetkililere daha önce de olduğu gibi şu tavsiyelerde bulunuyoruz:

1- Zorunlu hizmet affı gibi popülist, oy toplamaya dönük, ancak kamu yararından uzak icraatları bir daha tekrarlamayın!

2- Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerin maaşlarında, görev yerinin zorluk derecesine göre iyileştirmeler yapın!

3- Zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenlerin barınma, ulaşım, güvenlik gibi sorunlarını -ekonomiye dayalı mazeretler uydurmadan- çözün!

Güven DOĞAN

Anadolu Eğitim Sendikası

Hakkında senDİKalı

İlginizi Çekebilir

İsmail Koncuk: KİMSEDEN KORKMAYIN

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Genel Sekreter Musa Akkaş ve Genel …